|
|
|
Acemi Bülbül
Tam Açlığa Alışmıştı Nasrettin Hoca, bakmış ki; onca para kazanıyor, ama elinde avcunda bir şey kalmıyor. Harcamalarını kısmaya karar vermiş. Bu işe de eşeğin yeminden başlamış. "Önce, eşeği açlığa alıştırayım; sonra, öteki önlemleri de birer birer alırım" diye düşünüyormuş. İlk gün, eşeğin yemini bir avuç eksiltmiş.
Doğurduğuna İnanıyorsun da
Onun Sesi Yarın Çıkar Bir gece, geç vakit, Nasrettin Hoca ile çömezi yolda yürürlerken, bir iki hırsızın bir dükkanın kilidini kurcaladığını görmüşler. Çömezi sormuş: - Hoca, bu adamlar ne yapıyorlar orada? - Rebap çalıyorlar, diye cevap vermiş Hoca.
Eşeğin Sözüne mi
İstediğin Kadar Vade Verebilirim Bir gün, bir komşusu gelip, Hoca'dan, biraz vadeyle para istemiş. -Söz. Günü gelince, öderim, diye eklemiş. Hoca, şöyle ensesini kaşıdıktan sonra: -Vallahi param yok ama, demiş: istediğin kadar vade verebilirim.
Her Gün Bayram Olsa
Kurmacanın Bile Kokusunu alıyorlar Bir gün, Nasrettin Hoca'nın canı çorba istemiş. Kendi kendine: - Şöyle, sıcak bir çorba olsa da, içsem, demiş. Bol naneli, bol limonlu, sıcak bir çorba... Aradan bir iki dakika geçmiş geçmemiş, kapı çalınmış. Hoca kapıyı açmış. Komşu kızı, elindeki tası uzatarak:
Hırsızın Hiç mi Suçu Yok
Yine Ne Halt Ettin Bir gün, Hoca eşeğini yularından tutumuş, yürürken; iki hırsız, Hoca'yı gözüne kestirmiş. Hırsızlar da iyice usta hırsızmış, Hani, gözden süremyi çalan cinsinden. Biri, yavaşça yanaşıp, hayvanın başından yuları çıkarmış; kendi başına takmış. Hoca'nın arkasında, kırıta kırıta, yürümeye koyulmuş. Öteki, eşekle birlikte, sırra kadem basmış.....
Marifet Sarıktaysa
Elinden Alırız Bir gece, Nasrettin Hoca uykudayken, bir tıkırtı olmuş. Karısı: - Eyvah demiş, evimize hırsız girdi. Hoca: - Hanım, sus, demiş. Sakın sesini çıkarma. İnşallah bir şey bulur da, elinden alırız.
Sahibi Ölmüş Eşek
Sesimin Nereye Kadar Gittiğini Merak Ettim de Nasrettin Hoca, bir gün, sokakta, ezan okuya okuya koşuyormuş. Sormuşlar: -Neden böyle koşarken ezan okuyorsun? Hoca cevap vermiş: -Sesimin nereye kadar gittiğini merak ettim de...
Tavşanın Suyunun Suyunun Suyu
Ben Buranın Yabancısıyım Hoca'nın şehirde önemli bir işi varmış. Hem önemli, hem acele... İşini halletmek için, oradan oraya koşup duruyormuş. O sırada, bir adam dikilmiş önüne : -Hoca, demiş, bugün günlerden ne?
Ya Tutarsaaa
Sana Ne Hoca, bir gün, kahvede otururken, adamın biri: - Hoca bak, bak diye bağırmış. Baklava tepsisi geçiyor. Hoca, umursamaz bir şekilde: - Bana ne, diye cevap vermiş. Hınzırın biriymiş meğer öteki adam. -Ama, sizin eve gidiyor, demiş sırıtarak.
Ye Kürküm Ye İçinizde Damdan Düşen Var mı
Nasrettin Hoca damdan düşmüş. Kaldırıp hastahaneye götürecekler. Birisi kolundan tutmuş. Hoca çığlığı basmış. Biri bacağından tutmuş, Hoca yine acıyla işlemiş. Ne yaptılarsa, olmamış. - Ne yapalım Hoca? demişler. Nerenden tutsak, kıyameti koparıyorsun. Hoca: - İçinizde damdan düşen var mı? demiş. O gelsin. Benim halimden o anlar.
Yıldızlarla Isınılan Memlekette
İstediğin Kadar Vade Verebilirim Bir gün, bir komşusu gelip, Hoca'dan, biraz vadeyle para istemiş. -Söz. Günü gelince, öderim, diye eklemiş. Hoca, şöyle ensesini kaşıdıktan sonra: -Vallahi param yok ama, demiş: istediğin kadar vade verebilirim.
Yorgan Gitti Kavga Bitti
Acaba Nesini Kaybetti Bir gün, muziplik olsun diye, adamın biri gelip Hoca'ya: - Hoca kalk, kalk. Senin hanım aklını kaybetti, demiş. Hoca kıpırdamamış bile yerinden. Başlamış kara kara düşünmeğe. Adam sormuş: -Böyle kara kara ne düşünüyorsun Hoca? demiş. Kalkıp hanımının yanına gitsene. |
|