Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Metis Yayınları   Tarih Toplum Felsefe Dizisi   Andreas Huyssen   Alacakaranlık Anıları
 
Alacakaranlık Anıları  
Bellek Yitimi Kültüründe Zamanı Belirlemek
Andreas Huyssen
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Metis Yayınları
Baskı Tarih: 1999
Sayfa: 192

Bu kitaba oy verin: (19 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Metis Yayınları
Dizi: Tarih Toplum Felsefe Dizisi

Baskı Tarih: 1999

Sayfa: 192

Boyut: 13cm x 19cm

Hamur: Ciltsiz

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Her anımsama kopmaz biçimde geçmiş bir olaya ya da deneyime bağlı olsa bile, herhangi bir anımsama ediminin zamansal statüsü hep şimdidir, yoksa naif bir epistemolojinin öne süreceği gibi geçmişin kendisi değil. Belleği oluşturan, geçmiş ile şimdi arasındaki bu çok ince yarıktır: Bu yarık, belleği güçlü bir biçimde canlı kılar, onu arşivden ya da başka herhangi bir depolama ve yeniden çağırma sisteminden ayırt eder. Şu halde, belleğin alacakaranlığı bir biçimde doğal ve kuşaksal bir unutuşun, daha güvenilir bir temsil biçimi aracılığıyla giderilebilecek bir unutuşun sonucu değildir yalnızca. Daha çok, temsilin yapılarının kendisinde içerilmiş durumdadır. Çağdaş kültürdeki anımsamayla ilgili saplantılar, bu ikili sorunsal açısından okunmalıdır. Alacakaranlık anıları, iki tür anımsamayı da içerir: Zamanın geçişine ve teknolojik modernleşmenin kesintisiz hızına bağlı olarak yitmekte olan kuşaksal anımsamalar ile belleğin alacakaranlık statüsünü yansıtan anımsamalar. Alacakaranlık, günün, unutuş gecesini önceleyen, buna karşın zamanın kendisini yavaşlatır görünen anıdır: Günün son ışığının son görkemli gösterilerini ortaya koyabileceği bir ara durumdur. Belleğin ayrıcalıklı zamanıdır.

Parça
Giriş, "Bizim 'Yüzyıl Sonu'muzda Zaman ve Kültürel Bellek", s. 11-21

Yirminci yüzyılın ve onunla birlikte binyılın sonuna yaklaşırken, zamanın akışı içinde nerede durduğumuzu görüp değerlendirmek üzere giderek daha sık olarak geriye dönüyor bakışımız. Ama aynı zamanda, genellikle kültürümüzün ölümcül bir bellek yitimine yakalandığı yakınmasında dile getirilen, derinleşen bir bunalım duygusu da söz konusu. İster istemez önceki yüzyıl sonlarıyla, özellikle de yüzyıl sonlarının belirtisi olarak gördüğümüz dekadans, nostalji ve yitim duyarlığı içindeki on dokuzuncu yüzyıl sonuyla karşılaştırmalar yapılıyor. Ne var ki yüz yıl önce, uzun bir ekonomik durgunluk ve kriz dönemi sona ermekte olduğundan, bu adı çıkmış hastalığa aynı zamanda bir yenilenme ve gençleşme patlaması da eşlik ediyordu. Çoğu zaman burjuva güven ve saadet çağı olarak yüceltilen Victoria çağının sonu, Avrupa toplumlarını günümüzde de durulmamış olan bir modernleşme hummasının içine sokmuştu. 1880'ler civarındaki dönemle yapılacak bir karşılaştırma daha da anlamlıdır....

Yazar hakkında
Geçmiş yıllarda Wisconsin Üniversitesi Almanca ve Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde çalışan Andreas Huyssen, şimdi New York'ta, Colombia Üniversitesi'nde profesör olarak görev yapmaktadır. Romantik dönem şiiri üstüne kitapları vardır ve Drama des Sturm und Draug (1981) adlı bir oyun da yazmıştır. New German Critique dergisinin yayın yönetmenliğini yapan yazarın, edebiyat ve sanatta günümüzde ortaya çıkan değişimleri konu aldığı After the Great Divide adlı etki uyandırıcı kitabı dışında, editörlüğünü paylaştığı The Technological Imagination ve Postmoderne: Zeichen eines kulturellen Wandels adlı kitapları bulunuyor. Türkçe'de, Kadın ve Popüler Kültür (Ark, 1995) adlı incelemede de bir makalesi yer almaktadır.