Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   İdea Yayınevi   Felsefe Dizisi   Frederick Copleston   Alman İdealizmi - Fichte, Schelling, Schleiermacher
 
Alman İdealizmi - Fichte, Schelling, Schleiermacher  
Cilt: 7 Bölüm: 1a
Frederick Copleston
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 16,00 TL
NetKitap Ederi: 12,80 TL
telefondan alışveriş 129182

Yayinevi/DiziYayinevi: İdea Yayınevi
Baskı Tarih: 2011
Sayfa: 200
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: İdea Yayınevi
Dizi: Felsefe Dizisi

Baskı Tarih: 2011

Sayfa: 200

İndirim: %20

Boyut: 14 x 20 cm

Hamur: 1

Etiket: 16,00 TL

NetKitap Ederi: 12,80 TL


Arka Kapak
Fichte ve Schelling Alman İdealizmi olarak bilinen felsefi süreçte Kant ve Hegel arasında, Arı Usun Eleştirisi'ni üreten kuşkucu ve Arı Usun Bilimi'ni üreten ussalcı arasında dururlar. Bu düzeye dek, çabaları Hegel'in çalışmasında noktalanan Alman idealistleri Kant'ın inanca yer açabilmek için bilgiyi bir yana atan sözde felsefesini bir yana atarlar. Kuşkuculuğun hangi markasını taşırsa taşısın tüm kötümser senaryonun tersine, Fichte'nin ve Schelling'in felsefeleri insanı onurlandırır, onun değerini doğrular, onu Kant'ın felsefesi tarafından da aklanan kuşkucu hiçlikten kurtarmayı ister. Felsefenin işi insanın nasıl bilemeyeceğini bilmek değil, ama bilmenin olanağını kavramak, onu salt bilme sevgisi olmanın ötesine, edimsel bilgi olmaya doğru geliştirmektir. Tanıtlama bilgi demektir, ve felsefenin parolasıdır. Böylece felsefe tarihinde ilk kez Fichte kategorileri Kant'ın yaptığı gibi şuradan buradan toparlamak yerine ussal olarak çıkarsama girişiminde bulundu. Ve Schelling, Doğaya insan bilincine sıkışmış bir görüngü olarak ve Doğanın Bilimine ancak görüngünün bilimi olarak izin verebilen Kant'ın tersine, Doğanın özsel olarak nesnel-ussal Biçim tarafından belirlenen Özdek olduğunu, Biliminin insanın düşünce yeteneğinin içinde olduğunu ileri sürdü. Onlar için 'eleştirel sorun' yalancı bir sorundu çünkü eleştirenin kendisinin, öznel kişiliğin eleştirme yetkinliği, hakkı ve gücü yoktu; keyfi davranıyordu, ruhbilimsel kuşkunun mantıksal düşünmeyi yenmesine izin veriyordu. Bu iki idealist ne Kavramların Dizgesini çıkarsamayı, ne de Doğa Felsefesinin modelini üretmeyi başarabildiler. Felsefe Tarihinin önemini, Diyalektiğin gerçek karakterini, bilgide Yöntemin Kavramın kendisinin nesnel açınımı demek olduğunu, bilginin dizgesel yapısını kavrayamadılar. Bilginin bu gerçek koşullarının bilgisini üretme işi Hegel'e kaldı. Onun çalışmasında özgür ussal düşünce "Alman İdealizmi" gibi tarihsel, kültürel, göreli bir sıfattan bağışlanacaktı.
-Aziz Yardımlı-