Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Yapı Kredi Yayınları   Doğan Kardeş Kitaplığı Dizisi   Hans Christian Andersen   Andersen Masalları
 
Andersen Masalları  
Hans Christian Andersen
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Yapı Kredi Yayınları
Baskı Tarih: Mayıs 2006
Sayfa: 307

Bu kitaba oy verin: (2 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Yapı Kredi Yayınları
Dizi: Doğan Kardeş Kitaplığı Dizisi

Baskı Tarih: Mayıs 2006

Sayfa: 307

Boyut: 17x23cm

Hamur: 1

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Bütün dünyada doğumunun 200. yılı kutlanan dünyaca ünlü Danimarkalı masal ustası Hans Christian Andersen'in çok sevilen 30 masalı Tahsin Yücel'in usta çevirisi ve Halil İncesu’nun çizimleriyle bu kez de Doğan Kardeş Kitaplığı'nda.

Hayalle gerçeğin, geçmişle geleceğin ustalıkla birbirine karıştığı bu masallardan hâlâ öğreneceğimiz çok şey var.


Kitabın İçinden
Papatya

Bu küçük öyküyü iyi dinleyin.
Büyük yolun kıyısındaki kırlıkta herhalde sizin de gözünüze ilişmiş olan sevimli bir ev vardır. Önünde küçük bir bahçe, bu bahçede çiçekler ve yeşil bir çimenlik göze çarpar; az ileride, hendeğin kıyısında sık otların arasında küçücük bir papatya açmıştı. Bahçenin iri ve zengin çiçekleri kadar kendisini de ısıtan güneşin yardımıyla günden güne büyüyüp gelişiyordu. Günün birinde, iyice açılınca, parlak, ak yapraklarıyla, kendi ışıklarıyla çevrelenmiş, küçücük bir güneşi andırıyordu. Otlar arasında duruşuna ve kendisine önemsiz bir kır çiçeği gözüyle bakılmasına aldırdığı yoktu. Durumundan hoşnuttu, güneşin sıcaklığını hazla çekiyor, göklere yükselen çayır kuşunun ötüşünü dinliyordu.
Ya işte, papatyacık bir bayram günüymüş gibi sevinçliydi o gün, oysa günlerden pazartesiydi. Okulun sıralarında oturan çocuklar derslerini öğrenirlerken, papatya yeşil sapı üzerine oturmuş, doğanın güzelliğinden Tanrı'nın iyiliğini öğreniyor ve sessizlik içinde duyduğu her şeyi küçük çayır kuşunun sevinçli şarkısıyla kusursuz bir biçimde dile getirdiğini sezinliyordu. Bu nedenle, öterek uçan mutlu kuşa nerdeyse saygıyla bakıyor, kendisinin de aynı şeyleri yapamadığına hiç üzülmüyordu.
"Görüyorum ve işitiyorum" diye düşündü. "Güneş beni ısıtıyor, yelin soluğu okşuyor. Durumumdan yakınmam için hiçbir neden yok!"
Bahçe çitinin berisinde bir sürü soğuk ve kibar çiçek vardı; kokuları ne kadar fazlaysa o kadar kurumlanıyorlardı. Şakayıklar güllerden daha iri görünmek için kabarıyorlardı, ama gül yalnızca irilik değildi ki. Laleler renklerinin güzelliğiyle parıldıyor, küçük papatyaya göz atmaya bile gönül indirmiyorlardı, oysa zavallı papatya, "Ne güzel, ne hoş çiçekler! Herhalde o güzelim kuş onlara konuk gelecek. Tanrıya şükür, bu güzel olayı izleyebileceğim", diyerek onlara hayranlığını dile getiriyordu. Tam o sırada çayır kuşu aşağıya indi, şakayıklarla lalelerin yanına değil, çimenlikteki papatyanın yanına kondu. Zavallı kır çiçeği sevincinden çılgına döndü.