|
Atatürk'ün Gizlenen Bursa Nutku
| Etiket: | 9,50 TL
| NetKitap Fiyatı: | 7,60 TL
| | |
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, "demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek" Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir." İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği
"Tarihte bu sözleri söyleyebilen bir başka devrimci çıkmış mıdır? Başında bulunduğu devletin bile 'zaaf' içinde olabileceğini düşünen, geleceğin siyasal iktidarlarından kuşkulanabilen, ama gençliğe böylesine 'sınırsız' bir güven besleyen, böylesine 'çek' veren, gençliği böylesine 'son çare' olarak gören bir devrimci yoktur Ve Atatürk, hem gelecek iktidarlar hem de gençlik konusunda yanılmamıştır." -Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı-
"Türk Tarih Kurumu Yönetim Kurulu'nun 24 Ekim 1966 tarihli toplantısında Bornova Asliye Hukuk Hakimliği'nin 27/9/1966 tarih ve 1966/338 sayılı yazısı ve bu yazıya ekli Atatürk'ün Bursa Nutku ile ilgili sözlerin üzerine gerekli incelemeler yapılmıştır. Bu incelemeler sonunda bu sözlerin Atatürk'ün 1933 Şubat'ında Bursa'da yaptığı konuşmadan mealen alınmak suretiyle çeşitli tarihlerde basılmış olduğu kanaatine oybirliğiyle varılmıştır."
160 sayfa, 2. hamur, ISBN: 9789944174862; Boyut: 14 x 20 cm; Baskı Tarihi: Eylül 2008 Etiket 9,50 TL, %20 indirim 1,90 TL, NetKitap'ta 7,60 TL
|
Bu kitaplar da ilginizi çekebilir |
|
|
| nasıl bir yol izliyoruz? | 7 Şubat 2009 Cuma - bursa | gerçek bir lider.başarılı bir devletadamı.söylediklerinin yaptıklarının haklılıgı zaten şuan bile gözle görülebiliniyor.am atuhaf olansa o kadar güvendigi biz gençler
pembe bir dünyanın etkisinde kalıp olaylara müdahele edemiyor oluşumuş.68 gençligi bir nebze bile olsa bursa nutkunun vermiş oldugu talimatlar dogrultusunda olaya karşı durmuşlardı.kimileri sürgün yedi vede kimileri bu emperlazimin kurbanı oldu(denizler vb.).ama yinede eyvallah çekmediler yollarından dönmediler.peki ne yapmalı bu konuda?
ilk önce okumalıyız bilgilenmeliyiz vede cesareti kendimizde gördügümüzde mücadelemize başlamalıyız |
 | Bu yorumu doğru buluyor musunuz? |  |  |
| 12 kişiden 10'u bu yorumu beğendi. |
| Bursa Nutkunu Masonlar uydurmuş | 28 Haziran 2010 Pazar - edirne | bu alıntı yazıyı paylaşmak istiyorum anlayana!!!!......
Atatürk’ün 1933′de söylediği varsayılan ve gençliği neredeyse anarşizme çağıran meşhur “Bursa Nutku”nun “uydurma” olduğu tarihçiler tarafından bir kez daha tescillendi.
Atatürk’ün 6 Şubat 1933′de Bursa’da söylediği varsayılan ve gençliği neredeyse anarşizme çağıran meşhur “Bursa Nutku”nun “uydurma” olduğu bir kez daha tescillenirken, altından mason parmağı çıktı. Yıllardır tartışılan Bursa Nutku’nun Atatürk’e ait olduğu konusunda tek dayanak olarak gösterilen Bilirkişi Raporu’nun hazırlayıcısı Enver Ziya Karal’ın mason olduğu bildirildi. 1975′e mahkemelik olan Bursa Nutku’nun Atatürk’e ait olup olmadığını inceleyerek “Atatürk’e aittir” diye rapor hazırlayan bilirkişi olan dönemin Türk Tarih Kurumu Başkanı Karal’ın adı, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın resmi internet sitesinde “Ünlü Masonlar” arasında yer alıyor. Sitede Karal’dan “Tarih Profesörü ve TTK Başkanı” olarak söz ediliyor.
Resmi tarihe göre, rejimin tehlikeye girmesi halinde Türk gencinin polise karşı taşla sopayla karşı gelmesi yani isyan etmesi istenen Bursa Nutku şöyle ortaya çıktı: 5 Şubat 1933 günü, Bursa’da irtica başkaldırısı yaşandı. Bunun üzerine Atatürk acilen Bursa’ya geldi ve duruma el koydu. Aynı gün akşam üzeri Çekirge Yolu üzerindeki bir köşkte yemek esnasında bir gencin sorusu üzerine Atatürk bir açıklama yaptı. İşte bu açıklama, Bursa Nutku! Bahsi geçen nutuk, yıllar sonra bir kişinin hatıra ürünü olarak gündeme geldi. Yönetime karşı gelmeyi destekleyen Nutuk metni zamanında Celal Bayar tarafından CHP’ye muhalefet için gündeme alınmış, 1960′lı yıllardan sonra da devrimci/sol şiddet hareketlerinde slogan veya marş olarak kullanılmıştı.
O RAPOR VE HAZIRLAYANLAR
Yıl 1975′e geldiğinde ilginç bir olay yaşanıyor. Kayseri 2. Ağır ceza mahkemesi Bursa Nutku’nu kaleme alıp dağıttığı gerekçesiyle Cafer Tanrıverdi’ye ceza davası açıyor. Böylelikle Bursa Nutku 1975′te davalık oluyor! Nutkun Atatürk’e ait olup olmadığının incelenmesi için dönemin Türk Tarih Kurumu Başkanı Enver Ziya Karal ve öğretim üyesi Sami Özerdim’e başvuruluyor. Bilirkişi Karal ile Özerdim hazırladıkları raporda, sözkonusu “Bursa Nutku”nun Atatürk’e ait olduğu yönünde görüş bildiriyorlar. Mahkeme de bu görüşe eş bir karar alarak, Cafer Tanrıverdi’yle ilgili davayı beraatla sonuçlandırıyor. Kimi çevreler böylelikle Bursa Nutku’nun Atatürk’e ait olduğunun kesinlik kazandığını savunuyor.
İŞTE ATATÜRK’ÜN BURSA’DA YAPTIĞI AÇIKLAMA
Buraya kadar yapılan açıklamalar resmi tarihin kamuoyuna sunduğu bilgilerin görünüşü. Tarihçi Yazar Cezmi Yurtsever’e göre, olaya farklı açıdan bakıldığında ortaya çıkan gerçekler ise şaşırtıcı. Tarihçi Yurtsever’in www.cezmiyurtsever.com adresinden kamuoyuna açıkladığı bilgilere göre, Atatürk, 1 Şubat 1935 günü İzmir’dedir. Ve aynı gün Bursa’da ezanın ve kametin Türkçe okunmasına karşı itirazlar yapılmasından dolayı olay çıktığı ihbarını alır. Uşak, Afyon üzerinden 5 Şubat günü Bursa’ya gelir. Şehir merkezindeki Konak’ta dinlenir. Aynı gün İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve Adalet Bakanı Yusuf Kemal de Bursa’ya gelmiştir. Görüşmeler yapılır, çıkan olaylar ve alınan tedbirler görüşülür. Ve Atatürk aynı gün görüşlerini Anadolu Ajansı vasıtası ile kamuoyuna duyurur. Atatürk’ün açıklamaları şöyledir: “…Bursa’ya geldim. Hadise hakkında alakadarlardan malumat aldım. Hadiseye dikkatimizi bilhassa çevirmemizin sebebi. Dini siyaset ve herhangi bir tahrike vesile etmeğe asla müsamaha etmeyeceğimizin bir daha anlaşılmasıdır. Meselenin mahiyeti esasen dini değil, dildir. Kati olarak bilinmelidir ki Türk milletinin milli dili ve milli benliği, bütün hayatında hakim ve esas kalacaktır.”
BASINDA YER ALMIŞ
Yurtsever’in verdiği bilgilere göre, Atatürk’ün Bursa’da kamuoyuna yaptığı bu açıklama, Anadolu Ajansı tarafından basına servis yapıldı ve Cumhuriyet, Hakimiyeti Milliye ve Milliyet gazetelerinde yayınlandı.
SAHTECİLİK ÜRÜNÜ
Tarihçi Yurtsever, bu bilgiler ışığında Bursa Nutku’na son noktayı şöyle koydu: “Atatürk’ün hayatında ve onun ölümünden sonra onun adına görüş, konuşma ve belge uyduranları sorgulayan objektif bir tarihcilik gelişmediği için Atatürk’ün Bursa Nutku gibi sahte bir belge de topluma yutturulmaktadır. Atatürk’ün Bursa Nutku, Atatürk’ün kaleminden çıkan ve tanıkların da doğruladığı bir tarihi belge değildir. Nutuk kurgulanmış bir sahtecilik ürünüdür. Atatürk’ün Bursa Nutku ile ilgili kaynakların sahte olduğu en kısa zamanda kamuoyuna açıklanmalıdır.”
ÖNEMLİ HATIRLATMA
Yurtsever ayrıca şu noktaya dikkat çekti: “Bursa Nutku adı verilen belgenin Atatürk’e ait olduğuna karar veren zamanın Türk Tarih kurumu Başkanı Prof. Enver Ziya Karal’ın da ünlü bir mason olduğunu hatırda tutmak gerekir.”
ÜNLÜ MASONLAR ARASINDA
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın resmi internet sitesinde isimlerine yer verilen “Ünlü Masonlar” arasında Enver Ziya Karal da bulunuyor. Sitede Karal’dan “Tarih Profesörü ve TTK Başkanı” olarak söz ediliyor.
(Ferit Ağaoğlu, habervaktim.com)
Özetle Atatürk’ün Bursa Nutku, Atatürk’ün kaleminden çıkan ve tanıkların da doğruladığı bir tarihi belge dahildir. Nutuk kurgulanmış bir sahteciliğin ürünüdür. Bursa Nutku adı verilen belgenin Atatürk’e ait olduğuna karar veren zamanın Türk Tarih kurumu Başkanı Prof. Enver Ziya Karal’ın da ünlü bir mason olduğunu hatırda tutmak gerekir. |
 | Bu yorumu doğru buluyor musunuz? |  |  |
| 5 kişiden 2'si bu yorumu beğendi. |
| |
| |