Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Doğu Batı Yayınları   Tarih Dizisi   Kemal Aytaç   Avrupa Eğitim Tarihi
 
Avrupa Eğitim Tarihi  
Genel Bir Bakış
Kemal Aytaç
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Doğu Batı Yayınları
Baskı Tarih: Şubat 2009
Sayfa: 305

Bu kitaba oy verin: (2 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Doğu Batı Yayınları
Dizi: Tarih Dizisi

Baskı Tarih: Şubat 2009

Sayfa: 305

Boyut: 14 x 21 cm

Hamur: 2

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
...Baldıran hazırlanırken, Sokrates flütle yeni bir ezgi öğreniyormuş. 'Ne işine yarayacak?' diye sormuşlar. Sokrates, 'Ölmeden önce bu ezgiyi öğrenmeye' demiş...Avrupa Eğitim Tarihi, eğitim alanında etkili olmuş birçok düşünür ve akımı özetleyen bir kitaptır. Burada, ayrıntılara inilmeden fakat eğitim tarihiyle ilgili olarak genel ve bütünlüklü bir fikir sunulmaktadır. Herşeyden önce eğitimin tek bir boyutunun olmadığı birbirini besleyen birçok aşamadan geçerek günümüze kadar nasıl geldiği tezi didaktik biçimde özetlenmektedir. Antikler, eğitimi beden ve ruhun kusursuz bir uyumu olarak görürlerdi. Plutarch'a göre iyi yetenekler, ciddi olarak işlenmezse, bozulur: tıpkı işlenmeyen bir tarlanın bozkırlaşması gibi... 17.yüzyılda Fenelon, eğitime erken yaşlarda başlanmasının önemi üzerinde durur. Yüksek yetenekli çocukları, psikolojik yönden doğru alışkanlıklar yoluyla erken yaşta sabırlı, dengeli, neşeli ve sakin tutumlu yapmak mümkündür. Eğer bu yapılmazsa, çocuklar bütün hayat boyunca kaprisli ve huysuz olurlar. Montaigne, geleneksel ukala öğretmen tipi ile öğretim sistemini eleştirir. insan okul için değil, yaşam için öğrenmelidir der. Ona göre İnsanın ahlaken iyi olması, bilgili olmasından daha önemlidir. İnsan Latince ve Yunanca öğrenmek yerine, bilge olmaya çalışmalıdır.Bilgileri halka yaymayı amaç edinmiş Aydınlanma, pratik yönden topluma yararlı, akla uygun bilgileri esas almakta ve buna uygun düşen yeni bir eğitim ideali tespit etmek istemektedir. Fransız Devriminin zorunlu gördüğü bu eğitim, zümresel bir eğitim değil, genel insan eğitimidir. Buna göre, herkes, mensup olduğu sosyal ve ekonomik menşeye bakılmadan, eğitim ve öğretimde eşit haklara sahip kılınmış olmalıdır. Karşıt bir görüş olarak ise Rousseau, mevcut kültür gibi geleneksel eğitimi de hiç beğenmemektedir. Mevcut eğitimin yetiştirdiği medenî insan (l'homme civil), kendi içerisinde son derece sarsılmış ve bozulmuş bir tiptir. Belki de en iyi tanımı Erasmus getirmiştir. Erasmus'a göre eğitim ve öğretim yoluyla ulaşılan asalet, doğuştan getirilen ve bayraklarla süslenen asaletten daha üstündür.