Üye Girişi
Yeni Üye
Sıkça Sorulan Sorular
Sepetim
(0)
Yakında!
Konular
|
Çok Satanlar
|
Yeni Çıkanlar
|
Yayınevleri
|
Yazarlar
|
Yeni Çıkanlar Programı
|
Son Gezdiklerim
Bağışlama ve Kozmopolitizm
Bağımsızlıktan Sonra Azerbaycan
Bağımsız Yargı Özgür Düşünce
Bağımlılık Paradigmaları ve Türk Milliyetçiliği
Bağımlılık
Bağımlılığı Önleme Anne-Babalar Öğretmenler İçin Kılavuz
Bağımdaşlığa Son
Bağdatta Ölüm Hallacı Mansur
Bağdat'ın Sirenleri
Bağdat'ın Portakal Ağaçları
Kitap
Birey Yayınları
Jacques Derrida
Bağışlama ve Kozmopolitizm
Bağışlama ve Kozmopolitizm
Jacques Derrida
Baskısı yok
E-posta adresiniz:
Üyelik şifreniz:
Şifremi unuttum!
Yayinevi:
Birey Yayınları
Baskı Tarih:
Temmuz 2005
Sayfa:
69
Bu kitaba oy verin:
(2 oy)
Yorum Yaz
Paylaş
|
Bu kitaplar da ilginizi çekebilir
Kitap Hakında
Yorumlar
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi:
Birey Yayınları
Baskı Tarih: Temmuz 2005
Sayfa: 69
Boyut: 13,5x19,5 cm
Hamur: 2
Etiket:
Baskısı yok
Arka Kapak
Ünlü Fransız düşünür Jacques Derrida " yapıbozumcu" bakış açısıyla bağışlamayı ve kozmopolitizmi yeniden yorumluyor.Derrida, gerçek bağışlamanın, bağışlanamaz olanı bağışlamayı içerdiğini öne sürmek için, zorlayıcı örnekler kullanır. Soranlar karşısında Derrida, kozmopolitizm ve bağışlamanın hâlâ olanaklı olup olamadığını sorgular.Kozmopolitizm ve Bağışlama Üzerine; felsefenin, çağdaş meseleleri anlamamıza nasıl yardım edebileceğine cesur, keskin bir örnek ve etik toplumu oluşturan şeyle ilgilenen herkes için temel okuma
niteliğindedir.Kitapta, Simon Critchley ve Richard Kearney tarafından yazılan ve bu kitabı oluşturan iki makalenin argümanlarını açık bir biçimde ortaya koyan kısa bir Önsöz'ü de içeriyor.
Henüz kimse kitap hakkında yorum yapmadı. İlk yorum sizden gelsin!
Yanıt:
Bilgisiniz
Adınız:
E-posta:
Bulunduğum Yer:
Jacques Derrida
Yazarın diğer kitapları
Platon'un Eczanesi
İsim Hariç
Çile
Din
Gramatoloji
Edebiyat Edimleri
Khora
Nietzschelerin Şöleni
Önemsizin Arkeolojisi / Condillac Okuması
Otobiyografiler : Nietzsche'nin Öğretimi ve Özel İsim Politikası
Marx ve Mahdumları
Öteki Hedef (Başka Baş)
Şiir Nedir?
Mahmuzlar / Nietzsche'nin Üslupları
Marx'ın Hayaletleri
Yazarın bütün(17) kitaplarını göster
Yaşam Öyküsü
Derrida'nın etkinliği yalnızca felsefeyle sınırlı olmamıştı. Özellikle '60'lardan sonra yoğunlaşan siyasal konjonktür içinde ırkçılık karşıtı hareketlerde yer aldiği, Fransa'daki Cezayir'li mültecilerin haklarını desteklediği ve ayrıca Soğuk Savaş dönemi Çekoslavakya'sının muhalif hareketlerini desteklediği ve bu nedenden 1982 yılında aynı ülkede tutuklanmış olduğu bilinmektedir. Körfez savaşı sırasında ise Alman filozof Jürgen Habermas'la birlikte Frankfurter Allgemeine'de kaleme aldıkları bir yazıda, dünya entelektüellerini ABD'nin Irak'a karşı giriştiği saldırıya tavır almaya ve Avrupa'nın dünyadaki yerini yeniden tanımlamaya giriştiği bilinir.
Paris'te Ecole Normale Superieur'de ve Sorbonne Üniversitesi'nde okudu. 1970'lerden itibaren Paris ve ABD'deki Johns Hopkins, Yale, Harvard, Kaliforniya üniversitelerinde akademik kariyerini sürdürdü.Geliştirdigi yöntem ve kavramlar edebiyat eleştirisinden sosyolojiye, kimlik sorunundan felsefeye bütün düşünsel alanlarda etkisini gösterdi ve sarsıcı sonuçlara yol açtı.
Jacques Derrida, 15 Temmuz 1930 El-Biar'da, ( Cezayir ) dogdu ; 8 Kasım 2004;te Paris;te öldü. Fransız bir filozof, edebiyat eleştirmeni ve Yapısökümcülük olarak bilinen eleştirel düşünce yönteminin kurucusudur.
Michel Foucault, Gilles Deleuze, Félix Guattari gibi ünlü Postyapısalcı felsefe'nin ya da başka bir değişle yapısalcılık-sonrası-teorinin kurucu öncülerinden biridir.1960'lı yıllardan itibaren geniş bir entelektüel kesimin dikkatini çekmeye başladı, özellikle düşünce tarihine yönelttiği köktenci eleştiriler ve yazmanın ( yazı'nın)doğasıyla ilgili teorik önermeleri önemsendi. J.J.Rousseau, Friedrich Nietzsche, Andre Gide, Paul Valery,Albert Camus gibi yazarları erken dönemde okuyan Derrida, Bergson ve Sartre etkisiyle felsefe çalışmalarına yönelmiştir. Bu yönelim sonrasında, sürekli felsefenin ve düşüncenin kıyılarında dolanacak, düşünce tarihi içinde geri alınması ya da yok sayılması olanaksız müdahaleler gerçekleştirecektir.
Yapısökümcülük denilen Derridacı yöntem, yani metnin derin yapılarını ayrıştırmayı hedefleyen yöntemsel yaklaşım edebiyat kuramı, dilbilim, felsefe, hukuk, sosyoloji, kültür kuramı, mimarlik gibi disiplinler başta olmak üzere birçok alanda yeni açılımlar getirdi.Onun çalışmaları köktenci bir şekilde, Platon;dan günümüze çeşitli ve karşıt eğilimlerle gelmiş olan metafizik felsefenin sorgulanması ve böyle bir sorgulama ışığında örneğin Marks, Freud ya da Nietzsche gibi düşünürlerin yeniden değerlendirilmesi olanağını sağladı.
Derrida, Dil;i yeniden sorunsallaştırır. Dolayısıyla yapısalcılıgı özellikle Saussure'ü ve Levi-Strauss'u da kendi sınırlılığı çerçevesinde sorunsallaştırır. Ona göre, dil, yapısalcıların sandığı ve gösterdiklerinden çok daha fazla oynak ve belirsiz bir şeydir.Anlam, karşıtlık içinde başka bir anlama gönderme yapmaksızın doğamaz, ve anlamın sınırları Dil'in tarihselliği içersinde sürekli yer değiştirir; çünkü göstergeler her zaman başka anlam bağlamlarından geçerler, başka anlamlara gelirler, asla kapatılamazlar. Bağlamdan bağlama değişen göstergeler zincirinde anlam, dolayısıyla durmadan değişen bir nitelik arz eder. Derrida bağımsız bir gösterilenler alanının olamayacağını ileri sürer. Burada iki önerme belirginleşir: Birincisi, bağımsız bir gösterilenler alanının olanaksızlığı ve ikincisi, hiçbir şekilde ya da herhangi bir şekilde bir gösterge dizgesinden kaçılamayacağı.
Postmodernizm
Felsefe
Postmodern felsefe
Postyapısalcı felsefe
Yapısöküm
Postmodernizm
Bölümler
Postmodern müzik
Postmodern mimari
Postmodern edebiyat
Postmodern sanat
Postmodern siyaset kuramları
Postmodern ekonomi
Postmodern etik
Postmodern sosyoloji
Bağlantılar
Modernizm
Modernite
Aydınlanma Çağı
Postmodern durum
Akımlar ve Eğilimler
Yapısalcılık-sonrası teori
Post-Marksizm
Post-Feminizm
Postyapısalcı anarşizm
Küreselleşme karşıtlığı
Postmodern Kuramcılar
Jacques Derrida
Jean-François Lyotard
Jacques Lacan
Julia Kristeva
Michel Foucault
Gilles Deleuze
Jean Baudrillard
De La Grammatologie 1967;de yayınlandı. O dönem yayınlanan, yazı üzerine diger iki ayrı çalışmasıyla birlikte bunlar Derrida'nın çizgisinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu metinler fenomenoloji (ve Edmund Husserl;i), dilbilimi (ve Ferdinand de Saussure;ü), psikanalizi (ve Jacques Lacan;ı), yapısalcılığı (ve Levi-Strauss;u) eleştiriye aldığı temel ve öncü çalışmalardır.Yapısalcılığı ve fenomenolojiyi, bir yapısalcının ve fenomenologun yapamayacağı şekilde kendi icinde mantıksal sonuçlarına götürerek dilin ve yapı'nın merkeziligini sorunsallaştırdı. Buna bağlı olarak yapıların tarafsızlığı önermesini bu düzlemde geçersiz kıldı.
Yapısalcılık iç-ögelerinin ayrımı olarak yapıyı tanımlamakla geleneksel felsefedeki " merkez " anlayışını yerinden etmişti. Derrida, bu noktada yapıların merkeziligine yönelik eleştirisiyle devreye girer ve yapısökümcülüğü oluşturarak yapısalcılığı yerinden eder. Yapısöküm, burada, Deconstruction;un türkçe karşılığı olarak kullanılmaktadır. Başka yerlerde bunun yapıbozum ya da yapıçözüm olarak karşılandığı da görülür.
Derrida;nın yapısalcı Dil anlayışına itirazı, kendisinin asıl temel sorgulama konusu olan mevcudiyet metafiziği (başka bazı çevirilerde "bulunuş metafizigi" olarak çevrilir) dedigi geleneksel düşünce yapısına karşı itirazının temelini oluşturur. Mevcudiyet metafizigi, Platon;dan Husserl;e ve yapısalcılığa kadar uzanmaktadır ve sonuçta hepsi bağımsız bir mevcudiyet ya da varlık alanının olduğu varsayımından haraket ederler; oysa Derrida, göstergelerin ( ya da işaretlerin) işaret ettigi ve bu göstergelerden tamamen bağımsız bir alanın olanaksızlığını ileri sürer ve gösteren'den bağımsız bir gösterilen'in mümkün olmadığını ortaya koyar.
Buna göre, anlama işaret eden işaretlerden ya da göstergelerden bağımsız bir anlam alanının olamayacağı gösterilmiş olunur, yani hiçbir koşula bağlı olmayan bir bulunuşun ya da mevcudiyetin sözkonusu olamayacağı belirtilir. Şu-anda-bulunuş, dil bağlamında sözkonusu olamaz. Çünkü " aşkın bir gösterilen yoktur ". Her gösteren, başka bir göstereni gösterir ve buradan elde edilecek olan yalnızca mevcudiyet degil anlama kaynaklık eden " gösterge zincirleri "dir. Böylece "anlam oyunu" sonsuz/ bitimsiz bir oyuna dönüşür.
Derrida;nın ses-merkezcilik;i ve söz-merkezcilik;i reddedişi de tam bu noktaya ilişkindir. Bunların yapılarını sökerek Derrida, mevcudiyet metafiziginin örtülerini kaldırır. Idea, Tanrı, Akıl ya da Madde gibi merkezlerin başka nosyonlara dayanak olmaları sözkonusu olamaz Derrida'ya göre. Çünkü "aşkın bir göstergenin yokluğu" sözkonusudur. Dolayısıyla, yazı karşısında ses;e ve söz;e öncelik ve ayrıcalık verilmesi de anlamsızdır. Söz-yazı ayrımının kendisi bizzat, bu metafiziksel düşüncenin ürünüdür, yani belirli bir merkez üzerinde ikili karşıtlıklarla işleyen felsefe geleneğinin bir sonucudur. Her tür metafiziksel düşünce Derrida'ya göre ikili karşıtlıklarla taşınır. Madan Sarup bunları şöyle belirtir: gösteren /gösterilen, duyulur/ düşünülür, konuşma /yazı, söz/dil, artzamanlı/eşzamanlı, uzam/zaman, edilgenlik/etkenlik. Ayrıca bunlara daha ideolojik kullanımları olan ikilikleri de ekler: madde/tin, özne/nesne, yanlışlık/dogruluk, bedeb/ruh, temsil/mevcudiyet, görünüş/öz, içsel/dışsal vb. gibi. Derrida, yapısalcılarırın bu ikilikleri fazla sorgulamadan kabul ettiklerini söyler. Bu karşıt terimlerin her biri ancak digerinin varolmasıyla birlikte varolurlar. Derrida bunu anlamanın yöntemsel araçlarını geliştirir yapisökümcülüğü ile.
Söz-yazı ayrımı, metafiziğin en gizli ve güclü argümanının kalbindir ve kabul edilemezdir; cünkü Derrida;ya göre, geleneksel düşüncede konuşmanın birincil konuma çıkarılmasının gerisinde "bulunuş metafiziği"nin temel mantığı yatmaktadır.Buna göre konuşmada, konuşan kişi ürettiği sözle eş-anlı bulunmakta yani sözüyle arasında zamansal ya da uzamsal bir uzaklık olmamaktadır. Bu doğrudanlık, konuşmada, dolayısıyla ses ve söz'de, konuşan kişinin ürettiği söz ve o söz aracılığıyla anlatmaya çalıştığı şey arasında bir örtüşme (özdeşlik) olduğunu varsayar. Başka bir deyişle, anlamın söz'de içkin olduğunu kabul edilir burada. Derrida bunun böyle olamayacağını gösterir. Şimdi-burada-varoluş, söz;ün içinden belirlenebilecek bir şey değildir. Yazı için geçerli olan söz için de geçerlidir; her söz söyleyenin ve söylenenin yoklugunda söylenmiştir, dil;e gelen aşkın bir gösterilene asla işaret edemez.
Derrida yaptığı yapısökümcü okumalarla, klasik felsefenin, yani Derrida'ya göre mevcudiyet metafiziğinin bilinçdışı kaynaklarını ortaya koymaya çalışmış, metinin yapısındaki ikili karşıtlıkları sorunsalaştırmış ve böylece mevcut düşünüş yapısını sökmeyi denemiştir. Bir " merkez " ve " "dışarısı" olduğu varsayımına karşı, Derrida'nin ünlü argümanı ve sav sözü şöyledir:
Metnin dışında hiçbir şey yoktur.
Bu noktada, Derrida, nın çalışmasında Logos'a yönelik temelli itirazların geliştirildiği görülür. Batı felsefesi'nde hem söz hem de akıl anlamına gelir Logos. Derrida'nın eleştirisinin tam da bu hedeflere yöneldigi açıktır. Burada metafizik bir varlık görüşü gizlidir çünkü ve Derrida, bir yandan akıl'ın konumunu sorunşallastırarak bir yandan da söz-merkezcilik'in yapısını deşifre ederek, mevcudiyet metafiziğinin ardındaki temel dayanak olan Logos'un sökümünü gerçekleştirir. Bunun sonucunda özne'nin metafizik mecudiyet fikrinin merkezindeki konumu sona erdilir. Söz ve akıl sahibi özne artık metafizik mevcudiyetin merkezi dayanak noktası degildir.
İlgili Konular
Felsefe ve Düşünce - Etik
Araştırma ve İnceleme - Genel
Felsefe ve Düşünce - Deneme
İlgili Konulardan Kitaplar
Algısız Tin
Diyalektik Düşüncenin Tarihi - Marksizm ve Dil - Felsefenin Başlangıç İlkeleri - Komünist Partisi Manifestosu
Platon ve Kadın
Kitapla İlgili kişiler
Mukadder Erkan (Çeviren)
Geçtiği diğer
16
yapıtı görmek için Tıklayın.
Ali Utku (Çeviren)
Geçtiği diğer
40
yapıtı görmek için Tıklayın.
Yayınevinin Diğer Kitapları
Birey Yayıncılık
için
258
yapıt bulunmaktadır.
Aynı Diziden:
Seçme Hikayeler
İnsan Ne ile Yaşar
Yüz Yıllık Türk Şiir Atlası 2 Cilt Takım
Yüksek Topuklar
Türkiye'de Aile, Şiddet ve Kadın Sığınma Evleri
Sen de Başarabilirsin Öğrenciler ve Aileler İçin Sınav Rehberi
Daha
Edebiyat
Roman
Tarihi Roman
Roman ve Öykü
Türk Edebiyatı
İnsan ve Toplum
Kişisel Gelişim
Psikiyatri ve Psikanaliz
Kişilik ve Zeka
Psikoloji
Tarih
Uygarlık Tarihi
İslam Tarihi
Araştırma ve İnceleme
Felsefe ve Düşünce
Yakınçağ ve Modern Felsefe
İslam Felsefesi
Antik Felsefe
Düşünce Tarihi
Politika
Siyasi İdeolojiler
Devlet Güçleri ve İstihbarat Örgütleri
Devlet Yönetimi
Siyasi Tarih
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Fantastik
Eğlenceli Eğitim Kitapları
Akademik
Yabancı Dil Eğitimi
Sınavlara Hazırlık Kitapları
Gramer ve Dilbilgisi
Diğer
Din
Dinler Tarihi
Din Felsefesi
Hıristiyanlık
Tasavvuf
Kültür Sanat
Tiyatro
Resim ve Resim Üzerine
Sinema
Genel Konular
Büyü, Gizem. Parapsikoloji ve Kehanet
Spor
İnanışlar ve Fraksiyonlar
Biyografi ve Otobiyografi
İslam
Kuran ve Kuran Üzerine
Tasavvuf/ Mezhepler/ Tarikatlar
Siyasi Felsefi İslam
İslam Tarihi
Aile ve İnsan
Anne Baba Kitapları
Aşk ve Yaşam
Çocuk
Ekonomi ve İş Dünyası
Kariyer
İşletme/ Muhasebe/ Pazarlama
Kuram
İktisadi Düşünceler ve Teoriler
Bilim
Popüler bilim
Matematik ve Geometri
Fizik
Teknoloji ve Mühendislik
Sağlık ve Tıp
Sağlıklı Yaşam
Beslenme ve Diyet
Yoga ve Meditasyon
Referans
Kişisel Gelişim
Gazeteci Kitapları
Kaynak Kitap
Tarım ve Hayvancılık
Gezi ve Turizm
Ülke ve Kent Rehberleri
Genel Konular
Kentler
Rehber
Hobi ve Eğlence
İçecekler Gurme ve Yemek Kitapları
Bulmaca ve Bilmece
Mizah
Anasafya
Yeni Çıkanlar
Çok Satanlar
Konu Başlıkları
Yayınevleri
Topluluk
Üyelik
Favori Listem
Alışveriş Sepetim
Sipariş İzleme
Sıkça Sorulan Sorular
Çok Satanlar RSS
Yeni Çıkanlar RSS
NetKitap'ta belli başlı tüm kredi kartlarıyla peşin ve taksitli, kapıda ödeme veya banka havalesi/eft ile alışveriş yapabilirsiniz.
Destek için lütfen üyelik bölümündeki formu kullanın.
Sıkça sorulan sorulara
ulaşmak için tıklayınız.
Netkitap
Babıali Caddesi No:14 Cağaloğlu/İstanbul - Türkiye
Tel : (0212) 527 79 36 - (0212) 527 79 82
Fax : (0212) 513 29 71
© Netkitap 1998-
2012