Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Dokuz Eylül Yayınları   Düşün Dizisi   Oğuz Adanır   Baudrillard'ın Simülasyon Kuramı Üzerine
 
Baudrillard'ın Simülasyon Kuramı Üzerine  
Notlar ve Söyleşiler
Oğuz Adanır
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Dokuz Eylül Yayınları
Baskı Tarih: Nisan 2005
Sayfa: 156

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Dokuz Eylül Yayınları
Dizi: Düşün Dizisi

Baskı Tarih: Nisan 2005

Sayfa: 156

Boyut: 13,5x21 cm

Hamur: 2

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Baudrillard'ın amacı nedir? En son metinlerinde görüldüğü kadarıyla amacı sosyolojiye temel bir soru yöneltmektir: Gerçeğe, gelecekte olacağına inanılan devrime, diyalektiğe, insan haklarının evrenselliği sorununa ve eşitlik taleplerine ait alanı terketmemek temel bir yanılgı değil midir (?) sorusunu. Dünyanın kusurlarını başka bir şekilde ortaya koymuş olmasının dışında bu konuda başarılı olamayacağı hatta bu işi başarmasının olanaksız olduğu bile söylenebilir. Althusser ve marksistler gibi burjuva hukukunu, bir ideoloji olarak insancıllığı (hümanizma), (Habermas gibi) aydınlanma projesini ya da teknolojik gelişmeyi yadsıdığı söylenebilir Nietzsche gibi sosyalizm ve feminizme ait modern umutsuzluk biçimlerini yadsımaktadır. Bunu yaparak "yitirmiş olduğumuz dünya" konusunda özcülük ya da duygusallıktan kaçan bir Ötekilik kuramı üretmektedir. Nesne ve ötekilikle ilgili egemenliği, hakikati, birikimi yadsıyan; buna karşın yanılsama, ayartma ve tersine çevrilebilirliği yeğleyen farklı bir ilişki biçimi sunmaktadır Böyle bir önerinin taoist ya da zen kaynaklı bir sosyoloji anlayışına uygun düşeceği gibi bir düşünce çekici olabilir ancak Baudrillard her türlü mistik, yumuşak ya da hippie türü yorumlardan kesinlikle kaçınmaktadır. Baudrillard'a göre dünya nesnel açıdan parlak ancak acımasız, kusursuz bir şekilde düzenlenmiş bir yazgıya sahiptir Hatta Baudrillard'ın şeylerin bu nesnel düzenleriyle içkin mantıklarını ve ironik biçimlerini kapsayan bir harita oluşturmaya çalıştığı bile söylenebilir.. Sonuç olarak sosyologlar için Baudrillard'ın müdahaleleri çok özgün bir meydan okuma biçimidir. Günümüzde böylesine bütünsel bir özellik taşıyan, bizim modern toplumlarımızı temellerine kadar sarsan böyle bir meydan okuma biçimiyle karşılaşma olasılığı çok azdır. Bugüne kadar sosyologlar bu meydan okumaya yanıt vermeyi ve uygun bir entellektüel tartışma sürecine girmeyi başaramadılar. Bunun Baudrillard'ın değil sosyologların sorunu olduğu çok açık.