Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Cinius Yayınları      İbrahim Aygırcı   Bavulumda Dünya
 
Bavulumda Dünya  
İbrahim Aygırcı
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 6,00 TL
NetKitap Ederi: 3,60 TL
telefondan alışveriş 70645

Yayinevi/DiziYayinevi: Cinius Yayınları
Baskı Tarih: Aralık 2006
Sayfa: 120
Indirim: %40

Bu kitaba oy verin: (5 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Cinius Yayınları
Baskı Tarih: Aralık 2006

Sayfa: 120

İndirim: %40

Boyut: 12x19,5cm

Hamur: 2

Etiket: 6,00 TL

NetKitap Ederi: 3,60 TL


Arka Kapak
Bu kitap bildiğiniz ‘gezi rehberleri’ne benzemiyor. İbrahim Aygırcı sizi Çin’den Avrupa başkentlerine, oradan da ABD’ye uzanan, ilginç ve ‘alternatif’ bir yolculuğa çıkarıyor. Güneydoğu’lu bir gazeteci olan Aygırcı, yolculuk boyunca size rehberlik ediyor ve sık sık sıradan bir rehber olmayı bırakıp, size Avrupalılığı, Asyalılığı ve Amerikalılığı birer kavram olarak sorgulatıyor. “Bavulumda Dünya” bilindik anlamda bir dünya turu değil, aynı zamanda coğrafyayla, tarihle ve kültürle bezenmiş bir iç yolculuktur.

“Seyahat ve geziler yeni değil, ezelden beri eski. Her gezi bir başlangıç, her başlangıç bir hedeftir. Her hedefin kendine göre sancıları var ama bu yorucu geziler ilahi bir seziş yüklenildiğinde hafifler. Bütün geziler yeni idealler ışıldar. Bu ıdealler gezinin neresinde ve kaçıncı kilometresinde önümüze çıkar; ne zaman olur bilinmez. Bunlar cevapsız. Gezinin her noktasında yeni bilinmeyeni, yeni bir ilham perisi fısıldar... Ufuk genişler, yeni formüller belirir şuurda. Dört bir yana elçiler yollanır; yeni hatıraların bahçesinde yeni çiçekler filizlenir.”


Kitabın İçinden
ÖNSÖZ

Biz üzerimize düşeni düşünmekten vazgeçtİk. Düşünmediğimiz için bu ülke yangın merdivenine düştü. Yangın merdiveni iki yönlü bir çıkmaz sokaktır. Her iki çıkmaz korku ve endişe vermektedir.
Korku ve endişedir ki bizi Batının kuyruğuna taktı. Hepimiz kandırılıyor ve şahsi menfaatlerinin peşinde koşanların oyununa geliyoruz.
Ekonomimizi sert duvarlarla örenler ferdi saadet peşinde koşan holding sahipleri ve onların adına ülkeyi yönetenlerdir ki, bizi bu meçhul tekneye bindirip uçurumu büyüten bir sessizlik içerisinde ışıktan, ümitten koparıp kırık tekne ile Batıya kuyruk yaptılar. Kuyruk gittikçe uzamakta ve ilerleyen Batının arkasında biz geride kalmaktayız.
Bu ülke, üzerinde yaşayan insanların gözyaşı döktüğü bir arena mıdır ki, gözyaşı dökenler hâlâ kendilerini boğazlayacak kasaplarının peşinden koşmaktadırlar.
Bu ülkede boğazlanan insanlar kaderlerini seçmek hakkına sahip değildir. Aradıklarıyla değil, bulduklarıyla yetinmek zorundadırlar. Çünkü bu ülkede, insanlar doğmadan çok daha önce kaderleri saptanmaktadır.
Bu ülkede değişen din ve gelişen teknoloji karşısında hayatımız derin bir bunalım içine girdi. Bu bunalım eşiğinde yaşantımız değişen ve bilinmeyen kavramlarla geçmektedir. Hoşgörü diyalogları, globalleşme, yeni bilgi toplumu ve buna benzer kavramların bilinçsizliğinde hayatımız kısır bir döngüden kurtulamazken, bu döngü rahatsızlık vermektedir.
Hayatımıza monte edemediğimiz yeni teknolojiyle ve alışamadığımız hoşgörü diyalog dinleriyle insanlık görevimizi yapamamaktayız. Yapılmayan bu görevle gülmeyi, sevmeyi ve yardımlaşmayı unuttuk. Çünkü hoşgörü dinleri ve yeni diyalogların gölgesinde birbirimizle olan diyalogları rafa kaldırdık.