Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Metis Yayınları   Edebiyat Dizisi   Engin Geçtan   Bir Günlük Yerim Kaldı İster Misiniz?
 
Bir Günlük Yerim Kaldı İster Misiniz?  
Engin Geçtan
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 10,00 TL
NetKitap Ederi: 8,00 TL
telefondan alışveriş 9919

Yayinevi/DiziYayinevi: Metis Yayınları
Baskı Tarih: 1997
Sayfa: 128
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Metis Yayınları
Dizi: Edebiyat Dizisi

Baskı Tarih: 1997

Sayfa: 128

İndirim: %20

Boyut: 13cm x 19cm

Hamur: 2

Etiket: 10,00 TL

NetKitap Ederi: 8,00 TL


Arka Kapak
Dört kişi var hikâyemizde, kahraman sayılıp sayılmayacakları okuyucuya bırakılmış. Yaşamı düşlerinde sürdürmeyi seçmiş, dik başlı eski zaman bakiresi; dünyaya kaydını bir türlü yaptıramamanın tragedyasını komik bir imgeye dönüştürerek yadsımaya çalışan hüzünlü palyaço; yaşamla buluşmasına, bitişe çok az kala yetişen geçmişi karışık yalnız kadın; ve doğmak için ölen yaşayamamış yazar eskisi. Birkaç kişi daha var tabii, arada bir görünüp kaybolan: ölüm meleği, şeytan, ölümsüz büyücü, vesaire. Ve onlar birlikte, rastlantısal kesişme noktalarında zaman zaman buluşup ayrılarak ya da hiç buluşamayarak, hiçbir şeyin değişmediği, ama her şeyin her an farklılaştığı bir zaman diliminin hikâyesini yarattılar.

Parça
"Düş", s. 5-9

Hızla inen kılıcın göz kamaştıran pırıltısı ve eskimiş kanın siyahıyla kararmış kütüğün üzerinden sepete düşen genç ve yakışıklı baş. Bir an için direnen başsız gövdenin boynundan fışkıran kan. Utanmaz zafer çığlıkları, yüzlerini kapatır gibi yaparken sadizmin keyifli suçluluğuna rağmen gözlerini kesik baştan ayıramayan kadınlar, dikkatlerin infaza yönelmesinden yararlanıp hızla işe koyulan yankesiciler. Yüksek sesle mistik bir ezgi söylemeye başlayan yaşlı adamın sararmış maşlahına eliyle yapışmış mavi sümüklü çocuk. İnfazın ardından hızla meydana girip ortalığı sarı toz bulutuna boğan atlı araba. Yuları birden çekilince kişneyen yaşlı atını hiddetle kırbaçlayıp, yere okkalı bir tükürük yapıştıran karanlık yüzlü sürücüsü. İnfazı kıl payı kaçırmış olduğu belli.
Yankesiciler dışında, infaz sırasında gözleri başka yerde olan biri daha vardı meydanda. On dokuz yaşında temiz yüzlü bir delikanlı. Adı İdris. O kadını, celladın kılıcını indirmesine az kala görmüştü. Meydanı çevreleyen binaların siyaha boyalı işlemeli ahşap pencerelerinden birinden bakan esmer güzeli kadını. Kara gözlerinin çevresi sürmeli, saçlarının yanından inen siyah tül baş örtüsü yarı çıplak memelerinin üzerinden sarkmış. İdris gözlerini bir an ondan ayırıp kütükten yuvarlanan başa baktı, sonra tekrar kadına. Diğer binaların pencereleri infazı seyretmeye gelenlerle silme doluyken bu evin diğer pencereleri boş.
Meydanı kaplayan sarı toprakla eş renkte binalar dört ya da beş, kimi ise altı katlıydı. Küçük dar pencereleri süslemeli demirden, çoğu siyaha boyanmış. Kadının bulunduğu binanın görünürde diğerlerinden farkı yok gibiydi, ama İdris oranın ayrıcalıklı bir yer olduğunu biliyordu. Sultan'ın himayesinde olduğu söylenen, ülkede türünün örneği tek ev. Kadının oranın en pahalı fahişesi olduğunu da biliyordu. Adı Samira'ydı. Onu daha önce de görmüştü bir kez, yaklaşık üç ay önce. Bol siyah çarşafının altındaki narin bedeni ve baş döndüren dişi yürüyüşüyle o evden çıkarken. Boyasız gözlerinde çocuksu saflık ve bir şeyleri zamanından önce yaşamışlığını yansıtan hüznün karışımıyla. Bakışları bir an oracıkta heykele dönüşen İdris'e yönelmiş, sonra hızla yürüyüp gözden kaybolmuştu. O günden bu yana bu güzel çöl ilahesi delikanlının düşlerini tutsak almıştı, ama İdris'in düşlerini gerçekleştirecek parası yoktu. Hiçbir zaman olmamıştı, çıraklık yaptığı demirci dükkânından aldıklarıyla olamazdı da.
İdris ısrarlı bakışını Samira'dan ayırmak üzereydi ki beklenmedik bir şey oldu. Kadın onun bakışını fark edip gülümsedi, sonra da eliyle işaret etti gelmesi için. İdris önce inanamadı. Ulaşılmaza ulaşıldığı anda yaşanan duyarsızlıkla, soluveren yüzü ve kendisinin de duyabileceği kadar gümbürdeyen kalp atışları dışında. Sonra kadın pencereden kayboldu ve delikanlı ürkek adımlarla evin siyah demir kapısına doğru yürüdü.