Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Toplumsal Dönüşüm Yayınları   Tarih ve Aydınlanma Dizisi   E. Ali Okur   Bir Müslümanın İtirafları
 
Bir Müslümanın İtirafları  
Tarikat Gerçeği
E. Ali Okur
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Toplumsal Dönüşüm Yayınları
Baskı Tarih: 1997
Sayfa: 368

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Toplumsal Dönüşüm Yayınları
Dizi: Tarih ve Aydınlanma Dizisi

Baskı Tarih: 1997

Sayfa: 368

Boyut: 13cm x 19cm

Hamur: Ciltsiz

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Yıllarca tarikatlar üzerinde araştırma yaptım. Tarih içinde seyrini izledim. En sonunda şu kesin yargıya vardım. Tarikat, Kur'an'dan aldığı kimi ödünç kavramlarla, İslamdan apayrı bir dindir. Başka dinlerin Kur'an'daki İslâmla ne kadar ortak yanları varsa, geleneksel tarikat anlayışlarının da belki o kadar benzerlikleri vardır. Bu zaten insanı konu alan bütün öğretilerin de bir özelliği değil midir? Bugün halkımızın inanıp yaşadığı din, Kur'an'da öngörülen 'din' islam değildir. Daha çok Emevi saltanatında, ete kemiğe büründürülüp İslam diye dayatılan, o günden bu güne başka dinlerden de; renkler, motifler, imgeler taşıyan, tarih içinde kuşaktan kuşağa süregelen bir dindir. dinin en önemli özelliği dogmatik, zorba ve yayılmacı olmasıdır.
Semtlerde şeyhler ve ülke bazında da sultan buyurgandır. Halk da şeyhler etrafında bir uydudur. Kendi görüşü, kendi hayatı yoktur. Bu anlamda her birey kuldur ve her şeyh de birer ilahtır. Bu tarikat şeyhleri; birer kişilik katili, acımasız birer büyücüdürler. Bunlar her türlü uyuşturucu örgütlenmelerinden daha bir tehlikelidir. İnsan, bir mafya kurumuna girerken yani oraların bir üyesi olmaya karar verirken, kötü bir iş yaptığını daha baştan bilir. O yüzden de vicdanının kişiyi rahatsız etmesi mümkündür ama bir mürit, hayata hep şeyhinin gözüyle bakar, onun kulağıyla duyar, onun akılıyla akleder. Yani onda yok olur. Şeyhi de yüzyıllarca, önce ölmüş pirinin, efendilerinin kendilerine bırakmış olduğu çoğu akıl dışı, gayri insani fosil bilgilerle, daha doğrusu hurafelerle örmüş oldukları kozalarında ölüp ölüp giderler.