Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Metis Yayınları      Walter Benjamin   Brecht'i Anlamak
 
Brecht'i Anlamak  
Walter Benjamin
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 11,00 TL
NetKitap Ederi: 8,80 TL
telefondan alışveriş 4072

Yayinevi/DiziYayinevi: Metis Yayınları
Baskı Tarih: 2000
Sayfa: 140
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (3 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Metis Yayınları
Baskı Tarih: 2000

Sayfa: 140

İndirim: %20

Boyut: 13cm x 19cm

Hamur: 2

Etiket: 11,00 TL

NetKitap Ederi: 8,80 TL


Arka Kapak
Brecht'i Anlamak yıllar sonra yeni basımına yer verdiğimiz bir Metis klasiği. İlk kez 1984'te yayımlamıştık. Kitabın önemi yirminci yüzyılın en çok tartışılan sanat ve estetik kuramcılarından Benjamin ile bir tiyatro kuramcısı ve uygulamacısı olarak son derece etkili olan Brecht'i, aynı zamanda dost olmuş, tartışmış ve birbirini etkilemiş bu iki özel şahsiyeti bir araya getirmesi... Brecht'in sanatını Benjamin anlatıyor:
"Brecht için neyin belirleyici olduğunu bir çırpıda söylemek isteyen bir kişinin şu cümleyi kullanması akıllıca olacaktır: 'Onun konusu yoksulluktur.' Düşünürlerin, varolan pek az sayıdaki geçerli düşüncelerle; yazarların, sahip olduğumuz pek az sayıdaki sağlam formülasyonlarla; devlet adamlarınınsa insanların yetersiz enerji ve zekâlarıyla nasıl yetinmek zorunda olduklarıdır tüm çalışmalarının teması... Brecht'in yoksulluğu bir tür üniformadır ve onu bilinçli olarak giyen herkese yüksek bir rütbe verir. Kısacası, insanın makine çağındaki fizyolojik ve ekonomik yoksulluğudur. 'Devlet zengin, insanlarsa fakir olmalıdır; devlet pek çok şey yapabilmeli ama insanlara az şey yapabilme izni vermelidir.' Bu, Brecht tarafından formüle edildiği, verimliliğinin araştırıldığı ve çelimsiz ve dağınık görünüşüyle ortaya çıkarıldığı şekliyle, yoksulluğun genel insan hakkıdır."

İçindekiler
Brecht Üzerine Bir Radyo Konuşması
Epik Tiyatro Nedir? (I)
Epik Tiyatro Nedir? (II)
Epik Tiyatro Teorisi Üzerine Çalışmalar
Epik Tiyatroda Bir Aile Oyunu
Proletaryadan Bahsetmenin Yasak Olduğu Ülke
Brecht'in "Beş Paralık Roman"ı
Brecht Üzerine
Brecht'in Şiirleri Üzerine Yorumlar
Üretici Olarak Yazar
Brecht ile Konuşmalar
Notlar

Parça
"Brecht Üzerine Bir Radyo Konuşması", 1930, s. 7-14

Henüz hayatta olan yazarlar hakkında tarafsız, açık ve objektif olarak konuştuğunu iddia etmekte dürüstçe olmayan, aldatıcı bir şey vardır. Her ne kadar hiç kimse bu çağdaş kişiyi saran havanın kendisini, neredeyse birini bile bilinciyle kontrol edemediği bin bir biçimde etkilemesini engelleyemezse de bu, yalnızca kişisel olmaktan çok bilimsel bir aldatıcılıktır. Tabii bu, böylesi bir sunuma kendini salıvermek ve bulanık bir dizi çağrışımda, anekdotta ve analojide şansını denemek anlamına gelmez. Tam tersine, eğer edebiyat tarihi buraya uygun düşmüyorsa, uygun olan eleştiridir. Bu da kendini her türlü ucuz asaletten ne denli uzak tutar ve eserin güncel yanlarına ne denli kararlılıkla bağlı kalırsa, bir biçim olarak o denli güç kazanır. Örneğin Brecht söz konusu olduğunda, yaratıcılığının içsel tehlikelerini, politik tavır sorununu ve hatta araklayıcılığı sessizce geçiştirmek aptallık olacaktır. Bu, onun yaratıcılığına gerçek bir yaklaşımı imkânsız kılar. Dahası, bunların yanı sıra teorik düşüncelerinin, konuşma tarzının ve hatta dış görünüşünün ele alınması, eserlerinin biçim, içerik ve etkilerini sıralayıveren kronolojik bir diziden daha önemlidir. Bu yüzden, işe en son kitabını ele alarak başlamaktan vicdan azabı duymuyoruz. Bir edebiyat tarihçisi için şüphesiz hatalı sayılabilecek bu tavır, bir eleştirmen için tümüyle haklı görülebilir; çünkü (Berlin'de, Kiepenheuer yayınevi tarafından basılan) Denemeler [Versuche] adındaki bu kitap, Brecht'in en zorlu eserlerindendir ve olayın tümünü bir çırpıda, kararlı ve doğrudan kavramaya zorlar bizi.
Denemeler'in yazarından inançlarını, kahramanlarından talep ettiği gibi, kabaca itiraf etmesini istediğimizde şunları söylediğini duyabiliriz: "Yeteneğimi özgürce kullanmayı reddediyorum. Onu bir eğitimci, bir politikacı, bir örgütleyici olarak kullanıyorum ben. Edebi tavrıma yöneltilmiş hiçbir itham yoktur ki –arakçı, kışkırtıcı veya sabotajcı– edebi olmayan, anonim, fakat planlı çalışmalarım için bir övgü olarak kabul etmeyeyim." O halde şurası açıktır ki Brecht, bugün Almanya'da, yeteneklerini ne yönde kullanacaklarını kendilerine soran ve ancak gerekliliğine inandıkları alanda kullanan, bu şart yerine gelmediğinde ise işi bırakan az sayıdaki yazardan biridir. Denemeler, Brecht'in yeteneğini uygulama noktalarıdır. Burada yeni olan, bu noktaların tüm önemleriyle belirmeleridir. Yazar, bunların uğruna "eser"ini terk eder ve çölde petrol sondajına başlayan bir mühendis gibi, tüm etkinliğini bugünün çölündeki iyice belirlenmiş noktalara yöneltir. Burada bu noktalar tiyatro, anekdot ve radyodur – diğerlerine daha sonra sıra gelecektir. "Denemeler'in yayınlanışı," diyor yazar, "belli çalışmaların kişisel deneyimler olmaktan (bitmiş eser niteliğini taşımaktan) çok, belirli kurum ve kuruluşları kullanmaya (dönüştürmeye) yöneldikleri bir zamanda gerçekleşti." Yenileştirmelerin duyurusu değil, yeniliklerin tasarıları yapılmaktadır. Burada edebiyat, yazarın dünyayı değiştirme isteğinde olmayan, ılımlılıktan yana geçmiş duygularından bir şey beklemez artık. Bilir ki tek şansı, dünyayı değiştirmek denen karmaşık süreçte bir yan ürün olabilmektir; ve burada böyledir. Hem de paha biçilemez bir yan üründür. Asıl ürün ise yeni bir tavırdır. Lichtenberg(1) şöyle der: "Önemli olan, kişinin neye inandığı değil, inandığı şeyin onu ne yaptığıdır." Brecht'in tavır dediği işte budur. Yenidir ve en yeni olan yanı da öğrenilebilirliğidir. "Bay Keuner' in Öyküleri [Geschichten vom Herrn Keuner] adlı ikinci deneme, jestleri alıntılanabilir kılma girişimini temsil eder," der yazar. Fakat alıntılanabilen yalnızca Bay Keuner'in tavırları değildir; alıştırmalar yoluyla, Lindberglerin Uçuşu'ndaki(2) [Flug der Lindber-ghs] öğrencilerin ve bencil Fatzer'in tavırları da alıntılanabilir. Üstelik yalnızca tavırlar değil, onlara eşlik eden sözler de. Bu sözler üzerinde de alıştırma yapılması gerekir; yani önce fark edilecek, sonra anlaşılacaktır. Önce pedagojik, ardından politik etkileri ortaya çıkar, şiirsel etkileriyse en arkadan gelir.