Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Pegasus Yayınları   Yayınevi Genel Dizisi   Alaettin Parmaksız   Burası Hakkari
 
Burası Hakkari  
Ankara'dan Göründüğü Gibi Değil
Alaettin Parmaksız
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Pegasus Yayınları
Baskı Tarih: 2007
Sayfa: 352

Bu kitaba oy verin: (1 oy)
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Pegasus Yayınları
Dizi: Yayınevi Genel Dizisi

Baskı Tarih: 2007

Sayfa: 352

Boyut: 14 x 21 cm

Hamur: 3

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Türkiye'nin en zorlu coğrafyasında PKK Operasyonları ,Türk Silahlı Kuvvetlerinin Büyük Mücadelesi ve Yaşananlar...

Hakkari Dağ Ve Komando Tugayı eski Komutanı Emekli Tümgeneral Alaettin Parmaksız, dört yıl boyunca Hakkari'de görev yaparken yaşadıklarını "Burası Hakkari, Ankara'dan Göründüğü Gibi Değil" adlı kitabında toplamıştır. Alaettin Parmaksız, terörle mücadele stratejilerini irdeleyerek alternatif çözümler ürettiği kitabında, ayrıca birbirinden çarpıcı anılarını da aktarmaktadır.

Bu anılarda, Vatan'ın savunulması için yapılanların yanı sıra, yöre halkının yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla çabalayan Silahlı Kuvvetler'in mücadeleleri bir ibret ve gurur tablosu olarak gözler önüne serilmektedir.

"... Bir gün Hakurk bölgesinden bir terörist kaçarak tugaya teslim oldu. Sorgulama esnasında baktım gayet aklı başında konuşuyordu. Yaptığı işten de pişmanlık duyuyordu. Akşam yemeğinden sonra teröristi aldım, birlikte tabur yemekhanesine gittim. Nöbetçi subaya odasına gitmesini emrettim. Sonra dönüp komandolara 'Bu delikanlı bir PKK'lı...' dedim. Ortalığı ürkütücü bir sessizlik aldı. "Şimdi onu size bırakacağım, onu misafir kabul edin, aklınıza gelen soruları sorun, ev sahipliğinde kusur etmeyin, ben sizlere güveniyor ve size bırakıyorum. İki saat sonra bıraktığım gibi alacağım," dedim.

İki saat sonra geldiğimde koyu bir sohbet başlamış, karşılıklı çay içiyorlardı. İşte Mehmetçiğin insanlık anlayışı buydu. Dağlarda acımasız ancak kendine sığınana da şefkatliydi.

"Komutansan telsizden iki kelime duyarsın. Mayına bastık ve sıcak temas var. Aradan yıllar gibi uzun süren, ömründen neleri aldığını bilemediğin 20-30 saniye sonra 'yaralımız var' sesini duyduğun zaman, şehidimiz yok diye sevinirsin. 'Yaralıyı almak için helikopter hazır olsun,' dersin. Bu ilk hareketin başlangıç cümlesidir. Otomatik olarak hastanede doktorlar ameliyathaneyi hazırlarlar. Ambulans yaralıyı almak için helikopter pistine gider, yaralının kimliği belli olunca kan grubu bellidir. Kan lazım olabilir diye aynı kan grubundan beş kişi hastaneye gider ve orada hazır bekler..."