Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Metis Yayınları      E.M. Cioran   Burukluk
 
Burukluk  
E.M. Cioran
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 9,50 TL
NetKitap Ederi: 7,60 TL
telefondan alışveriş 12493

Yayinevi/DiziYayinevi: Metis Yayınları
Baskı Tarih: 1993
Sayfa: 94
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (4 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Metis Yayınları
Baskı Tarih: 1993

Sayfa: 94

İndirim: %20

Boyut: 13cm x 19cm

Hamur: 2

Etiket: 9,50 TL

NetKitap Ederi: 7,60 TL


Arka Kapak
"Herşeyi yıktıktan sonra kendini de yıkmayan bir kitap, bizi beyhude yere azdırmış olurdu."
Kimi zaman ciddi, kimi zaman gülünç bir düşünce derlemesi olan Burukluk, ilk paragrafından son paragrafına aynı saplantıyı sürdürür: Hem kaygı hem gülümseme dolu bir şüpheyi muhafaza etmek.








Kitabın İçinden
Modern gurur: Değer verdiğim bir insanın dostluğunu kaybettim, ondan daha yozlaşmış olduğumu ona tekrarlamaya yırtındığımdan...
*
Batı boş yere geçmişine lâyık bir can çekişme biçimi aranıyor.
*
Don Kişot, bir uygarlığın gençliğini temsil eder: Kendine olaylar icat ediyordu — bizse üzerimize gelen olayların elinden nasıl kurtulacağımızı bilemiyoruz.
*
Doğu, çiçekler ve feragat üzerine eğildi. Biz, ona karşı makinaları ve çabayı çıkarıyoruz, bir de o dörtnala melankoliyi — Batı' nın son sıçramasını.
*
Büyük ulusları biraz ilave gelecek dilenirken görmek ne hazin!
*
Bizim devrimiz vatansızların Romantizminin damgasını taşıyacak. Artık hiç kimsenin oturma hakkı olmayacağı bir evrenin sureti şimdiden biçimleniyor.
Bugünün her vatandaşının içinde müstakbel bir evsiz barksız yabancı yatmaktadır.
*
Bin yıllık savaşlar Batı'yı sağlamlaştırdı; yüz yıllık "psikoloji" ise can havline kaptırdı.
*
Mezhepler yoluyla kalabalık Mutlak'tan pay alır, bir halk da canlılığını dışavurur. Rusya'da Devrim'i ve Slav tufanını hazırlayan da mezhepler oldu.
Katolikliği esaslı bir katılık gösterdiğinden beri köhneleşme sarıyor; halbuki daha kariyeri bitmedi: Latinliğin yasını tutması da gerekiyor.
*
Derdimiz tarihin derdi, tarih tutulması olduğundan, Valéry'nin sözünden ileri gitmek, onun menzilini artırmak zorundayız: Uygarlığın ölümlü olduğunu şimdi biliyoruz; kanamalı ufuklara, beterin mucizelerine, ürküntünün altın çağına doğru dörtnala gittiğimizi...
*
16. yüzyıl, çatışmalarının yoğunluğuyla bize bütün diğer yüzyıllardan daha yakındır; ama zamanımızda bir Luther, bir Calvin görmüyorum. Bu devlerle —ve çağdaşlarıyla— mukayese edilirsek, bilgi belasına anıtsal bir kadere terfi etmiş pigmeleriz. — Endamımızda bir noksanlık varsa da onlardan bir puan fazla kaydederiz: Serüvenleri sırasında, onların, sevgili kullardan biri olma imkânları, korkaklıkları vardı. Hâlâ cazip kalan tek Hıristiyan fikir olan Alınyazısı, onlar için ikili yüzünü muhafaza ediyordu. Bizim içinse artık sevgili kul yok.
*
Almanlar ve İspanyollar kendilerini izah ederken bir kulak verin; kulağınızda hep aynı nakaratı çınlatacaklardır: trajik, trajik... Uğradıkları musibetleri veya duraklamalarını size anlatma tarzları, uç verme biçimleridir bu...
Balkanlar'a doğru dönün; yerli yersiz şunu işitirsiniz: kader, kader... Kökenlerine çok yakın olan halkların, etkisiz hüzünlerini kamufle etme yolu. Mağara adamlarının ketumiyeti...

İçindekiler Label
Sözün Körelmesi
Uçurum Dolandırıcısı
Zaman ve Kansızlık
Batı
Yalnızlık Sirki
Din
Aşkın Canlılığı
Müzik Üzerine
Tarihin Başdönmesi
Boşluğun Kaynağında