Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Yapı Kredi Yayınları   Doğan Kardeş Kitaplığı Dizisi   Umberto Eco   Cecü'nün Yer Cüceleri
 
Cecü'nün Yer Cüceleri  
Umberto Eco
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 18,00 TL
NetKitap Ederi: 14,40 TL
telefondan alışveriş 59913

Yayinevi/DiziYayinevi: Yapı Kredi Yayınları
Baskı Tarih: Ocak 2006
Sayfa: 114
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (4 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Yapı Kredi Yayınları
Dizi: Doğan Kardeş Kitaplığı Dizisi

Baskı Tarih: Ocak 2006

Sayfa: 114

İndirim: %20

Boyut: 17x23cm

Hamur: Ciltli, 1

Etiket: 18,00 TL

NetKitap Ederi: 14,40 TL


Arka Kapak
Bilim adamı, yazar, edebiyatçı, eleştirmen olarak 20. yüzyılın en önemli düşünce adamlarından Umberto Eco'dan çocuklara masallar: Cecü'nün Yer Cüceleri.

Bomba ve General
Bir bombanın içine kapatılmış üzgün atomlar ve ne pahasına olursa olsun savaş çıkarmak isteyen bir general.

Üç Kozmonot
Altı kollu bir Marslıya rastlayan üç kuşkucu kozmonot.

Cecü'nün Yer Cüceleri
Mutlu masum yaşayıp giden küçük bir gezegene uygarlığı götüreceğini iddia eden kendini beğenmiş bir imparator.

"Bomba ve General", "Üç Kozmonot" ve "Cecü'nün Yer Cüceleri" başlıklarından oluşan kitapta savaş karşıtlığı, farklılıklara saygı ve çevrecilik ekseninde barışçıl bir anlatım hâkim. Umberto Eco'nun anlattığı, Eugenio Carmi'nin resimlediği Cecü'nün Yer Cüceleri masallara ihtiyacı olan herkes için...


Kitabın İçinden
...
Onlardan öyle farklı öyle farklıymış ki,
onu anlamak ve sevmek gelmemiş ellerinden.
Aralarında hemen anlaşıp ona karşı saf tutmuşlar.

Bu canavarın karşısında
kendi aralarındaki farkın hiç önemi kalmamış.
Varsın her biri farklı bir dil konuşsun, ne olurmuş?
Onlar aynı hamurdanmış, insanmış.

Ama öteki öyle değilmiş.
Bir kere çok çirkinmiş
ve dünyalılar, çirkin olanın
aynı zamanda kötü olduğunu düşünürmüş.

Böylece parça parça eden atom tabancalarıyla
onu öldürmeye karar vermişler.

Ne var ki bu sabah ayazında,
yuvasından kaçtığı anlaşılan Marslı bir kuş
korkudan ve soğuktan titreyerek ansızın yere düşmüş.

Umutsuzlukla, aşağı yukarı aynen bir dünyalı kuş gibi
cik cik ötüyormuş. İnsanın gerçekten yüreğini burkuyormuş.
Amerikalı, Rus ve Çinli ona bakmışlar
ve merhametten dolan gözlerinden akan
bir damla yaşa engel olamamışlar.

Ve işte tam o anda tuhaf bir şey olmuş.
Marslı da kuşa yaklaşmış,
ona bakmış ve hortum burnundan
iki öbek duman tüttürmüş.
Dünyalılar, kalplerinden vurulmuş bir halde,
Marslının ağladığını anlamışlar.
O da kendince, Marslılar gibi ağlıyormuş işte.


Sonra onun kuşun üzerine eğildiğini,
altı kolu arasına alarak
onu ısıtmaya çalıştığını görmüşler.

Bunun üzerine Çinli iki Dünyalı arkadaşına dönmüş.

"Anladınız mı?" demiş. "Biz bu canavarın
bizden farklı olduğunu sanıyorduk,
ama o da hayvanları seviyor, üzülmeyi biliyor,
bir yüreği var ve kesinlikle bir beyni de olmalı!
Hâlâ onu öldürmeyi düşünüyor musunuz?"
S.66-72