Üye Girişi
Yeni Üye
Sıkça Sorulan Sorular
Sepetim
(0)
Yakında!
Konular
|
Çok Satanlar
|
Yeni Çıkanlar
|
Yayınevleri
|
Yazarlar
|
Yeni Çıkanlar Programı
|
Son Gezdiklerim
Ceset Kokan Kadınlar
Cesaret: Tehlikeli Yaşamının Coşkusu
Cesaret Tehlikeli Yaşamın Coşkusu
Cesaret Beşlisi
Cervantes'in Yeğeni
Cerrahiler: Sosyal Değişme ve Tarikat
Cerrah
Cern Kabala Deccal ve Mehd
Cermen Tanrı ve Kahramanlarının Efsaneleri 2. Cilt
Cermen Tanrı ve Kahramanlarının Efsaneleri 1
Kitap
Nokta Yayınları
Roman Dizisi
Zeki Kayahan Coşkun
Ceset Kokan Kadınlar
Ceset Kokan Kadınlar
Zeki Kayahan Coşkun
Baskısı yok
E-posta adresiniz:
Üyelik şifreniz:
Şifremi unuttum!
Yayinevi:
Nokta Yayınları
Baskı Tarih:
Mart 2004
Sayfa:
154
Bu kitaba oy verin:
(5 oy)
Yorum Yaz
Paylaş
|
Bu kitaplar da ilginizi çekebilir
Kitap Hakında
Yorumlar
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi:
Nokta Yayınları
Dizi:
Roman Dizisi
Baskı Tarih: Mart 2004
Sayfa: 154
Boyut: 13,5x19,5cm
Hamur: 2
Etiket:
Baskısı yok
Arka Kapak
Ne demeli?..
Nasıl anlatmalı?..
Ne yazmalı bu dar ve parlak yüzeye?..
Sıradan bir yalnızlık benimkisi...
Kiminkinden farkı var?..
Kelimelerden cümle kurma yeteneğim,
benim yalnızlığımı sadece belgelenmiş bir "anı" yapar...
Herkesinki gibi bir yalnızlık bu...
Yangın yerinde hareket edememek gibi...
Hiçbir teselliye boyun eğmeyen...
Laftan, sözden anlamayan bir yalnızlık bu da...
Asi... Onurlu... Ümitsiz...
Hiç kimseninkinden farkı yok...
Sabah ezanından hemen sonra...
Durduk yere arabanın camını açıp...
İstanbul'un tam ortasında, sesim kısılasıya
geceye O'nu bağırmak...
"Seni seviyorum"u öfkeye dönüştürmek...
Bu koca kente O'nu haykırmak...
Dudaklarımın önce titremesi...
Sonra gözlerimin dolması...
En fazla ağlamak ıslak caddelere...
Elimin ayağıma dolaşması...
Salaklaşmak...
Farklı mı yapar benim yalnızlığımı?...
Duysaydı... Belki...
Duymadı... Duyulmadı...
Henüz kimse kitap hakkında yorum yapmadı. İlk yorum sizden gelsin!
Yanıt:
Bilgisiniz
Adınız:
E-posta:
Bulunduğum Yer:
Zeki Kayahan Coşkun
Yazarın diğer kitapları
Fareli Köyün Kavalcısı ve Saz Arkadaşları
Yiyemeyeceğin Muzu Soyma
Meğer Annem Haklıymış
Bu Çocuk Kimin?
Yiyemeyeceğin Muzu Soyma
Meğer Annem Haklıymış / Anneleri Anlama Kılavuzu
Fareli Köyün Kavalcısı ve Saz Arkadaşları / Uyku Kaçıran Masallar 1
Türkleri Anlama Kılavuzu 2
Durun! Siz Evlenemezsiniz
Türkleri Anlama Kılavuzu
Durun! Siz Evlenemezsiniz...
En Son Ne Zaman Şey Ettiniz?..
Yaşam Öyküsü
Zeki Kayahan COŞKUN Kimdir?..
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Hep çocuktu...
Yine çocuk...
Saçları kumral...
Dümdüz...
Ipıl ıpıl parlıyan bir çocuktu...
Yine çocuk...
Uyurken dudaklarının kavuştuğu kenarından gerdanına doğru uyku suyu akan...
Üzerindeki yeşil battaniyesinin birazı yere doğru uzanan bir çocuktu...
Telaşsız...
Umarsız...
Kirli...
Kuruyunca griye çalan çamurları; suratında ellerinde dizlerinde taşıyan bir çocuktu...
Gecenin bir yarısında ateşi çıkan...
Kusan...
Üşüyen...
Anasının baş ucunda sabahladığı bir çocuktu...
Babası işe gidince ne gereği varsa ağlayan...
Akşam olup da dönünce mutlu olan...
Yağmur birikintilerinde kağıt kayıklar yüzdürmüş...
Keskince katladığı her bir uçağı yere düşmüş...
Ayağına paslı olup olmadığı ebeveynleri tarafından merak edilen çiviler batmış...
Pasın neden önemli olduğunu kavrayamamış...
Kanamış bir çocuktu...
Yine çocuk...
Sigara görünümlü sakızlar çiğnemiş...
En berbat mikrop dolu pembe gofretleri yemiş...
Leblebi tozu boğazında kalmış...
Niyet çekmiş...
Elvan gazozunu bir dikişte içebilmiş...
Uçan balonu olmuş...
Siyah okul önlüğü giymiş...
Kırmızı Pinokyo bisikletine rahatça binebilecek geniş sokaklara sahip olmuş
Bisikletinin kırmızısından utanan bir çocuktu...
Yarısı apartmanlarla yarısı bahçeli evlerle dolu mahallesi çalınmış...
Çocukluğunun üzerine A B C blok diye kategorize edilerek havuzlu siteler yapılmış bir çocuk...
Üzerinde masmavi gökyüzünün olduğu bir çocuktu...
Peçeteyle kağıt havluyla değil; elbeziyle ağzı silinmiş...
Anne tarafından iyice bastırılınca daha iyi paklar diye düşünülen elbezi dokusunun ağzını acıttığı bir çocuktu...
Elbezinin sabun tadının hala dudaklarında olduğu bir çocuk...
Yine çocuk...
Anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı?..
Seni bize götürelim bizim oğlumuz olur musun?..
Ve benzeri aptalca sorularla dimağı yoklanmış...
Misafirliğe gidildiğinde misal muzdan kendisine düşen adetten daha fazlasını yiyince evde olsa yemez bir yere gidince hep böyle oluyor ana-baba utancını duymuş...
Ev sahibi kişi bir an için uzaklaştığında kaş göz işaretleriyle uyarılan yediği muz zehir zıkkım edilmiş bir çocuktu...
Nalbura gidip bilmemkaçnumara boya almış sonra bir ton açığı olsa iyi olur tespitiyle nalbura bir kez daha gönderilmiş yolda giderken küfretmiş...
Evde badana yapılırken mutlu olsun diye eline küçük bir fırça verilmiş onun boyadığı yerler badanacı kişi tarafından umursanmadan tekrar boyanmış...
Bu güvensizliğe anlam verememiş bir çocuktu...
Alışverişi gönderilirken verilen paranın üstüyle kendine istediğin bir şeyi alabilirsin özgürlüğü sunulmuş eve gelindiğinde illa ki kendine ne aldın merakıyla karşılanmış...
Sen dururken annen mi gitsin ekmek almaya siteminden etkilenip televizyondaki filmi yarım bırakarak bakkala ekmek almaya gitmiş...
Evin ekmek ihtiyacı hep seyrettiği en güzel filmlere denk düşmüş...
Bakkal ev arasındaki mesafede ekmeğin ucunu ısırarak gıda etmiş bir çocuktu...
Yine çocuk...
Evden çıkarkenParan var mı? sorusuna "Hayır yok" yerine seri şekilde "Var var" diyen tam kapıyı kapatacakken"Şunu da al bulunsun lazım olur" baba sıcaklığıyla karşılaşmış bir çocuktu...
Parayı utana sıkıla alırken paraya bakmıyormuş gibi yapan...
"Valla param var yaaa" sahtekarlığına sığınmakta ısrar eden çulsuz...
İçten içe "Ulan baba ne kadar anlayışlısın sağol be ya" sessizliğinde sevinen bir çocuktu...
Yine çocuk...
***
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
At arabalarının kamyonetlerin arkasına takılmış...
Arkadaşları tarafından "Abi takılan var takılan var" diye gammazlanmış...
Minibüslerde otobüslerde midesi bulanınca annesi tarafından "aklına getirme midenin bulandığını" öğüdüyle yüzleşmiş...
Bu öğüdü ciddiye alıp "Aklıma getirmiycem getrimiycem işte" diye mücadele etmiş ve bunu başaramamış bir çocuktu...
Depozitolu şişeleri evden çaktırmadan yürütüp bakkala satarak harçlığını çıkarmış...
Ebe tura bir ki üç yerden yüksek Japon kale dokuz aylık... gibi oyunlara doymayan...
Hava kararmadan evde olması gerekmiş bir çocuktu...
Yine çocuk...
Evdeki terliklerin salon mutfak banyo balkon terliği şeklinde ayrılmasına anlam veremeyen...
Balkon terliğiyle odalarda diğer terliklerle balkonda dolaştığında azarlanmış bir çocuktu...
Yine çocuk...
Banyo yapmayı sevmeyen...
Taşa oturunca gerçekten karnı ağrıyan...
Acıkınca eve şöyle bir uğrayıp ekmeğin arasına domates destekli bir şeyler koydurarak evden bir çırpıda çıkan...
Evden çıkarken ayakkabıların giyilmesi esnasında ekmeği yanından dişleyerek ağzında tutan...
Çıtalı uçurtma yapmayı asla öğrenemediğinden marangozdan yalvar yakar aldığı çıtaları mahallenin abilerine gözü kapalı teslim eden bir çocuktu...
***
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Ağlamaktan utanmayan...
Akşama köfte patates kızartması yapıldı mı sevinçten deli olan...
Köfteleri patatesleri yerken yarına kalma ihtimalini düşünen...
Ertesi gün buzdolabını açtığında bir tane olsun köfteye rastlayamayan...
Tek tük kalmış pörsümüş patateslere tenezzül etmeyen bir çocuktu...
Yine çocuk...
Bütün spor ayakkabılarına"esem spor" denilen...
Ayakkabı bağlamayı geç öğrenmiş...
Kış günlerinde pantolonunun altına zorla külotlu çorap giydirilmiş...
Arabaların şoför tarafındaki camlarından içeriye dikkatlice bakarak "arabanın kaç yaptığını" öğrenmekten aaaif alan...
"Kızların içinde kızılcık bebek" küçümseyişini fazlasıyla tatmış bir çocuktu...
Yine çocuk...
***
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Düğünlere götürülmüş...
Düğünlerde mahalli sanatçının "anneler babalar çocuklarınızı yanınıza alın" uyarısıyla sahneden alınmış...
Sonra tekrar sahneye fırlamış...
Adını bilmeyenlerin "Küçüüüükkkkkkk... Şişşşştttt küçüüüükkk" seslenişine maruz kalmış bir çocuktu...
Bir çocuk...
Kocaman kocaman sevdaları olan...
Hep en kudretli kendisinin aşık olduğunu sanan öylesine bir çocuktu...
Yine çocuk...
***
O işte...
O...
Daha ne olsun...
Nasıl söylesek?..
Nasıl anlatsak?..
Pasaklıdır mesela...
Dağınık...
Hep dağınık...
Kendisini dağıtacak sevdaları kolay bulması bundan belki...
Belki bundan iflah olmaz bir gönül adamı...
Dağınık...
Ruhu... Beyni... Mekanı...
Her yeri dağınık... Öyle biri...
Yalancı...
Kendisini kandıracak kadar yalancı...
Hiç bir hayali yok...
Olmadı...
Olmayacak da...
Asabi...
Sabırsız...
Ama en çok da dağınık...
Ruhu... Beyni... Mekanı...
Her yeri dağınık... Öyle biri...
Öylesine yaşıyor...
Öylesine...
Öyle..
Bir çocuk Zeki Kayahan Coşkun...
Yine çocuk...
Hep çocuk...
Hep...
Herkes kadar çocuk...
Herkes...
İlgili Konular
Edebiyat - Şiir
İlgili Konulardan Kitaplar
Portakal Kabukları
Tül ve İğne
Otobandan Önce Son Çıkış
Yayınevinin Diğer Kitapları
Nokta Yayınları
için
275
yapıt bulunmaktadır.
Aynı Diziden:
Kalbimin Kızıl Saçlı Bacısı Piraye
Küller Arasında
Dönüşü Yoktu Ayrılığın
Kalbinin Sesini Dinle
Tanrı ile Buluşmak
Eylül'ün Seçimi
Daha
Edebiyat
Roman
Tarihi Roman
Roman ve Öykü
Türk Edebiyatı
İnsan ve Toplum
Kişisel Gelişim
Psikiyatri ve Psikanaliz
Kişilik ve Zeka
Psikoloji
Tarih
Uygarlık Tarihi
İslam Tarihi
Araştırma ve İnceleme
Felsefe ve Düşünce
Yakınçağ ve Modern Felsefe
İslam Felsefesi
Antik Felsefe
Düşünce Tarihi
Politika
Siyasi İdeolojiler
Devlet Güçleri ve İstihbarat Örgütleri
Devlet Yönetimi
Siyasi Tarih
Çocuk Kitapları
Edebiyat
Fantastik
Eğlenceli Eğitim Kitapları
Akademik
Yabancı Dil Eğitimi
Sınavlara Hazırlık Kitapları
Gramer ve Dilbilgisi
Diğer
Din
Dinler Tarihi
Din Felsefesi
Hıristiyanlık
Tasavvuf
Kültür Sanat
Tiyatro
Resim ve Resim Üzerine
Sinema
Genel Konular
Büyü, Gizem. Parapsikoloji ve Kehanet
Spor
İnanışlar ve Fraksiyonlar
Biyografi ve Otobiyografi
İslam
Kuran ve Kuran Üzerine
Tasavvuf/ Mezhepler/ Tarikatlar
Siyasi Felsefi İslam
İslam Tarihi
Aile ve İnsan
Anne Baba Kitapları
Aşk ve Yaşam
Çocuk
Ekonomi ve İş Dünyası
Kariyer
İşletme/ Muhasebe/ Pazarlama
Kuram
İktisadi Düşünceler ve Teoriler
Bilim
Popüler bilim
Matematik ve Geometri
Fizik
Teknoloji ve Mühendislik
Sağlık ve Tıp
Sağlıklı Yaşam
Beslenme ve Diyet
Yoga ve Meditasyon
Referans
Kişisel Gelişim
Gazeteci Kitapları
Kaynak Kitap
Tarım ve Hayvancılık
Gezi ve Turizm
Ülke ve Kent Rehberleri
Genel Konular
Kentler
Rehber
Hobi ve Eğlence
İçecekler Gurme ve Yemek Kitapları
Bulmaca ve Bilmece
Mizah
Anasafya
Yeni Çıkanlar
Çok Satanlar
Konu Başlıkları
Yayınevleri
Topluluk
Üyelik
Favori Listem
Alışveriş Sepetim
Sipariş İzleme
Sıkça Sorulan Sorular
Çok Satanlar RSS
Yeni Çıkanlar RSS
NetKitap'ta belli başlı tüm kredi kartlarıyla peşin ve taksitli, kapıda ödeme veya banka havalesi/eft ile alışveriş yapabilirsiniz.
Destek için lütfen üyelik bölümündeki formu kullanın.
Sıkça sorulan sorulara
ulaşmak için tıklayınız.
Netkitap
Babıali Caddesi No:14 Cağaloğlu/İstanbul - Türkiye
Tel : (0212) 527 79 36 - (0212) 527 79 82
Fax : (0212) 513 29 71
© Netkitap 1998-
2012