Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   İletişim Yayınları   Tarih Dizisi   Pieter Spierenburg   Cinayetin Tarihi
 
Cinayetin Tarihi  
Pieter Spierenburg
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 23,50 TL
NetKitap Ederi: 18,80 TL
telefondan alışveriş 101940

Yayinevi/DiziYayinevi: İletişim Yayınları
Baskı Tarih: Mayıs 2010
Sayfa: 326
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (2 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: İletişim Yayınları
Dizi: Tarih Dizisi

Baskı Tarih: Mayıs 2010

Sayfa: 326

İndirim: %20

Boyut: 13 x 20 cm

Hamur: 2

Etiket: 23,50 TL

NetKitap Ederi: 18,80 TL


Arka Kapak
Kılıçlar, sopalar, düellolar, namus ve aşk cinayetleri... Erkek erkeğe kavgalar, aile içi katliamlar ve soygun amaçlı öldürmeler... Suç ve şiddetin kategorileştirilmesi, soruşturulması, yıllar boyunca akıllarda kalması, konuşulması... Kadınlar, erkekler ve seri katiller... Ortaçağ'da insanlar, cinayeti şerefli bir savunma ya da intikam eylemi olarak görüyorlardı.
Kavgadan kaçmak ya da intikamı ertelemek, itibar kaybıydı. Sonraları soylular, alt sınıflardan insanlarla hiçbir biçimde kavgaya girmez oldular.

Saygın vatandaşlar gerektiğinde kendilerini savunmak zorunda kaldılarsa da, bıçak kavgalarına dâhil olmayı reddettiler. Bıçak kavgası, alt sınıfların sakilliğini taşıyordu; izlenebilirdi ama katılmak yersiz ve mantık dışıydı.

Çatışmalar erkekler arasında gelişiyordu ve öğrenilmiş cinsiyet rolleri, kadınları, katil olmaktan alıkoyuyordu. 19. yüzyıla gelindiğinde şeref kavramı yeniden tanımlanıyor, uygarlaşmanın sonucu olarak kan davaları ve bıçak kavgaları, siyasal iktidarın daha az nüfuz edebildiği, ekonomik olarak az gelişmiş bölgelere kayıyordu. Bugün, küreselleşmeyle birlikte yaşanan göç ve organize suçlar, uygarlaşma eğrisini yanlışlayacak biçimde metropollerde yoğunlaşıyor. Pieter Spierenburg, Ortaçağ'dan günümüze cinayetin tarihini, ustalıkla anlatıyor.
"Cinayet düzeyinin yüksek olduğu Ortaçağ'da, insanlar cinayetten korkmuyorlardı. 19. yüzyıla doğru öldürme fiilleri azaldıkça, korku arttı.

Ancak 20. yüzyıl boyunca, bu ters bağıntı ortadan kalkmaya başladı. Şiddetin en düşük noktaya indiği 1950'ler ve 1960'larda, başka toplumsal kaygılar öne çıktı ve cinayetlerin 1970'ten sonraki artışına, şiddete karşı yükselen bir duyarlılık eşlik etti."