Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Türkiye Bilimler Akademisi      Orhan Burian   Denemeler Eleştiriler
 
Denemeler Eleştiriler  
Orhan Burian
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Türkiye Bilimler Akademisi
Baskı Tarih: Mart 2005
Sayfa: 370

Bu kitaba oy verin: (1 oy)
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Türkiye Bilimler Akademisi
Baskı Tarih: Mart 2005

Sayfa: 370

Boyut: 15cm x 23cm

Hamur: 1

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Orhan Burian'ın iyileşip işi gücü başına dönmesini dilerken biliyordum bunun olamayacağını, kurtulması olmayan bir hastalıktı onunki. "Ölse de çekmese artık bu acılan!" dediğimiz günler bile oldu. Hastanede yanına sokmuyorlardı. Bir gün kapı aralığından gördüm, ürperdim, ölmediği, uyuduğu ancak çenesinin bağlı olmamasından belliydi. O günden sonra umudum kalmamıştı. Ankara'da değildim öldüğünde, kaç gün sonra Mersin'de öğretmenlerle konuşurken öğrendim, bekliyordum o haberi, gene de yüreğim burkuldu.
Yakın arkadaşlarımdan değildi, olamazdı, çok gençti benden, başka bir kuşağın adamıydı, birçok konularda anlaşamazdık birbirimizle. Ama değerini bilirdim onun, yerleşmiş kanılarla yetinmeyip yanılmayı da göze alarak doğruyu kendi kendine arayan bir kafası vardı. Ufacık bir insandı, kendi boyuna göresini bulamadığı, yaptıramadığı için midir nedir, uzun bir pardösü giyerdi, süpür süpür, cüppe gibi. Ama bizim hocaları değil, daha çok protestan hocalarını andırırdı. Temiz bir çocuktu, hep de gülümser, gülerdi. Tartışırken bile kızamazdım ona, savunduğu düşüncelere inandığı, gizli bir maksadı olmadığı, bir çıkar arkasından koşmadığı hemen anlaşılırdı. Doğrusu, kendisiyle karşı karşıya deği ken birtakım sözlerine öfkelenirdim, ama karşılaştık mı, geçiverırdi o öfkern, sevgim uyanırdı. Yücel dergisini çıkarırdı, ben bir türlü ısınamamıştım o dergiye, hele her sayfanın altında bir özsöz, vecize bulunması sinirime dokunurdu, doğruların öyle hap haline konulmasını hiçbir zaman anlayamadım. Sonraları Orhan Burian da kurtuldu o özsözlerden. Ufuklar sevdiğim dergilerdendir. Orhan Burian'ın o dergiye son yazdığı yazılar, olgunlaştığını gösteriyordu. Düşünce adamının cesaretli olması gerektir, çevresindekilerin ne diyeceklerinden korkmayacak, neye inanıyorsa onu çekinmeden söyleyecek; Orhan Burian'da bu erdem eksiksiz olarak vardı, günden güne gelişiyordu. Bir gönüldaşı yitirdiğime üzülürken daha da çok bu ülkenin iyi bir yazarı, iyi bir düşünce adamını yitirmiş olmasına üzülüyorum. Çok şeyler umuyorduk ondan, eserini bitiremeden öldü.
ATAÇ (Türk Dili, Haziran 1953, sayı: 21)


 
İlgili Konular
 
İlgili Konulardan Kitaplar
 
Yayınevinin Diğer Kitapları