Üye Girişi
Yeni Üye
Sıkça Sorulan Sorular
Sepetim
(0)
Yakında!
Konular
|
Çok Satanlar
|
Yeni Çıkanlar
|
Yayınevleri
|
Yazarlar
|
Yeni Çıkanlar Programı
|
Son Gezdiklerim
Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din
Dünden Bugüne Türkiye ve Rusya
Dünden Bugüne Tiyatro Düşüncesi
Dünden Bugüne Kürtler
Dünden Bugüne Kıbrıs Meselesi
Dünden Bugüne Ezop
Dünden Bugüne Çok Eşlilik
Dünden Bugüne Bahriyemiz
Dünden Bugüne Babıali
Dünden Bugüne Adlarımız Soyadlarımız
Kitap
Otopsi Yayınları
Bilimsel Araştırmalar Dizisi
Cengiz Özakıncı
Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din
Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din
Cengiz Özakıncı
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 29,00 TL
NetKitap Ederi:
23,20
TL
E-posta adresiniz:
Üyelik şifreniz:
Şifremi unuttum!
18350
Yayinevi:
Otopsi Yayınları
Baskı Tarih:
2000
Sayfa:
448
Indirim:
%20
Bu kitaba oy verin:
(12 oy)
Yorumları oku
Yorum Yaz
Paylaş
|
Bu kitaplar da ilginizi çekebilir
Kitap Hakında
Yorumlar
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi:
Otopsi Yayınları
Dizi:
Bilimsel Araştırmalar Dizisi
Baskı Tarih: 2000
Sayfa: 448
İndirim: %20
Boyut: 14cm x 20cm
Hamur: Ciltsiz
Etiket: 29,00 TL
NetKitap Ederi: 23,20 TL
Arka Kapak
Türkan Saylan: "Bu kitapda Dil Devrimi'ne karşı çıkanların aymazlığının hatta hainliğinin ayırdına varıyor, dilinize bir başka yüreklilikle sarılmak, onu eskisinden fazla esirgemek, sözcüklerine özen göstermek sorumlluğunu pekiştiriyorsunuz. Cengiz Özakıncı'nın bu ilginç araştırması, kafası karışık, soruları yaynıtlanmamış tüm arayişiçindeki insanlarımıza çok iyi ipuçları ve çözüm önerileri vermekte: bu yapıtın, geçmişimizi ve bu günümüzü kavramada hepimize, özelikle de gençlerimize iyi bir uyarı ve yol gösterici olacağı kanısındayım." (Cumhuriyet Kitap, sayı 290) Metin Erksan: "Cengiz Özakıncı'nın "Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din" kitabı, müthiş, olağanüstü, vazgeçilmez, zorunlu, kesin bir başucu kitabıdır. Ülkenin, ulusun, devletin, cumhuriyetin, laikliğin, Türklüğün, Atatürk'ün, aklın, bilimsel bilginin, bilimsel düşüncenin, cahil, gafil, karayobaz, karaaydın düşmanlarının yerden mantar biter gibi çoğaldığı ve Türk toplumunu zehirlediği bu zamanda Özakıncı'nın kitabı bir panzehir gibi algılanacaktır." (19 Kasım 1994, Cumhuriyet) Yusuf Çotuksöken: "Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din yılın en ilginç kitabı. Bir kez okudum; şimdi ikinci kez okuyorum. Tüm aydınlarımızın da okumasını öneririm." (Gösteri, Ocak 1995) Elinizdeki kitap İ.Ü. İletişim Fakültesince kaynak kitap, M.Ü. Türkçe Bölümünde yardımcı kitap, ÇYDD üyelerine yararlı kitap olarak önerilmiştir. (Arka Kapak)
Son Eklenen Yorumlar
1 kişiden 0'si bu yorumu beğendi:
Eleştiriye eleştiri
, 3 Eylül 2009
Gönderen:
Ahmet Dilek
(İstanbul)
Allah kelimesi ingilizce the god karşılığı da denebilecek el ilah'tan gelmektedir. Sadece arapça olduğu için allah denmektedir. Peygamberin babasının adı neydi? Abdullah! Abdullah ne demektedir? Allahın kulu! Allah kelimesi islamdan önce de vardı. Lat, menat, uzza... bunlar allahın kızlarıdır, yüce turnalardır gibi ifadeler islami kaynaklarda geçmektedir. En büyük putun adı allahtı evet doğrudur. İslamiyeti ana-babamızdan ve çevremizden öğrendiğimiz için sadece bize verildiği kadarını biliyoruz. Araştırıp öğrendiğimizde de bunlar bize verilenle örtüşmediği için kabul etmiyoruz. Halbuki doğru sonuca düşünerek varabiliriz. Ama okumak da çok güzel bir insan davranışı, okumaya devam...
Yanıtla
Bu yorumu doğru buluyor musunuz?
dil ve din
, 20 Ağustos 2009
Gönderen:
fahri karaca
(Yozgat, Türkiye)
dil ve din kitabını çok beğenerek okudum. ama bazı eleştirilerim de var.onları dile getireceğim.
kitapta bir sözcüğün kökünü bilirsek, o kökten türemiş sözcüğü beynimizde daha iyi ccanlandırırız deniyor. elbette bu yaşayan , bilinen kökler sözkonusu olduğunda doğrudur ve yapılması gerekir.ama yüzyıllardır ölü durumda bulunan, unutulmuş köklerden yeni sözcükler türetildiğinde, bununyabancı dillerden alınan sözcüklerden ne farkı kalır? örneğin akıl yerine us sözcüğü kullanıldığında, us sözcüğü hayalimizde hangi köke dayanarak nasıl bir resim oluşturur?ya da gönenç sözcüğünün kökü nedir kibeynimizde bir resim oluşsun?türk halkından bu ölü köklerle türetilmiş sözcükleri beyninde canlandıran kaç kişi çıkabilir? tanrı kelimesinin allah karşıladığı söyleniyor. bu bir araştırma, inceleme sonucu söylenebilir. ama tanrı kelimesinin kökünü, uzmanlar dışında kim bilebilir? bu iş, ölüyü diriltip bir zombi gibi yaşatmaya benziyor. yani sözcük türetme işi, yaşayan köklerle olmalı ki, gerçekten anlama olayı gerçekleşsin. bu ölü köklerle yapılan dil arındırma çalışması, yüzyıllardır dile yapılan kötülüğün bir benzeridir. her ikiside düşünme yeteneğine bir saldırıdır. halk türetilen kelimelerin birkısmını benimsiyor ve kullanıyor. örnek, okoul, öğrenci,savc vb. ama bazıları yabancı sözcüklerden daha anlaşılmaz ve itici geliyor. gönenç, tin, betik, us gibi sözcükler kök anlamı bilinmediği için, yabancı dilden giren sözcüklerden daha yabancı duruyor.
başka bir konuda allah kelimesinin çevrilip çevrimeyeceği. benim bildiğim, çevirilerde özel adlar olduğu gibi korunur. allah kelimeside allahın özel adıdır. islamiyetten öncede allah kelimesinin kullanılıyor olması, özel ad olmadığı anlamına gelmez. putpereslerin en büyük putuna allah dediklerine katılmıyorum. çünkü kurandan anladığımıza göre, onlarda bizim anladığımız anlamda bir allaha inanıyorlardıama, ona yaklaştırıcı aracılar anlamında putlara tapıyorlardı. sizi kim yarattı dendiğinde, allah diyorlardı. onların olumsuz davranışı, allahı gereği gibi tanımayıp, ona ortaklar koşmalarıdır. dolayısıylaallahkelimesi, putperestlerin putlarına verdikleri ad değil, allahın kendini tanıttığı özel adıdır.tanrı tanrı kelimesin en güçlü olan köküne dayandırılarakallah kelimesinin anlamını karşıladığı söyleniyor. oysa allah kelimesine yüklenen anlam, sadece en güçlü olan değil, bunun yanında en iyi bilen, en merhametli, en bağışlayıcı vb. tüm ism sıfatlardır.tanrı kelimesi, en güçlü olan anlamına gelen isim sıfatları karşılayabilir. kadir, muktedir, aziz gibi isim sıfatlar tanrı kelimesiyle karşılanabilir. bunun için ben allah kelimesinin çevrilemeyeceği ya da çevrilmemesi gerektiğini düşünüyorum. new yorku yenişehir diye çevirmemizin uygun olmayacağı gibi, muhammedin övülmüş olarak çevrilmesinindoğru olmayacağı gibi, adı gül olan bir kadının rosa olarak ingilizceye çevrilemeyeceği gibi.
birde bugün içinde bulunduğumuz durumun dilimizi koruyamadığımıza, din hayatımızı ana dilimize uyarlamadığımıza bağlama konusu var. bu kısmen doğru olabilir bütünüyle doğru olduğuna inanmıyorum. zaten kitapta da bu konuda çelişki var. arapların hepsinin kuranı ana dillerinde okudukları halde parça parça oldukları ve geri kaldıkları dile getiriliyor. buna ters bir örnekte ingilizlerden verilebilir.dillerini her türlü yabancı etkiye açık tutan ingilizler, hiçte geri değil, aksine oldukçe gelişmişlerdir.bizim dilimizi koruyamamız, dinimizi anladığımız dille yaşayamamız elbetteki çok acıdı. ama inanıyorum ki tersi de olsaydı, biz aynı durumda olurduk.araplarda olduğu gibi.
birde ali ile ayşenin savaşında kuranın mızraklara geçirildiği söyleniyor. benim bildiğim, bu olay ali-muaviye savaşında olmuştu.
Yanıtla
Bu yorumu doğru buluyor musunuz?
4 kişiden 2'si bu yorumu beğendi:
eleştiri
, 2 Ağustos 2009
Gönderen:
fahri karaca
(yozgat)
dil ve din kitabını çok beğenerek okudum. ama bazı eleştirilerim de var.onları dile getireceğim.
kitapta bir sözcüğün kökünü bilirsek, o kökten türemiş sözcüğü beynimizde daha iyi ccanlandırırız deniyor. elbette bu yaşayan , bilinen kökler sözkonusu olduğunda doğrudur ve yapılması gerekir.ama yüzyıllardır ölü durumda bulunan, unutulmuş köklerden yeni sözcükler türetildiğinde, bununyabancı dillerden alınan sözcüklerden ne farkı kalır? örneğin akıl yerine us sözcüğü kullanıldığında, us sözcüğü hayalimizde hangi köke dayanarak nasıl bir resim oluşturur?ya da gönenç sözcüğünün kökü nedir kibeynimizde bir resim oluşsun?türk halkından bu ölü köklerle türetilmiş sözcükleri beyninde canlandıran kaç kişi çıkabilir? tanrı kelimesinin allah karşıladığı söyleniyor. bu bir araştırma, inceleme sonucu söylenebilir. ama tanrı kelimesinin kökünü, uzmanlar dışında kim bilebilir? bu iş, ölüyü diriltip bir zombi gibi yaşatmaya benziyor. yani sözcük türetme işi, yaşayan köklerle olmalı ki, gerçekten anlama olayı gerçekleşsin. bu ölü köklerle yapılan dil arındırma çalışması, yüzyıllardır dile yapılan kötülüğün bir benzeridir. her ikiside düşünme yeteneğine bir saldırıdır. halk türetilen kelimelerin birkısmını benimsiyor ve kullanıyor. örnek, okoul, öğrenci,savc vb. ama bazıları yabancı sözcüklerden daha anlaşılmaz ve itici geliyor. gönenç, tin, betik, us gibi sözcükler kök anlamı bilinmediği için, yabancı dilden giren sözcüklerden daha yabancı duruyor.
başka bir konuda allah kelimesinin çevrilip çevrimeyeceği. benim bildiğim, çevirilerde özel adlar olduğu gibi korunur. allah kelimeside allahın özel adıdır. islamiyetten öncede allah kelimesinin kullanılıyor olması, özel ad olmadığı anlamına gelmez. putpereslerin en büyük putuna allah dediklerine katılmıyorum. çünkü kurandan anladığımıza göre, onlarda bizim anladığımız anlamda bir allaha inanıyorlardıama, ona yaklaştırıcı aracılar anlamında putlara tapıyorlardı. sizi kim yarattı dendiğinde, allah diyorlardı. onların olumsuz davranışı, allahı gereği gibi tanımayıp, ona ortaklar koşmalarıdır. dolayısıylaallahkelimesi, putperestlerin putlarına verdikleri ad değil, allahın kendini tanıttığı özel adıdır.tanrı tanrı kelimesin en güçlü olan köküne dayandırılarakallah kelimesinin anlamını karşıladığı söyleniyor. oysa allah kelimesine yüklenen anlam, sadece en güçlü olan değil, bunun yanında en iyi bilen, en merhametli, en bağışlayıcı vb. tüm ism sıfatlardır.tanrı kelimesi, en güçlü olan anlamına gelen isim sıfatları karşılayabilir. kadir, muktedir, aziz gibi isim sıfatlar tanrı kelimesiyle karşılanabilir. bunun için ben allah kelimesinin çevrilemeyeceği ya da çevrilmemesi gerektiğini düşünüyorum. new yorku yenişehir diye çevirmemizin uygun olmayacağı gibi, muhammedin övülmüş olarak çevrilmesinindoğru olmayacağı gibi, adı gül olan bir kadının rosa olarak ingilizceye çevrilemeyeceği gibi.
birde bugün içinde bulunduğumuz durumun dilimizi koruyamadığımıza, din hayatımızı ana dilimize uyarlamadığımıza bağlama konusu var. bu kısmen doğru olabilir bütünüyle doğru olduğuna inanmıyorum. zaten kitapta da bu konuda çelişki var. arapların hepsinin kuranı ana dillerinde okudukları halde parça parça oldukları ve geri kaldıkları dile getiriliyor. buna ters bir örnekte ingilizlerden verilebilir.dillerini her türlü yabancı etkiye açık tutan ingilizler, hiçte geri değil, aksine oldukçe gelişmişlerdir.bizim dilimizi koruyamamız, dinimizi anladığımız dille yaşayamamız elbetteki çok acıdı. ama inanıyorum ki tersi de olsaydı, biz aynı durumda olurduk.araplarda olduğu gibi.
birde ali ile ayşenin savaşında kuranın mızraklara geçirildiği söyleniyor. benim bildiğim, bu olay ali-muaviye savaşında olmuştu.
Yanıtla
Bu yorumu doğru buluyor musunuz?
Yanıt:
Bilgisiniz
Adınız:
E-posta:
Bulunduğum Yer:
Cengiz Özakıncı
Yazarın diğer kitapları
Neveser
Münevver Arkadaş
Derin Yahudi Siyon - Türk Zelda
Derin Yahudi
İblisin Kıblesi - united states of irtica
Bir Kadın & Bir Erkek
Türkiye'nin Siyasi İntiharı ' Yeni Osmanlı Tuzağı '
Euro Dolar Savaşı
Münevver
Neveser
Dolmakalem Savaşları
İslam'da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü (827-1107)
Dil ve Din
Yaşam Öyküsü
1954 yılında doğdu. 1979 yılında yazdığı, yayımlamasına izin verilmeyen ve basılmadan önce el konulan ilk kitabı; Marksist Açıdan Kemalist Devrim, ardından yayımladığı Yeni Demokratik İşçi Birliği, imzalı bildiriler nedeniyle yargılanarak, 5 yıl hapse mahkum edildi. Beş yıllık tutukluluğun ardından serbest kaldı. Yazmaya devam etmekte.
İlgili Konular
Akademik - Gramer ve Dilbilgisi
Edebiyat - Deneme ve İnceleme
İlgili Konulardan Kitaplar
Satış Üzerine Denemeler
Vedasız Perşembe
Aşkla Dans
Yayınevinin Diğer Kitapları
Otopsi Yayınları
için
61
yapıt bulunmaktadır.
Aynı Diziden:
Yeni Dünya Düzeni Kemalizm ve Türkiye
Batıda Kadın ve Cinsellik
İslam'da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü (827-1107)
Edebiyat
Roman
Tarihi Roman
Roman ve Öykü
Aşk ve Romantizm
İnsan ve Toplum
Psikiyatri ve Psikanaliz
Kişisel Gelişim
Kişilik ve Zeka
Psikoloji
Tarih
Uygarlık Tarihi
İslam Tarihi
Araştırma ve İnceleme
Çocuk Kitapları
Fantastik
Edebiyat
Eğlenceli Eğitim Kitapları
7 ile 11 yaş arası
Felsefe ve Düşünce
Yakınçağ ve Modern Felsefe
İslam Felsefesi
Antik Felsefe
Düşünce Tarihi
Politika
Siyasi İdeolojiler
Devlet Güçleri ve İstihbarat Örgütleri
Devlet Yönetimi
Din
Dinler Tarihi
Din Felsefesi
Hıristiyanlık
Araştırma
Akademik
Yabancı Dil Eğitimi
Sınavlara Hazırlık Kitapları
Diğer
Gramer ve Dilbilgisi
Aile ve İnsan
Anne Baba Kitapları
Çocuk
Aşk ve Yaşam
Kültür Sanat
Tiyatro
Resim ve Resim Üzerine
Sinema
Kültürel Yaşam
İslam
Kuran ve Kuran Üzerine
Tasavvuf/ Mezhepler/ Tarikatlar
İslam Tarihi
İslam Felsefesi
Genel Konular
Büyü, Gizem. Parapsikoloji ve Kehanet
Spor
Belgeseller
Bilim
Popüler bilim
Matematik ve Geometri
Doğa Bilimleri
Diğer
Ekonomi ve İş Dünyası
Kariyer
İşletme/ Muhasebe/ Pazarlama
Finans
İktisadi Düşünceler ve Teoriler
Hobi ve Eğlence
İçecekler Gurme ve Yemek Kitapları
Bulmaca ve Bilmece
Mizah
Referans
Kişisel Gelişim
Kaynak Kitap
Gazeteci Kitapları
Tarım ve Hayvancılık
Gezi ve Turizm
Ülke ve Kent Rehberleri
Rehber
Genel Konular
Kentler
Kampanyalar
Türk Düşünürleri
Sağlıklı Yaşam
Tatil Kitapları
Anasafya
Yeni Çıkanlar
Çok Satanlar
Konu Başlıkları
Yayınevleri
Topluluk
Üyelik
Favori Listem
Alışveriş Sepetim
Sipariş İzleme
Sıkça Sorulan Sorular
Çok Satanlar RSS
Yeni Çıkanlar RSS
NetKitap'ta belli başlı tüm kredi kartlarıyla peşin ve taksitli, kapıda ödeme veya banka havalesi/eft ile alışveriş yapabilirsiniz.
Destek için lütfen üyelik bölümündeki formu kullanın.
Sıkça sorulan sorulara
ulaşmak için tıklayınız.
Netkitap
Babıali Caddesi No:14 Cağaloğlu/İstanbul - Türkiye
Tel : (0212) 527 79 36 - (0212) 527 79 82
Fax : (0212) 513 29 71
© Netkitap 1998-
2012