Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Ağaç Yayınları   Şiir Dizisi   Yusuf Hayaloğlu   Dur... Ağlama Gözlerim
 
Dur... Ağlama Gözlerim  
Yusuf Hayaloğlu
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 10,00 TL
NetKitap Ederi: 8,00 TL
telefondan alışveriş 100768

Yayinevi/DiziYayinevi: Ağaç Yayınları
Baskı Tarih: Şubat 2010
Sayfa: 148
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (4 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Ağaç Yayınları
Dizi: Şiir Dizisi

Baskı Tarih: Şubat 2010

Sayfa: 148

İndirim: %20

Boyut: 14 x 20 cm

Hamur: 2

Etiket: 10,00 TL

NetKitap Ederi: 8,00 TL


Arka Kapak
Yusuf Hayaloğlu... Usta şair... Yazdığı şiirlerle halkın, emekçinin, ezilenin dili oldu. Zulmü ve adaletsizliği mahkum etti. Halkının dertlerini, özlemlerini şiire taşıdı. Barışı, sevgiyi, dostluğu muştuladı. Türkü babasıydı. Yazdığı şiirler; ezgilerin, türkülerin sözü oldu. Toplumun gönlüne girmiş bir çok sanatçının dilinden halkla buluştu. "Şu dağlarda kar olsaydım" türküsünü makinasının başında, yolda yürürken, evinden çıkıp işine, okuluna giderken mırıldanmayan kimse kalmamıştır her halde. Yaşarken anonimleşti. Hele Ahmet Kaya'nın sesi ve sazıyla buluştuğunda meydanları, konser salonlarını doldurdu.

İnandığı gibi yaşadı. İnandığı gibi konuştu, inandığı gibi yazdı. Sanatını halkı için yaptı. Halk için, halk gibi yaşadı. Mütevaziydi, insan sevgisiyle doluydu. Bu sevgiden taşan ise şiirleriydi. Bu şiirler albümleri, TV ekranlarını, radyoları, dergileri şenlerdirdi. 2002 yılında "Gözleri İntihar Mavi" yle kitap dostları ile buluştu. Kitapevlerinin ve kütüphanelerin demirbaşı oldu. Sevenlerinin yeni bir kitap beklentisinin ve özleminin o da farkındaydı. Ancak yorgun bedeninde taşıdığı hastalığı buna imkan ve zaman tanımadı. Türküleri babasız bırakarak yazılacak şiirlerini ve sözlerini de beraberinde özlemini duyduğu yere taşıdı.

Tezgahtar Nebahat'ı, Nalan'ı, Rıza'yı, Yılmaz'ı İstasyondaki Çocuğu, Yağmur İçen Kızı, Bahtiyar'I, Suphi'yi, Nazlıcan'I, da yetim bırakarak 2009 yılının 4 Mart'ında yani tam bir yıl once aramızdan ayrıldı. "Bir Veda Havası'nda" yaşadığı hayatını "İşte Gidiyorum" diyerek "Terkedemediği" "Acılar Kraliçesi İstanbul"u da kendi başına bırakarak "Bir Anka Kuşu" gibi özlemini duyduğu o yerlere gitti.

Solcuydu, sağcıydı, Müslüman'dı, demokrattı, Kürt'tü, Türk'tü, muhalifti, şairdi, babaydı, oğuldu, kardeşti, yoldaştı, yorgundu, yiğitti, yılgındı, ürkekti, delikanlıydı, halktı. Herkesin özlemi, Hayaliydi.

Hak ve adalet mücadelesine kendisini vakfetmiş her aydın, sanatçı gibi o da parmaklıkların ardında kaldı. Kader; filmlerini seyrederek haksızlıklarla kavgasına kendini hazırlayan Yılmaz Güney'le yollarını bu parmaklıklar ardında kesiştirdi. Ahmed'lerinin, Yılmaz'larının gidişini gördü.

Sevdiği herkes gibi o da çekip giderken "Ne kaldı" diye soranlara bir "Ayrılık Hediyesi"dir "dur.. ağlama gözlerim