Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Doğan Kitapçılık   Reşad Ekrem Koçu Dizisi   Reşad Ekrem Koçu   Esircibaşı
 
Esircibaşı  
Reşad Ekrem Koçu
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 7,50 TL
NetKitap Ederi: 6,00 TL
telefondan alışveriş 13042

Yayinevi/DiziYayinevi: Doğan Kitapçılık
Baskı Tarih: 2004
Sayfa: 134
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (3 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Doğan Kitapçılık
Dizi: Reşad Ekrem Koçu Dizisi

Baskı Tarih: 2004

Sayfa: 134

İndirim: %20

Boyut: 13cm x 19cm

Hamur: 2

Etiket: 7,50 TL

NetKitap Ederi: 6,00 TL


Arka Kapak
Osmanlı İstanbulu'nda kölelik ve kölecilik XIX. yüzyıl ortalarında tartışılmaya başlamış, ancak XIX. yüzyılın sonuna doğru tamamen ortadan kalkmıştır. Bu yüzyıldan önce köle alım-satımı imparatorluğun en karlı ticaretlerinden birini oluşturmakta ve son derece geniş bir coğrafyayı derinden etkilemekteydi. Reşad Ekrem Koçu, ilk baskısı 1944'te yapılan Esircibaşı'nda, işte bu ticaretin zirvesindeki bir kişinin yaşamını hikayeleştiriyor.
(Arka Kapak)


Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın Osmanlı Sarayı'nda hüküm sürdüğü XVIII. yüzyıl ortaları, Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme dönemidir. Oysa başkent İstanbul ve Saray çevresi, Lale Devri olarak da anılan bu dönemde, çaresizliği unutmak istercesine sefahate gömülmüştür. Boğaz kıyıları, Saray'dan nasiplenenlerin, tatlı kârlarla çalışan ticaret erbabının yaptırdığı yalılarla süslenmektedir. Dönemin en kârlı işi, yüzyıl sonra ortadan kalkacak olan köle ticaretidir. Henüz otuzlarında olan, giyim kuşamıyla İstanbul modasının yaratıcısı, Sadrazam Damat İbrahim Paşa’nın hemşerisi, köle tüccarı Esircibaşı Muhsin Çelebi de Kanlıca Koyu'nda müthiş güzel bir yalıda, Esircibaşı Yalısı'nda keyif sürer. Koçu’nun "Esircibaşı" adlı tarihî romanı, Esircibaşı Muhsin Çelebi’nin kölelerinden birine olan aşkını konu edinir. Ancak anlatılanlar elbette bununla sınırlı kalmaz. Devrin Saray erkânı ve çevresinde dolaşanlar, İstanbul’un günlük yaşamı, Boğaz köyleri de, her zaman olduğu gibi asıl hikâyeyi süsler.