Üye Girişi
Yeni Üye
Sıkça Sorulan Sorular
Sepetim
(0)
Yakında!
Konular
|
Çok Satanlar
|
Yeni Çıkanlar
|
Yayınevleri
|
Yazarlar
|
Yeni Çıkanlar Programı
|
Son Gezdiklerim
Eski Sinagog Meydanı
Beşir'le Vals
Alan Kodu 212
Marksizmin Tarihteki Yeri
Alev Alatlı Eylül 98 Şiirler
Kristalin Hizmetkârı
Spinoza
Underground Poetix Sayı: 4
Avrupa'da Türk İzleri (3 Cilt)
Kötülük 1: Şeytan
Kitap
İletişim Yayınları
Çağdaş Türkçe Edebiyat Dizisi
Öykü Didem Aydın
Eski Sinagog Meydanı
Eski Sinagog Meydanı
Öykü Didem Aydın
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 24,50 TL
NetKitap Ederi:
19,60
TL
E-posta adresiniz:
Üyelik şifreniz:
Şifremi unuttum!
85147
Yayinevi:
İletişim Yayınları
Baskı Tarih:
Şubat 2009
Sayfa:
421
Indirim:
%20
Bu kitaba oy verin:
(1 oy)
Yorumları oku
Yorum Yaz
Paylaş
|
Kitap Hakında
Yorumlar
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi:
İletişim Yayınları
Dizi:
Çağdaş Türkçe Edebiyat Dizisi
Baskı Tarih: Şubat 2009
Sayfa: 421
İndirim: %20
Boyut: 14 x 20 cm
Hamur: 2
Etiket: 24,50 TL
NetKitap Ederi: 19,60 TL
Arka Kapak
Almanya'nın Köln ve Freiburg kentlerinde geçen tekinsiz bir hikâye. Cesedi Ren Nehri'nden çıkan eski dazlak Kerstin Kerstin'in cinayetten mahkûm sevgilisi Türk göçmen Cihad, uyuşturucu bağımlısı Tina'nın kayboluşunun sırrı ve Neo-nazilerin oynadığı 14 kelimelik dehşet oyunu...
Kanlı bir bıçaktan yola çıkarak Cihad'ın masumiyetini kanıtlamaya çalışan kriminolog Aşkın... Uluslararası Suç Merkezi'nin güvenli koridorlarından Almanya sokaklarında dedektifliğe uzanan, gerçekle kurmaca arasındaki sınırın kalktığı bir macera...
Öykü Didem Aydın, paralel iki aşk hikâyesi ve polisiyeyi yarıştırırken en temel insani sorulara da yanıt arıyor: İnsanları bir arada tutan nedir? Konuştuğumuz diller ne anlatamaz? Kimliğimizi belirleyen nerede doğduğumuz mu, nerede büyüdüğümüz mü? Suç ve ceza, masumiyet ve mahkûmiyet, aidiyet ve kimliksizlik kavramlarını sorgulayan, sürükleyici ve sarsıcı bir roman.
Son Eklenen Yorumlar
2 kişiden 2'si bu yorumu beğendi:
Eski Sinagog Meydanı son derece yenilikçi ve sarsıcı
, 12 Mart 2009
Gönderen:
ildit mueller
(İstanbul)
Eski Sinagog Meydanı adlı roman beni çok etkiledi. Herşeyden önce Türkçesi mükemmel, son yıllarda okumaya alıştığımız hikayesi belki zengin ama dili fakir- eserlere hiç benzemiyor. Romantik, şiirsel ve son derece akıcı olan bir dille birinci tekil kişi tarafından anlatılmış. Anlatımı çok farklı ve anlattığı hikaye için biçilmiş özel bir anlatım tekniği gibi görünüyor.
Diyaloglar bolca kullanılmış. Karakterlerin kişiliğine ve tavırlarına uygun olarak kullandıkları dillerde çok mükemmel bir farklılaştırmaya gidilmiş. Kim konuşursa konuşsun kendine ait dilinden hemen kim olduğu anlaşılıyor, başka hiçbir açıklamaya ihtiyaç duymadan.
Tematik olarak, kitabın çok sayıda ekseni var. Temalar ciddi ve ağır. Suç, ceza, ırkçılık, nazilik, masumluk, mahkumluk, yaşam, ölüm, aşk. Neredeyse tüm ağır temalar yeralıyor bir biçimde. Ama metnin farklı farklı eksenlerinin çatışma ya da kesişmesinden çıkan diyalektik uyum kitabın içeriğini kendine özgü kılıyor. Karmaşık bir yapı. Dikkatle okunup düşünülmesini gerektiriyor. O yüzden eğlencelik maceralardan çok çok uzak. Ama hikayenin içiçe geçmiş dairelerin paylaştığı ortak alanlarda çok iyi bir uyum yakalanmış. Zaten kitabın bir yerinde iletişimin yapısı ile ilgili olarak, suya atılan taşın yarattığı daireler metaforu var. Kitapta sanki böyle daireleri anlatıyor tek tek. Bir taş suya atılıyor, oradan çıkan daireler ele alınıyor.
Bölümleri ayıran şiirlerin toplamından, sanki tüm hikayenin lirik bir özeti çıkmış gibi. Beni silken, korkutucu şiirler. Ama korkuturken, sevimli kalmayı başarmışlar. İnsan unsuruna, herşeye rağmen sempati duyan bir tonda yazılmışlar. Şiir eleştirmek zordur ama romandaki tüm şiirlerde çok ruhani bir şeyler var. Yazara ait olanlarda da diğer tanınmış şairlere ait olanlarda da bir meydan okuyuculuk ve alıştığımız kalıpların dışına çıkan, kendinden taşan kelimeler var sanki.
Kitabın birinci ekseni, aslında yapısının iskeleti demek lazım, bir polisiye macera. Cihad adlı Türk'ün Almanya'da işlemediği bir suçtan mahkum edilmesi üzerine harekete geçmesi ve ona yardım eden Aşkın adlı kriminoloğun, Cihad'a yardım etmek için kurduğu plan ve bu planın çok ilginç çatısı. Cihad, eski dazlak nazi sevgilisini öldürmekten mahkum olmuş ama hapishaneden kaçarak kriminolog Aşkın'ı bulmuş. Yardım istiyor. Cihad suçu işlememiş de değil aslında. Kendisine çarşaflı biri saldırmış, o da bu çarşaflıyı öldürmüş, kim olduğuna bile bakmadan onu Ren nehrine atmış. Yani öldürdüğünün kim olduğunu bilmiyor. Öldürdüğü kişi, sevgilisi Kerstin sanıyor. Aşkın, biraz da sezgileri ve kriminolog olarak tecrübeleriyle bu işin içinde bir oyun olduğunu ve Kerstin'in dahil olduğu 14 kişilik bir neo-nazi çetesinin izinin sürülmesi gerektiğini düşünüyor. Aşkın da eski bir mahkum, suçsuz olduğu halde ceza yemiş. Fükrime göre Cihad'a o yüzden yardım etmek istiyor. Ama bir nedeni daha olabilir çünkü bu yardımı bir bilimsel araştırmaymış gibi gösteriyor dış dünyaya. O zaman biz de okuyucu olarak, Aşkın'ın kim olduğunu ve bu hikaye ile ne yapmak istediğini merakla takip ediyoruz. Aşkın, suçsuz bir mahkuma yardım etmek isteyen eski mahkum biri mi? Bir bilimsel araştırmacı mı? Cihad'ın polisiyesini çözmeye uğraşan bir detektif mi yoksa bu romanın yazarı mı? Yani, roman kendine ve yazarına mı gönderme yapıyor? Suya bir taş atılmış. O, bu kitabın hikayesi. Sonra oradan çıkan daireler bizi başka düzlemlere taşıyor. Hangi kısmı gerçek yaşam, hangi kısmı kurmaca? Aşkın'ın kendisine yardımcı olarak bir edebiyat öğrencisini seçmesi, sanki gerçek olan Aşkın'la yazar olan Aşkın arasındaki gidiş gelişe aracı olacak bir sembol gibi. Üstüne üstlük, bu öğrenci Oscar Wilde üzerine uzman. Oscar Wilde da kimliği yüznden mahkum olmuş bir yazar. Yani kimliklerimizden suçluyuz gibi bir hal var ortada. Kafkavari bir hal. Bir de kışkırtıcı ajan Köllisch var ki o da eski masallardaki kahramanlara yardımcı olan tılsımlı bir eşyanın ya da olağanüstü güçleri olan yardımcı insanların bir sembolü gibi. Birinci tekil şahsın dilinin çok romantik ve şiirsel olması, bu masalsı anlatının, hukukun ve polisiyenin realist yapısıyla karşılaşmasına imkan sağlıyor. Yazar da sık sık, edebiyat oyunlarına atıf yaparak, sanki bu hikayenin yazılmakta olan bir polisye olduğunu ima ediyor gibi.
İkinci eksen, Aşkın'ın Goldmann adlı Amerikalı Yahudi akademisyen ile aşk ilişkisi. Adam çok tanınmış ve başarılı bir ceza hukukçusu. İkisi birbirlerine çok aşıklar ama Goldmann'ın kimlik takıntısı ve biraz magolaman biri olması yüzünden bir türlü anlaşamıyor gibiler. Bu ilişki de sonunda polisiye-Cihad çizgisine bağlanıyor. Bu bağlantı noktasında soykırım hatıralarını, kimliğinin parçası yapan Yahudi akademisyen ile Cihad'ı insan olarak kurtarmaya çalışan Aşkın'ın çatışması gösteriliyor. Kamuoyuna çıkmayı seven, gazetede boy boy görünmek isteyen Goldmann'la, kamuoyundan uzakta çalışan Aşkın arasında önemli bir fark var. Bireysel kurtuluş ile toplumsal kurtuluş arasındaki bir çatışmanın sembolü gibi.
Üçüncü eksen aslında bence kitabın hikayesinin hizmet ettiği daha yüksek bir arayış. O arayış, hukukun sınırlayıcı ve kuralcı yapısı ile edebiyatın sınırları aşıcı yapısı arasındaki diyalektikten çıkan gerçek. O gerçeği bulmanın kolay olmadığı kitabın bitiş cümlesinde belirtiliyor. Gerçek sizi özgür kılacaktır, deniyor ama sonra soruluyor, hangi gerçek? Sanki hikayelerin gerçeği ironiktir denmek istenmiş. Hukukun katı yapısı, zaman zaman gerçeklere kör kalmaya mahkum oluşu noktaları, özellikle yargılama sahnelerinde ve hakimlerle sanıklar arasındaki diyaloglarda şaheserlere yaraşırca anlatılmış. Biz burada yargı hatası okuyoruz, bu hatanın neticesinden kurtulmaya çabalayan bir mahkumun mücadelesini okuyoruz ama bir yandan da bilimsellikle-insanilik, masumiyetle-mahkumiyet, kimlikle-aidiyet vs. kavramlar arasındaki sınır çizgilerinin bulanıklaştığı bir yapıçözüm okuyoruz kanısındayım. Bunun en basit örneği, Cihad'ın da sütten çıkmış ak kaşık olmaması, Almanya'da bir evlendirme çetesi ile tefecilik işlerine karışmış olması. Ayrıca oraya gitmeden önce Türkiye'de birini gerçekten öldürmüş. Ama bu, Aşkın'ın ona güvenmesini engellemiyor çünkü onun da kendince bazı ciddi sebepleri var.
Hikayeyi çok sarcısı yapan, Aşkın'ın ortaya çıkarmaya çalıştığı oyunun yapısı. Neo-nazilerin 14 kelimelik bir cümleyle oynadıkları bir oyun bu. Bu oyunun sırrı, Cihad'ın kurtuluşunun anahtarı oluyor. Benim çok dikkatimi çeken bir şey, neo-nazi grubunun üyesi Tina adlı kızın yakılarak, kemiklerinin elmasa çevrilmesi. Tina, oyun içinde "varlık" kavramını temsil ediyor ve cesedi ortada yok. Hatta kızı elmas yüzüğe çevirmişler. Bu nasıl olur dedim. Varlık yok. Bir yandan da elmas olmuş. Bu motifler çok dikkatimi çekti. Buna benzer çarpıcı motifler, romanı bir polisiyeden, bir maceradan çok daha fazla iddiaları olan bir metin yapmış, felsefi ve estetik soru, mesaj ve idiaları olan karmaşık bir imge ve simgeler sistemine dönüştürmüş,diye düşündüm.
Cinayetlerin ele başısının dilini anlatan kısımlar, bir de bir caninin "cinayet nasıl işlenir" diye nerdeyse "ballandıra ballandıra" öğüt verdiği kısımlar kanımı dondurdu.
Bir kitap kurdu olarak son yıllarda okuduğum en sarsıcı, çarpıcı bir o kadar da güzel ve kalıpları aşan bir anlatım dili yakalamış roman. Eleştirilecek noktalar olarak bazı yerlerde herkesin anlamayacağı bir karmaşıklık ortaya çıkıyor diyebilirim. Ama biraz kafa yormaya değer. Bazı diyaloglar çok uzun ama neyse ki içerikleri heyecan verici ve konuşanların karakterlerine ışık tutuyor. Tam not verdim, üç arkadaşıma da hediye ettim.
Yanıtla
Bu yorumu doğru buluyor musunuz?
Yanıt:
Bilgisiniz
Adınız:
E-posta:
Bulunduğum Yer:
Öykü Didem Aydın
Yazarın diğer kitapları
Üç Demokraside Düşünce Özgürlüğü ve Ceza Hukuku 1: Amerika Birleşik Devletleri
İlgili Konular
Edebiyat - Polisiye ve Casusluk
İlgili Konulardan Kitaplar
Zulu
Cin Treni
Canavar
Yayınevinin Diğer Kitapları
İletişim Yayınevi
için
1920
yapıt bulunmaktadır.
Aynı Diziden:
Dağda Duman Yeri Yok
Sinek Isırıklarının Müellifi
Ben Tek Siz Hepiniz
Nişancı
Müzeyyen ile Nezahat
Zaniyeler
Daha
Edebiyat
Roman
Roman ve Öykü
Türk Edebiyatı
Tarihi Roman
Çocuk Kitapları
Hikaye ve Öykü
Eğlenceli Eğitim Kitapları
7 ile 11 yaş arası
Masallar
Tarih
Araştırma ve İnceleme
Uygarlık Tarihi
Anı ve Seyahatname
Politika
Siyasi İdeolojiler
Siyasi Tarih
Devlet Yönetimi
Devlet Güçleri ve İstihbarat Örgütleri
İnsan ve Toplum
Kişisel Gelişim
Kişilik ve Zeka
Psikiyatri ve Psikanaliz
Psikoloji
Felsefe ve Düşünce
İslam Felsefesi
Deneme
Antik Felsefe
Akademik
Yabancı Dil Eğitimi
Diğer
Gramer ve Dilbilgisi
Çocuk Eğitimi
Ekonomi ve İş Dünyası
Kariyer
Pazarlama ve Satış
İşletme/ Muhasebe/ Pazarlama
Reklamcılık
Genel Konular
Büyü, Gizem. Parapsikoloji ve Kehanet
Doğu Dinleri ve Düşünceleri
Biyografi ve Otobiyografi
Aile ve İnsan
Aşk ve Yaşam
Çocuk
Ebeveyn
Anne Baba Kitapları
İslam
Kuran ve Kuran Üzerine
Tasavvuf/ Mezhepler/ Tarikatlar
Alevilik
İslam Tarihi
Kültür Sanat
Tiyatro
Sinema
Müzik Eğitimi ve Öğretimi
Din
Dinler Tarihi
Din Felsefesi
Mitolojiler
Tasavvuf
Sağlık ve Tıp
Beslenme ve Diyet
Sağlıklı Yaşam
Yoga ve Meditasyon
Meditasyon ve Yoga
Bilim
Popüler bilim
Matematik ve Geometri
Teknoloji ve Mühendislik
Referans
Kişisel Gelişim
Kaynak Kitap
Yöneticilik
Yaşamöykü/ Anı/ Mektup
Sosyal Bilimler
Toplumsal İncelemeler
İnsan ve Toplum
Siyasal Düşünceler
İnceleme ve Araştırma
Kampanyalar
Sağlıklı Yaşam
Türk Düşünürleri
Tatil Kitapları
Anasafya
Yeni Çıkanlar
Çok Satanlar
Konu Başlıkları
Yayınevleri
Topluluk
Üyelik
Favori Listem
Alışveriş Sepetim
Sipariş İzleme
Sıkça Sorulan Sorular
Çok Satanlar RSS
Yeni Çıkanlar RSS
NetKitap'ta belli başlı tüm kredi kartlarıyla peşin ve taksitli, kapıda ödeme veya banka havalesi/eft ile alışveriş yapabilirsiniz.
Destek için lütfen üyelik bölümündeki formu kullanın.
Sıkça sorulan sorulara
ulaşmak için tıklayınız.
Netkitap
Babıali Caddesi No:14 Cağaloğlu/İstanbul - Türkiye
Tel : (0212) 527 79 36 - (0212) 527 79 82
Fax : (0212) 513 29 71
© Netkitap 1998-
2012