Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Goa Basım Yayın      Robin Sharma   Ferrari'sini Satan Bilge
 
Ferrari'sini Satan Bilge  
Robin Sharma
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Goa Basım Yayın
Baskı Tarih: Mayıs 2005
Sayfa: 200

Bu kitaba oy verin: (29 oy)
Yorumları oku   Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Goa Basım Yayın
Baskı Tarih: Mayıs 2005

Sayfa: 200

Boyut: 13,5x21 cm

Hamur: 2

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
"Kalabalık mahkeme salonunun tam ortasında yığılmış durumdaydı.
O, büyük düşleri olan, zeki, yakışıklı, korkusuz ve ülkenin en seçkin avukatıydı.
Onu on yedi yıldır tanıyordum. Julian'ın şok edici mahkeme gösterileri
sürekli gazetelerin ön sayfalarında yer alıyordu.
Çoğu kimsenin sadece düşleyebileceği her şeyi elde etmişti:
Yıldızlara varan mesleki şöhret, milyonlarca dolarlık banka hesapları,
en pahalı semtte olağanüstü bir malikâne, özel bir jet, tropikal bir ada,
yazlık bir ev ve çok değer verdiği varlığı
-malikânesine uzanan özel yolunun ortasına parkettiği kırmızı bir Ferrari. Şimdi ise Büyük Julian kalp krizi geçirmiş, çaresiz bir bebek gibi yerde kıvranıyor
ve deli gibi sarsılıyordu.
Bütün bunlar üç seneden fazla bir zaman önce yaşanmıştı. Son duyduğum Julian'ın Hindistan'a gittiği idi. Ortaklardan birine yaşamını
sadeleştirmek istediğini, bazı yanıtlara ihtiyacı olduğunu ve onları
bu mistik ülkede bulmayı amaçladığını söylemişti. İşini bırakmış, malikânesini,
adasını ve jetini elden çıkarmıştı. Hatta Ferrari'sini bile satmıştı.
Bir gün ofisimin kapısı yavaşça açıldı. Kapı ardına dayandığında
otuzlu yaşlarının ortalarında, gülümseyen bir adam göründü.
Uzun boylu, ince ve kaslıydı; canlılık ve enerji yayıyordu. "İşimi elimden almaya niyetli hızlı bir avukat herhalde" diye düşündüm.
Genç adam sevdiği bir öğrencisini izleyen Buda gibi gülümseyerek
bana bakmayı sürdürdü. Dayanılmaz sessizlikle geçen uzun bir aradan sonra
şaşırtıcı bir biçimde emredici bir ses tonuyla konuştu:
"Tüm konuklarına böyle mi davranırsın John,
hele sana mahkeme salonlarının sırrını öğreten birine."
"Julian? Bu sen misin? İnanamıyorum Gerçekten sen misin?"
Güçlü kahkahası kuşkularımı doğruladı. Önümde duran genç adam
uzun süredir kayıp şu Hintli Yogiden başkası değildi: Julian Mantle.
İnanılmaz değişimi karşısında şaşkına dönmüştüm. "