|
|
|
Eski İstanbul'da Ramazan günleri, gündelik hayatımızda geceyle gündüzün yer değiştirmesi gibi olağanüstü bir hadiseydi. (...) Işıltılı Ramazan gecelerinde halk sokaklara dökülür, caddeler sahur vaktine kadar dolup taşardı. Karanlık geceleri şehrayine çeviren kandil ve mahyaların, çocuklar için nasıl bir neş'e kaynağı olduğunu ise ancak o günlere yetişenler bilir.
Işıkla ibadeti, dini zevkle hüzün, sevinç, neşe ve eğlenceyi yakınlaştırma, çocukla yaşlıyı, zenginle fakiri, efendi ile hizmetçiyi aynı hisler etrafında birleştiren mahyanın, İstanbul'da 500 yıla yaklaşan serencamının ilk kez gözönüne serildiği, kayda geçirildiği bu eserin vücut bulmasında emeği geçen herkesi kutluyorum. -Şekib Avdagiç-
|
|