Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Ayrıntı Yayınları   İnceleme Dizisi   Guy Debord   Gösteri Toplumu ve Yorumlar
 
Gösteri Toplumu ve Yorumlar  
Guy Debord
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 18,00 TL
NetKitap Ederi: 14,40 TL
telefondan alışveriş 3820

Yayinevi/DiziYayinevi: Ayrıntı Yayınları
Baskı Tarih: 1996
Sayfa: 256
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (7 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Ayrıntı Yayınları
Dizi: İnceleme Dizisi

Baskı Tarih: 1996

Sayfa: 256

İndirim: %20

Boyut: 13,5x19,5 cm

Hamur: 2

Etiket: 18,00 TL

NetKitap Ederi: 14,40 TL


Arka Kapak
Yaşamını medyatik uygarlığın ötesinde, herkesten uzakta ve gizlice tamamlamış olan Guy Debord XX. yüzyılın ikinci yarısının en önemli şahsiyetlerinden ve kâhinlerinden biridir. Gösteriye katılmayı reddeden bir radikal entelektüeldir. Gösteri Toplumu adlı kitabı yıkıcı olduğu kadar tarihe de direnebilmiş bir eserdir. 70'lerde yayımlandığında 'aşırı' tezleri nedeniyle 'şok' yaratmış, 80'lerde ise hayatın doğruladığı bir metin olarak kabul görmüştür. Egemenliğini tüm dünyada çoktan kurmuş ve gündelik dile geçirmiş olan gösteri toplumunu ilk kez tanımlayan ve adlandıran Debord, kapitalist iktisadın ve meta dolaşımının uzantısı olarak nitelendirdiği gösteri egemenliğinin, sözümona sosyalist ülkelerde de var olduğunu; dünyanın yeniden tek bir pazar haline geleceğini ve bürokratik iktidarların da Amerikan tipi gösterinin hâkimiyeti altına gireceğini söylemiştir. Gösteri Toplumu'nda tek kelimeyi bile değiştirme gereğini duymadan yıllar sonra kaleme aldığı Gösteri Toplumu Üzerine Yorumlar'da mafya, terörizm, polis devleti gibi olguların nasıl gösterinin bir parçası haline geldiklerini sergiler. Gösteri toplumunda, kurtuluş vaatleri de gösterinin bir parçasına dönüşür, sahteleşir. Tüm dünya aynı gösterinin sahnesidir artık; hepimizin aynı gösterinin oyuncusu ve seyircisi oluruz. Tarihsel bilgiyi yok etmek, özgürlük görünümü altında sansürü genelleştirmek, gösterinin vazgeçilmez ikizi olan terörizme girişmek, doğruyu bir yanlışlık an'ı yapmak, öznelliği silmek... gösteri toplumunun söylemini oluşturur. Bu umutsuzluk kitabı, hapishane halindeki bir dünyada yaşadığımızı gözlerimizin önüne serer. Antikçağdan günümüze, zaman kavramında mekân kavramına, şehircilikten turizme ve kültürel tüketim soytarılığına kadar her alana uzanan gösteri toplumunun labirentleri arasındaki yolculuk kitabın ortalarında giderek dehşete dönüşür: Çıkış yoktur! (...) Yeni bir devrim, ancak, yabancılaşmalarının 'bilinci'ne varmış özgür işçilerin iktidarı olan özerk işçi konseylerinin demokratik ve devlet-karşıtı örgütlülükleri sayesinde gerçekleşecektir, bürokratik olması ve işçi sınıfından kopması kaçınılmaz olan bir parti sayesinde değil. Sarte'ın 'durum' kavramından, Lefebvre'in 'Gündelik Hayat Eleştirisi' adlı kitabından ve Lukacs'ın özne-nesne diyalektiği ve 'şeyleşme' kavrayışından yola çıkan Debord, gündelik hayatı, sanatsal ve pratik durumlar oluşturarak, bilinçli olarak düzenlenen 'oyun biçimleri içindeki özgür eylemlerle dönüştürmeyi tasarlamıştır. Debord karamsardır! Karamsarlığın doruğunda yaşayan tüm devrimciler gibi gerçekçidir de... hakikati söyler! (Arka Kapak)