Üye Girişi
Yeni Üye
Sıkça Sorulan Sorular
Sepetim
(0)
Yakında!
Konular
|
Çok Satanlar
|
Yeni Çıkanlar
|
Yayınevleri
|
Yazarlar
|
Yeni Çıkanlar Programı
|
Son Gezdiklerim
Güle Güle Sayın Sezer
Güle Güle İstanbul
Güle Güle Godot
Güldüşün Fıkraları
Güldürü Ustalarından Seçilmiş Fıkralar
Güldeste Meşhur Şairlerden Seçme Şiirler
Güldeste "Etkilendiğim Şiirler"
Gülden Kale Düştü
Gülce Kızın Düşleri
Gülbahar
Kitap
Say Yayınları
Erbil Tuşalp
,
Erbil Tuşalp
Güle Güle Sayın Sezer
Güle Güle Sayın Sezer
Erbil Tuşalp
,
Erbil Tuşalp
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 12,50 TL
NetKitap Ederi:
11,25
TL
E-posta adresiniz:
Üyelik şifreniz:
Şifremi unuttum!
72432
Yayinevi:
Say Yayınları
Baskı Tarih:
Nisan 2007
Sayfa:
336
Indirim:
%10
Bu kitaba oy verin:
(4 oy)
Yorum Yaz
Paylaş
|
Bu kitaplar da ilginizi çekebilir
Kitap Hakında
Yorumlar
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi:
Say Yayınları
Baskı Tarih: Nisan 2007
Sayfa: 336
İndirim: %10
Boyut: 14 x 21 cm
Hamur: 2
Etiket: 12,50 TL
NetKitap Ederi: 11,25 TL
Arka Kapak
İktidarın hukuk devleti ilkesini önemsemeyen çağdışı bir siyasal kadronun eline geçtiği süreçte, Çankaya'da çağdaş bir hukuk adamının oturması olağanüstü bir rastlantıydı.
Veto ettiği yasaları değiştirmeden "aynen" inadıyla geçiren, uygunsuz atamaları "vekâleten" yöntemiyle gerçekleştiren bir siyasal iktidarın karşısında onun kısa sürede pes edeceğini sananlar yanılacaktı.
Türkiye'nin 10. Cumhurbaşkanı laikliğe karşı şeriatı, ulusa karşı ümmeti, bağımsızlığa karşı uyduluğu, bilime karşı dogmaları savunan siyasal iktidara yönelik duruşunu değiştirmeyince ona direnen gerici bir kadronun direnişiyle karşılaştı. Salt onların değil, kimi zaman tek başına kalmayı göze alarak kendisini önerenlerin acımasız eleştirileri karşısında dik duruşunu hiç değiştirmedi.
Sakin, iddiasız, hoşgörülü görünümü altında gizlenen mücadeleci kişiliğiyle gericilerin ezberini bozdu, ilericilerin simgesi oldu.
Türkiye'nin sürüklendiği çıkmazın farkında olan bir yurttaş olarak bağımsızlığa, özgürlüğe, eşitliğe, çağdaşlığa ve hukuka olan inancıyla inandığı yolda yürüdü.
Bitti bitiyor, gitti gidiyor derken şimdi Sezer'li yılları tüketmenin acısını yaşıyoruz.
Ama Sayın Sezer iyi ki siz vardınız. Size teşekkür ediyoruz. Aydınlığınızı, direnişinizi, dik duruşunuzu özleyeceğimizi biliyoruz.
Size ve ailenize sağlık ve esenlik diliyoruz.
Güle güle Sayın Ahmet Necdet Sezer...
- Erbil Tuşalp
Henüz kimse kitap hakkında yorum yapmadı. İlk yorum sizden gelsin!
Yanıt:
Bilgisiniz
Adınız:
E-posta:
Bulunduğum Yer:
Erbil Tuşalp
Yazarın diğer kitapları
İslam İmparatorluğu
Bozkurtlar
Kuklaturka
Kuklaturka
Şeriatı Beklerken
Artık Demokrasi İsteyin
Demokrasi Sizin Neyinize
Çürüme
Sen Sofi'nin Oğlusun
İslam Faşizmi
Bin İnsan
Önce Çocuklar Öldü
Plastik Papatya Kokusu
Paşa ile General
Eylül İmparatorluğu
Yazarın bütün(22) kitaplarını göster
Yaşam Öyküsü
Yazar + Gazeteci
Erbil Tuşalp, 1945 yılında doğdu. Çocukluk yılları Akşehir'de geçti. 1965'de Harp Okulu'ndan mezun oldu. Hobi olarak ata bindi, binicilik tutku haline geldi. İlk gazetecilik deneyimini, 1974 yılında kameraman olarak göreve başladığı TRT'de yaşadı. Sonrasında yazılı basın ve televizyon programları için çalıştı. Kendi ifadesiyle; tüm yaşamı iki perdelik bir oyundu...
"İlk perde bitti, ikincisi daha yeni başlıyor. İlk perde 1969 yazından 1999 kışına kadar başkent Ankara'da oynandı. Az alkışlandı, hiç yuhalanmadı. İkinci perde, İstanbul'da açıldı.
Ankara sığınağında yoğrulan acılarını, öfkelerini, özlemlerini, sevgilerini sırtladı ve yüzyılın sonunda İstanbul'a göç etti. "Elvada Ankara, merhaba İstanbul" faturasının ilk satırına büyük hüzün yazıldı. Oldum olası o, hüznü ve yalnızlığı hep hak ederek yaşadı. Çünkü bir gazetecei olarak onu yıllardır ne bir devlet, ne de bir hükümet başkanı bir kez bile aramadı. Ama o evlerinin önüne tankların her gelişinde aradı onları. İzin verirse İstanbul, yine arar... Demir parmakların arkasına her düştüklerinde mutlaka bir-iki satır yazdı, hal-hatır sordu. Fırsat verirse İstanbul, yine yazar...
Ismarlama işleri sevmediğinden ne hükümet üyesi bakanlar, ne milletvekilleri, ne de genel müdürler aramadı. Hiç bir siyasi partinin genel başkanı da bunca yıldır bir kez bile çaldırmadı telefonunu. O da 'dün akşam hüzünlü sesiyle başbakan...' diye başlayan yazılar yazmadı, yazamadı. Sözün kısası sanayiciler, işadamları, polis şefleri, generaller, yüksek bürokratlar da onu hiç aramadı. Aranmamanın keyifli bir iş olduğuna inandı hep. Bunu muhalif tutumuna başladı, aranıp sorulmadığı için hiç üzülmedi.
Bundan sonra değişip dönüşmeyeceğine, yükselen yeni değerlerin peşinde koşturmayacağına göre Ankara'da yaşanan yıllar, bundan sonra da İstanbul'da yaşanacak. Bundan böyle kimbilir belki de Ankara'nın özeti, İstanbul'un ta kendisi olacak.
Gazetecinin iyisinin muhalif olandan, karşı durandan çıktığına inandı hep. Muhalifin, karşıtın soran-sorgulayan demek olduğunu öğretenleri sevdi. Bilime, bilgiye inananları saydı. Devletin atadığı muhaliflerden uzak durdu. Hep ılıklaştırılmış, soğutulmuş muhalif olmaktan korktu.
Can Pulaklı Günaydın'ı, İlhami Soysal'lı Vatan'ı, Ahmet Oktay'lı Dünya'yı hiç unutmadı. Kimine göre Aziz Nesin'in, Oktay Kutböke'nin, İlhan Selçuk'un, Emil Galip Sandalcı'nın, Uğur Mumcu'nun, Ali Ulvi'nin sevgi dolu sözlerine kandı. Kimine göre onların yolunu izleyerek doğruya ve gerçeğe ulaştı.
Yakaladığı doğrunun odağında hakları ve özgürlükleriyle hep insan vardı. Genç bedenlere inip kalkan copların acısını, kelepçenin soğukluğunu, hücre yalnızlığının karanlığını yüreğinde duydu. Kimse duymadı-bilmedi, duyanlar-bilenler çoktan unuttu. Ama o her siyasal cinayetten sonra, her faili meçhulün ardından 1978 sonbaharında Sağlık sokakta, evinin önünde üzerine çevrilen namludan çıkan kurşunların vızıltısını anımsadı.
Günaydın, Vatan Yeni Ortam, Dünya, Cumhuriyet, Radikal, Posta ve Milliyet gazetelerinde; İSTA, ANKA, UBA haber ajanslarında; TRT, ATV ve Show TV'de Olay, 32. Gün, Dünya Değişirken ve 40 Dakika programları için durup dinlenmeden çalıştı. 1975'ten beri yazarak yaşamanın keyfini sürdü. 1980'de Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti'nin, 1988 ve 1997'de Türkiye gazeteciler Cemiyeti'nin haber dalında Yılın Gazetecisi ödüllerini aldı. Ve de elbette bedelini ödedi..."
1985 Kasım'ndan bu yana Bin İnsan, Bin Tanık, Bin Belge, Eylül İmparatorluğu, Artık Demokrasi İsteyin I, Zehir Yüklü Bulutlar, Önce Çocuklar Öldü, Ben Tarihim Bay Başkan, Paşa ve General, Evreninki mi Özalınki mi, Plastik Papatya Kokusu, Şeriat AŞ, Artık Demokrasi İsteyin II, Demokrasi Sizin Neyinize, Çürüme, Şeriatı Beklerken, Sen Sofi'nin Oğlusun, İslam Faşizmi ve Bozkurtlar "töreden partiye" isimli kitapları yayınlandı.
Masasının üstünde Bozkurtlar II "partiden çeteye", Uçsuz Bucaksız Azınlığa, Gökyüzüne Yazılar, İnsan Hakları 'temalar', Bir Başka Açıdan Son 50 Yıl ve Yeniden Gökyüzü başlıklı çalışmaları yayınlanmayı bekliyor.
Özetle, Erbil için yaşam ikinci perde de yuhalanmadan sürüyor..
Erbil Tuşalp
Yazarın diğer kitapları
İslam İmparatorluğu
Bozkurtlar
Kuklaturka
Kuklaturka
Şeriatı Beklerken
Artık Demokrasi İsteyin
Demokrasi Sizin Neyinize
Çürüme
Sen Sofi'nin Oğlusun
İslam Faşizmi
Bin İnsan
Önce Çocuklar Öldü
Plastik Papatya Kokusu
Paşa ile General
Eylül İmparatorluğu
Yazarın bütün(22) kitaplarını göster
Yaşam Öyküsü
Yazar + Gazeteci
Erbil Tuşalp, 1945 yılında doğdu. Çocukluk yılları Akşehir'de geçti. 1965'de Harp Okulu'ndan mezun oldu. Hobi olarak ata bindi, binicilik tutku haline geldi. İlk gazetecilik deneyimini, 1974 yılında kameraman olarak göreve başladığı TRT'de yaşadı. Sonrasında yazılı basın ve televizyon programları için çalıştı. Kendi ifadesiyle; tüm yaşamı iki perdelik bir oyundu...
"İlk perde bitti, ikincisi daha yeni başlıyor. İlk perde 1969 yazından 1999 kışına kadar başkent Ankara'da oynandı. Az alkışlandı, hiç yuhalanmadı. İkinci perde, İstanbul'da açıldı.
Ankara sığınağında yoğrulan acılarını, öfkelerini, özlemlerini, sevgilerini sırtladı ve yüzyılın sonunda İstanbul'a göç etti. "Elvada Ankara, merhaba İstanbul" faturasının ilk satırına büyük hüzün yazıldı. Oldum olası o, hüznü ve yalnızlığı hep hak ederek yaşadı. Çünkü bir gazetecei olarak onu yıllardır ne bir devlet, ne de bir hükümet başkanı bir kez bile aramadı. Ama o evlerinin önüne tankların her gelişinde aradı onları. İzin verirse İstanbul, yine arar... Demir parmakların arkasına her düştüklerinde mutlaka bir-iki satır yazdı, hal-hatır sordu. Fırsat verirse İstanbul, yine yazar...
Ismarlama işleri sevmediğinden ne hükümet üyesi bakanlar, ne milletvekilleri, ne de genel müdürler aramadı. Hiç bir siyasi partinin genel başkanı da bunca yıldır bir kez bile çaldırmadı telefonunu. O da 'dün akşam hüzünlü sesiyle başbakan...' diye başlayan yazılar yazmadı, yazamadı. Sözün kısası sanayiciler, işadamları, polis şefleri, generaller, yüksek bürokratlar da onu hiç aramadı. Aranmamanın keyifli bir iş olduğuna inandı hep. Bunu muhalif tutumuna başladı, aranıp sorulmadığı için hiç üzülmedi.
Bundan sonra değişip dönüşmeyeceğine, yükselen yeni değerlerin peşinde koşturmayacağına göre Ankara'da yaşanan yıllar, bundan sonra da İstanbul'da yaşanacak. Bundan böyle kimbilir belki de Ankara'nın özeti, İstanbul'un ta kendisi olacak.
Gazetecinin iyisinin muhalif olandan, karşı durandan çıktığına inandı hep. Muhalifin, karşıtın soran-sorgulayan demek olduğunu öğretenleri sevdi. Bilime, bilgiye inananları saydı. Devletin atadığı muhaliflerden uzak durdu. Hep ılıklaştırılmış, soğutulmuş muhalif olmaktan korktu.
Can Pulaklı Günaydın'ı, İlhami Soysal'lı Vatan'ı, Ahmet Oktay'lı Dünya'yı hiç unutmadı. Kimine göre Aziz Nesin'in, Oktay Kutböke'nin, İlhan Selçuk'un, Emil Galip Sandalcı'nın, Uğur Mumcu'nun, Ali Ulvi'nin sevgi dolu sözlerine kandı. Kimine göre onların yolunu izleyerek doğruya ve gerçeğe ulaştı.
Yakaladığı doğrunun odağında hakları ve özgürlükleriyle hep insan vardı. Genç bedenlere inip kalkan copların acısını, kelepçenin soğukluğunu, hücre yalnızlığının karanlığını yüreğinde duydu. Kimse duymadı-bilmedi, duyanlar-bilenler çoktan unuttu. Ama o her siyasal cinayetten sonra, her faili meçhulün ardından 1978 sonbaharında Sağlık sokakta, evinin önünde üzerine çevrilen namludan çıkan kurşunların vızıltısını anımsadı.
Günaydın, Vatan Yeni Ortam, Dünya, Cumhuriyet, Radikal, Posta ve Milliyet gazetelerinde; İSTA, ANKA, UBA haber ajanslarında; TRT, ATV ve Show TV'de Olay, 32. Gün, Dünya Değişirken ve 40 Dakika programları için durup dinlenmeden çalıştı. 1975'ten beri yazarak yaşamanın keyfini sürdü. 1980'de Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti'nin, 1988 ve 1997'de Türkiye gazeteciler Cemiyeti'nin haber dalında Yılın Gazetecisi ödüllerini aldı. Ve de elbette bedelini ödedi..."
1985 Kasım'ndan bu yana Bin İnsan, Bin Tanık, Bin Belge, Eylül İmparatorluğu, Artık Demokrasi İsteyin I, Zehir Yüklü Bulutlar, Önce Çocuklar Öldü, Ben Tarihim Bay Başkan, Paşa ve General, Evreninki mi Özalınki mi, Plastik Papatya Kokusu, Şeriat AŞ, Artık Demokrasi İsteyin II, Demokrasi Sizin Neyinize, Çürüme, Şeriatı Beklerken, Sen Sofi'nin Oğlusun, İslam Faşizmi ve Bozkurtlar "töreden partiye" isimli kitapları yayınlandı.
Masasının üstünde Bozkurtlar II "partiden çeteye", Uçsuz Bucaksız Azınlığa, Gökyüzüne Yazılar, İnsan Hakları 'temalar', Bir Başka Açıdan Son 50 Yıl ve Yeniden Gökyüzü başlıklı çalışmaları yayınlanmayı bekliyor.
Özetle, Erbil için yaşam ikinci perde de yuhalanmadan sürüyor..
İlgili Konular
Politika - Laiklik ve Şeriat
Politika - Siyaset Bilimi
Politika - Yönetim/Devlet Üzerine
Politika - Siyasi Partiler
Tarih - Türkiye Cumhuriyeti
İlgili Konulardan Kitaplar
27 Mayıs
İngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye 1923
Bilinmeyen Yakın Tarih Seti (17 Kitap Takım)
Yayınevinin Diğer Kitapları
Say Yayınları
için
947
yapıt bulunmaktadır.
Aynı Diziden:
Güvercinci Kel Oğlan
İnanç İçgüdüsü
Arapça - Türkçe Cep Sözlüğü
Mimarlığın Abc'si
Mesnevi'den Seçmeler - 100 Temel Eser
Ulduz ile Kargalar
Daha
Edebiyat
Roman
Tarihi Roman
Roman ve Öykü
Aşk ve Romantizm
İnsan ve Toplum
Psikiyatri ve Psikanaliz
Kişisel Gelişim
Kişilik ve Zeka
Psikoloji
Tarih
Uygarlık Tarihi
İslam Tarihi
Araştırma ve İnceleme
Çocuk Kitapları
Fantastik
Edebiyat
Eğlenceli Eğitim Kitapları
7 ile 11 yaş arası
Felsefe ve Düşünce
Yakınçağ ve Modern Felsefe
İslam Felsefesi
Antik Felsefe
Düşünce Tarihi
Politika
Siyasi İdeolojiler
Devlet Güçleri ve İstihbarat Örgütleri
Devlet Yönetimi
Din
Dinler Tarihi
Din Felsefesi
Hıristiyanlık
Araştırma
Akademik
Yabancı Dil Eğitimi
Sınavlara Hazırlık Kitapları
Diğer
Gramer ve Dilbilgisi
Aile ve İnsan
Anne Baba Kitapları
Çocuk
Aşk ve Yaşam
Kültür Sanat
Tiyatro
Resim ve Resim Üzerine
Sinema
Kültürel Yaşam
İslam
Kuran ve Kuran Üzerine
Tasavvuf/ Mezhepler/ Tarikatlar
İslam Tarihi
İslam Felsefesi
Genel Konular
Büyü, Gizem. Parapsikoloji ve Kehanet
Spor
Belgeseller
Bilim
Popüler bilim
Matematik ve Geometri
Doğa Bilimleri
Diğer
Ekonomi ve İş Dünyası
Kariyer
İşletme/ Muhasebe/ Pazarlama
Finans
İktisadi Düşünceler ve Teoriler
Hobi ve Eğlence
İçecekler Gurme ve Yemek Kitapları
Bulmaca ve Bilmece
Mizah
Referans
Kişisel Gelişim
Kaynak Kitap
Gazeteci Kitapları
Tarım ve Hayvancılık
Gezi ve Turizm
Ülke ve Kent Rehberleri
Rehber
Genel Konular
Kentler
Kampanyalar
Türk Düşünürleri
Sağlıklı Yaşam
Tatil Kitapları
Anasafya
Yeni Çıkanlar
Çok Satanlar
Konu Başlıkları
Yayınevleri
Topluluk
Üyelik
Favori Listem
Alışveriş Sepetim
Sipariş İzleme
Sıkça Sorulan Sorular
Çok Satanlar RSS
Yeni Çıkanlar RSS
NetKitap'ta belli başlı tüm kredi kartlarıyla peşin ve taksitli, kapıda ödeme veya banka havalesi/eft ile alışveriş yapabilirsiniz.
Destek için lütfen üyelik bölümündeki formu kullanın.
Sıkça sorulan sorulara
ulaşmak için tıklayınız.
Netkitap
Babıali Caddesi No:14 Cağaloğlu/İstanbul - Türkiye
Tel : (0212) 527 79 36 - (0212) 527 79 82
Fax : (0212) 513 29 71
© Netkitap 1998-
2012