Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Anka Yayınları      Soren Kierkegaard   Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler
 
Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler  
Soren Kierkegaard
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Anka Yayınları
Baskı Tarih: Nisan 2005
Sayfa: 784

Bu kitaba oy verin: (2 oy)
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Anka Yayınları
Baskı Tarih: Nisan 2005

Sayfa: 784

Boyut: 13,5x21 cm

Hamur: 2

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Günlüklerin en eskileri 1831-1832 yıllarına, Kierkegaard'ın üniversite öğrencisi olduğu ilk yıllarına ilişkin olup, daha çok notlar, kopyalar ve çevirilerden oluşmaktadır. Bu kitapta seçilen kayıtlar 1834 yılından, Kierkegaard'ın üniversite öğreniminin dördüncü yılından başlıyor.
İlk kayıtlar annesinin 31 Temmuz'da ölmesinden hemen öncesine ait. Bu kayıtlarda hu olayın arkaplanına, Kierkegaard'ın kendisinin ve ailesinin yaşamının geçtiği ortama ilişkin bazı izleri görmek mümkündür. Okuyucu bu olaya ilişkin hiçbir kayıt göremeyecektir. Ancak dört yıl sonra babası öldüğünde Kierkegaard, bu olayı yalnızca kaydetmekle kalmamış, ayrıca dikkatle not etmiş ve anlatmıştır. Kierkegaard'ın günlüklerinin işlevi ve yapısını değerlendirirken hu hususu hatırlamak önemlidir. Elbette Kierkegaard'ın annesinin ölümüne ilişkin herhangi hir günlük sayfasının veya mekruhun bulunmaması, hiç yazılmadığı anlamına gelmez. Bu kayıtlardan hiç birinin muhafaza edilmemesi hem bilinçli olarak bir günlük yazarken hem de ayrı ayrı kayıtlardaki notlarını korurken Kierkegaard'ın kasıtlı olarak yaşamına şekil veren olaylara ve ilişkilere odaklandığını; annesinin ölümünün ise bu olaylar arasında yer almadığını göstermektedir. "Gizli not"a ilişkin olarak yapılacak rutin hir araştırma, hu notun Kierkegaard'ın annesinin ölümüyle ilişkili olduğunu dıı gösterebilir. Kierkegaard için annesinin ölümü, içinde yaşam destek sistemini saylayan ailenin nihayet çöktüğü uzun hir yıpranma sürecinin son aşamasıdır. İşte onun yaşamını, içinde sürdürmek zorunlda olduğu kaçınılmaz gerçek; Kierkegaard'ın kendisi tarafından daha genel bağlantılarıyla kullanıldığı şekliyle yaşamın "gerçeği" buydu.