Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Kanat Kitap   Edebiyat Dizisi   Katja Lange - Müller   Hain Koyunlar
 
Hain Koyunlar  
Katja Lange - Müller
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 12,00 TL
NetKitap Ederi: 9,60 TL
telefondan alışveriş 104081

Yayinevi/DiziYayinevi: Kanat Kitap
Baskı Tarih: Ekim 2010
Sayfa: 160
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (1 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Kanat Kitap
Dizi: Edebiyat Dizisi

Baskı Tarih: Ekim 2010

Sayfa: 160

İndirim: %20

Boyut: 14 x 20 cm

Hamur: 2

Etiket: 12,00 TL

NetKitap Ederi: 9,60 TL


Arka Kapak
Kanat Kitap, Katja Lange-Müller'i de Türkçeye kazandırmaktan gurur duyar. Yeni Alman edebiyatının en ilginç figürlerinden biri olan Müller, Hain Koyunlar'da 1987'nin Batı Berlin'ini anlatıyor bize: Doğu Almanya'dan kaçan, çiçek satıcısı, dizgici Soya, gizemli bir geçmişi, karanlık bir geleceği olan, uzun boylu, özgür, sessiz ve kararlı Harry... Uyuşturucu, müzik, seksenli yıllar, AIDS, Duvar... Bütün has edebiyat eserleri gibi, özetlenemeyen, konusu anlatılamayan bir roman. Dildeki ustalığı, canlılığıyla çarpıcı bir metin.

Romanın anlatıcısı ve anti-kahramanı Soya, yazarın hayatından izler taşır. Doğu Almanya'dan kaçmış olması, komünist partisinde yönetici annesi... Harry'ye gelince, onu bizler okuyucu olarak anlatıcı ile birlikte keşfederiz: Uzun süre hapiste yatmıştır, eski bir junkie'dir... Geleceği olmayan, melankolik bir aşk. Romanda Berlin'in yeri büyüktür; doğusuyla, batısıyla, duvarıyla, duvarının yıkılışıyla. Sonunda Soya'nın yeni bir hayata başlamak için gideceği yer olan İsviçre de, Berlin'in tam zıddı olduğu için seçilmiş değil midir?

"Hepi topu dört cinsten oluşuyoruz yalnızca: iyi iyiler, kötü kötüler, kötü iyiler ve iyi kötüler. İyi iyiler ve kötü kötüler oldukları gibi kalıyorlar, sayıları az, ama sıkıcılar. Kötü iyiler de aynı şekilde, bir süre minik evleri ve bahçeleri olan terbiyeli ebeveynlerin uslu çocukları olarak kalıyorlar, ama giderek büyüyorlar ve minik evleri ve bahçeleri olsun istiyorlar ve hak ettiklerine inandıkları her şeyi alabilmek için de her şeyi yapıyorlar.

Sayılması gereken bir tek iyi kötüler var, onlar daha doğdukları gün kırmızı kartı görüyorlar ve tıpkı kötü kötüler gibi yalandan, dolandan, kötekten ve soymaktan başka bir şey öğrenmiyorlar, ta ki birkaç yıl kodes cezası alıp yerlere ve bazen de bir dinin ya da bir ideolojinin eteklerine yapışana kadar. Ondan sonra cezadan ve müzmin suçlular, yani kötü kötüler olmaktan korktukları için artık yalnızca kendilerine şiddet uyguluyorlar, birbirlerine bile değil; hayatlarının sonuna kadar tekrar tekrar parmaklıklar ardında."