Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Ayrıntı Yayınları   Edebiyat Dizisi   Pauline Melville   Hayaletlerin Göçü
 
Hayaletlerin Göçü   
(Bu kitap setini sepetinize ekleyin, kargo ücreti ödemekten kurtulun)
Pauline Melville
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Ayrıntı Yayınları
Baskı Tarih: Ekim 2006
Sayfa: 186

Bu kitaba oy verin: (3 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Ayrıntı Yayınları
Dizi: Edebiyat Dizisi

Baskı Tarih: Ekim 2006

Sayfa: 186

Boyut: 13x19,5 cm

Hamur: 2

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Pauline Melville, Hayaletlerin Göçü'nde, Güney Amerika'dan İngiltere ve Afrika'ya uzanan öykülerinde, ilk romanı Karnından Konuşanın Öyküsü'nde ele aldığı fiziksel ve duygusal aidiyet temasının izini sürmeyi sürdürüyor. Melville'in, sömürgecilik ve sonrası önemin hayaletlerini uyandıran karakterleri de, "eşya ile münasebetlerini tayin, kainattaki yerlerini tespit etmek" üzere havada asılı kalmış birer hayalettirler adeta. Yersiz yurtsuzluğun, yabancılaşmanın verdiği burukluğu dengeleyen, öykülerin trajikliğini yumuşatan, yazarın acıtan mizahıdır.


Öğrencilik yıllarının geçtiği Londra’da amaçsızca gezinirken geçmişin hayaletinin ele geçirdiği Güney Amerikalıbir diktatör; karnaval zamanı, kendisine gönlünü kaptırmış bir postacının yanında "yerini" bulan altmış beş yaşındaki Bayan da Silva; kocasının ellinci ölüm yıldönümünde farklı bir "yerde" olmaya karar veren, hayatı boyunca yapmak istediği şey olan flamenko dansıyla ölümü savuşturan bir başka yaşlı kadın; Dante'nin Cehennem'i ve Homeros'un Odysseia'sına göndermelerde bulunan bir dostluk hikayesinde yaşamı anlamlı kılan değer ve etkinlikleri, "bulunduğumuz yeri" anlamsızlaştıran ölüm; Descartes ve Shakespeare'e alerjisi olan, istemeden analitik geometrinin ilkelerini kapmış, aklın sınırları olduğuna inanan, söze karşı sessizliği ve "beyaz adam" gelmeden önceki doğallığı özleyen, kültürler arasında "yerini" yitirmiş bir papağan; Londra'da yabancılaşmanın dibine vurmuş bir işçi diğeri işsiz iki kafadar; "öteki"ni anlamanın entelektüel bir faaliyet değil de bir his olduğuna inandığı için, Afrika'da rastladığı aç bir çocukla kurduğu "ortak bir şeyleri olmayanların ortaklığı"nda "yerini" bulan bir kadın; yüzünün ardında trajik bir gerçekliği gizleyen bir pandomim oyuncusu; Londra ve Prag seyahatlerinde yaşadığı "yeri" sorgulayan Macusi yerlisi Loretta ile birlikte ölmüş İngilizlerin ruhlarını yatıştırmak için "İngiliz masa işi" yapan Guyanalı işçiler. Tüm bu karakterler, hayaletlerin geçit töreninde bir bir gözümüzün önünden kayıp geçerler.