Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Metis Yayınları   Kadın Araştırmaları Dizisi   Alice Miller   Hayat Yolları
 
Hayat Yolları  
Yedi Öykü
Alice Miller
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Metis Yayınları
Baskı Tarih: 2002
Sayfa: 167

Bu kitaba oy verin: (15 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Metis Yayınları
Dizi: Kadın Araştırmaları Dizisi

Baskı Tarih: 2002

Sayfa: 167

Boyut: 13cm x 19cm

Hamur: 2

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Psikanalist ve sosyolog Alice Miller, bu kitabında yer alan yedi öyküde birbirinden farklı hayat deneyimlerini kahramanları aracılığıyla karşılaştırıyor ve buluşturuyor. Miller'ın kahramanlarının büyük kısmı ise kadınlar.
Toplama kampları, diktatörler, ensest, taciz, doğum travması, histeri, mesleğini kötüye kullanan terapistler, öz-saygı, iletişimsizlik, nefret… Yazar, her biri uzun hatta ağır birer makalenin konusu olabilecek deneyim ve olguları, örnek hikâyelerde rahatlıkla anlaşılır bir tarzda okuyucuya sunuyor. Yazar kitabının gerekçeleri hakkında şunları söylüyor:
"Pek çok kadın gibi ben de, genç bir anneyken, gerek çocuğuma gerekse kendime ilişkin yeterince bilgili olmamanın acısını çektim. Daha bilgili olsaydım pek çok şeyi daha iyi yapabileceğimi, ama bunları artık telafi edemeyeceğimi bilmek çok üzücü. Bununla birlikte hayatımın ancak ileri dönemlerinde fark edebildiğim bazı şeyleri başkaları ile paylaşma isteğini duyuyorum bugün.
Benim çektiklerimi başkalarının çekmemesi dileğinden doğdu bu öyküler. Tanıdığım kadınların çoğu, bugün hiç değilse daha fazla bilgilendirilmiş olmaktan sevinç duyuyor. Bu bilgi artışı, erişkin çocuklarıyla daha açık bir diyaloğa girmelerini ve torunlarını daha iyi anlayabilmelerini sağlıyor. Öykülerim zaten bilgili okura pek yeni bir şey sunmayacak belki ama böylesi okurların hâlâ azınlıkta olduğunu duydum. İnsanların çoğunluğu, çocuklukla bugüne dek pek az ilgilenmiş durumda."






Kitabın İçinden
"Giriş" ve "Önsöz", s. 7-11
Giriş
Niye öykü biçimini seçtim? Bu, önceden planladığım bir şey değildi, kendiliğinden, belki de gerçek bir iletişim biçimine eskiden beri duyduğum özlemin sonucu olarak ortaya çıktı. Başlangıçta yapmayı düşündüğüm şey, basit karşılaşmaları betimlemekti. Benzeri deneyimlerden yola çıkan ve birbirleriyle doğrudan, açık, tabular ve ideolojik engeller tanımayan bir biçimde iletişime geçebilme isteği taşıyan insanların karşılaşmaları. İç dünyam giderek, tıpkı benim gibi çocukluktaki deneyimlerin önemine inanmış hayali kişilerle dolmaya başladı. Bunlar aracılığıyla düşüncelerimi, benim için zaten açık olan şeyleri kanıtlamak zorunda kalmaksızın geliştirebiliyordum. Bu aynı zamanda kendimi aşırı zorlamam gerekmediği anlamına geliyordu. Bu şekilde yazmak giderek daha fazla zevk vermeye başladı. Bu kişilerin konuşmasına izin verebiliyor, duygularına saygı gösterebiliyor ve bu yolla onlara, içinde kendilerini güvende hissettikleri bir mekân sağlayabiliyordum. Hatta artık yaşlı sayılabilecek ebeveynleri ile (tıpkı bir zamanlar benim gibi) konuşulması olanaksız sandıkları şeyleri konuşmayı bile göze aldılar. Konuşmalarımızın barışçı havası, yeni iletişim biçimleri deneme cesareti vermişti.

Önsöz
Çoğumuz dünyaya, üzerimizde belirleyici izler bırakan bir aile çevresi içinde geliriz. Gençlik dönemimizde anne ve babalarımızı eleştirsek, hatta onlarla bağlarımızı koparsak bile bu ilk izlerin bizi zayıf ya da güçlü bir şekilde etkiliyor olmasını engelleyemeyiz. Hiç değilse kendimiz çocuk sahibi olduğumuzda bunun farkına varırız.
Çoğu insan bunun üzerine kafa yormaz. Kendi yaşamış olduklarını çocuklarıyla tekrarlar ve bunu da doğru bulurlar. Ancak bazıları için, tam da çocukları ya da eşleri karşısında en çok eksiklik duydukları şeyin, gençlik dönemlerinden bu yana özlemini çektikleri iç özgürlük olduğunu günün birinde şaşırarak fark etmek acı verici olur. Çıkmaz bir sokakta oldukları hissine kapılabilirler bu durumda. Çocukken yollarını bulamamışlardı, çevrelerine ve onun etkilerine boyun eğmekten başka çareleri yoktu. Yetişkin insanlar olarak ise önlerinde başka seçenekler vardır ama çoğunlukla bunun farkına varmazlar.
Köken, kalıtım ve eğitim tarafından, gerek olumlu gerekse olumsuz anlamda şekillendirilmişliğimiz ne denli güçlü olsa da yetişkin insanlar olarak bu izleri yavaş yavaş tanımaya başlayabilir ve otomat gibi hareket etmekten kurtulabiliriz. Bu izlerin ne denli farkına varırsak, çıkmaz sokaklarımızdan kurtulmamız ve yeni veriler edinebilmemiz o denli kolaylaşacaktır. Kurtuluş yolları tıpkı kişisel kaderler gibi birbirinden oldukça farklı ve çok sayıdadır. Bu kaderlerden bazıları okuyacağınız öykülerde anlatılmaktadır.


İçindekiler Label
Giriş
Önsöz

Öyküler
Claudia ve Daniel: Otuz Yıl Sonra
Jolanta ve Linda: Gerçek Bir Hoşgeldin
Sandra: Deneme ve Başarma
Anika: Hiç Değilse Bir Deneme
Helga: Gözyaşı Ticareti
Gloria: Yüreğin Bilgeliği
Margot ve Lilka: Varşova ile Sidney Arasında

Düşünceler
1. Gurular ve Önderler Nasıl Etkili Olabiliyorlar?
2. Nefret Nasıl Ortaya Çıkar?

Epilog: Nesillerin Diyaloğu
Notlar