Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Ütopya Yayınevi   Araştırma İnceleme Dizisi   Sibel Özbudun, Temel Demirer   "Hayır, Evet'ten Önce Gelir!" Hukuk(Suzluk) Yazıları
 
"Hayır, Evet'ten Önce Gelir!" Hukuk(Suzluk) Yazıları  
Sibel Özbudun, Temel Demirer
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 20,00 TL
NetKitap Ederi: 16,00 TL
telefondan alışveriş 80743

Yayinevi/DiziYayinevi: Ütopya Yayınevi
Baskı Tarih: Mayıs 2008
Sayfa: 496
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Ütopya Yayınevi
Dizi: Araştırma İnceleme Dizisi

Baskı Tarih: Mayıs 2008

Sayfa: 496

İndirim: %20

Boyut: 15 x 21 cm

Hamur: 2

Etiket: 20,00 TL

NetKitap Ederi: 16,00 TL


Arka Kapak
"Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim. Adam belki yüz kere vurur taşa. Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz. Sonra birden, yüz birincide taş ikiye ayrılıverir. İşte o zaman anlarım ki; taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir," diyen Jacob Riis'in sözünü anımsayarak; asla kuşku duymadık: Bu hikâyenin sonu -mutlaka- tatlıya bağlanacaktı...
Yani bizde sonrakiler bizim gibi yargılanmayacaklardı!
Onlar, bizim mağduru olduğumuz "hak(sızlık) ve hukuk(suzluk)"a maruz kalmayacaklardı...

Hatta bu konuda yazdıklarımızı, yani mahkeme savunmalarımız okuyanlar, "Bunlar da mı yaşanmıştı?" diye soracaklar şaşkın şaşkın...
Hatta mahkemelerin çoğu işsizlikten kapanacaktı...

Mahkemeler karşısında yargılanırken biz hep bu hayalleri kurduk, "kelepçemin demiri seni pulluk yapacağım" diyerek...
Gelmesi kaçınılmaz olan gelecekteki gerçeği müjdeleyen hayallerimiz, ütopyalarımız; "bizden biri olan Ahbarik Hrant"ın, "günah keçileri" ilan edilenlerin, "devletin duvarları" ardına kapatılanların, sürgüne gönderilenlerin, kurşunlananların, yani hasılı suda balık, havada kuş, toprakta karınca kadar çok olan onların insan(lar)ımızın ele avuca sığmaz çocuksu sevda ve aşklarıyla beslendi...

Bize düşense mahkemeden zindana -onlardan öğrendiğimiz gibi- aşktan ve hayattan vazgeçmeden, bizi insan kılan şeylere ihanet etmemek oldu...