Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Doğan Kitapçılık   Anı Gezi Dizisi   Tûbâ Çandar   Hitit Güneşi
 
Hitit Güneşi  
Mualla Eyüboğlu Anhegger
Tûbâ Çandar
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Doğan Kitapçılık
Baskı Tarih: 2003
Sayfa: 169

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Doğan Kitapçılık
Dizi: Anı Gezi Dizisi

Baskı Tarih: 2003

Sayfa: 169

Boyut: 14x23

Hamur: 2

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Hitit Güneşi'nin adı Mualla Eyuboğlu'dur. Cumhuriyet'in kuruluş yıllarındaki eğitim seferberliğinin simgesi olan Köy Enstitüleri'nin mimarı. Başta Rumeli Hisarı ve Topkapı Sarayı Harem dairesi olmak üzere sayısız tarihi eserin restoratörü. Anadolu, Rumeli ve İstabul'daki Osmanlı mirasını günümüze taşımakla gelen asırlık bir ömrün canlı anıtı...

Hitit Güneşi aynı zamanda da Türk Aydınlanması'nın öncülerinden Sabahattin Eyiboğlu ile resam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun kız kardeşidir. Alman Türkolog ve tarih araştırmacısın Dr. Robert Anhegger'in de eşi...

Onun zengin hayatından süzülmüş anılarının eşliğinde, geçmişi bugüne taşımaya çalıştık birlikte.
Köy Enstitüleri’nin mimarı, başta Rumeli Hisarı ve Topkapı Sarayı Harem Dairesi olmak üzere pek çok tarihî eserin restoratörü, Bedri Rahmi ve Sabahattin Eyuboğlu’nun kız kardeşleri, insana ve kültüre adanmış 78 yıllık bir ömrün canlı anıtı Mualla Eyuboğlu’nun (Anhegger) olağanüstü bir kişiliğe sahip olduğu, "Hitit Güneşi"nde daha belirgin olarak karşımıza çıkıyor. Kitaptan yaptığımız birkaç alıntı da bunu açıkça ortaya koyuyor:
"Mîna (Urgan) çok olgun, bayağı alımlı bir kızdı."
"Halet (Çambel) ufak tefekti ama erkeksiydi. Çok çalışkandı, daha o yıllardan çok önemli bir arkeolog olacağı belliydi. Sonradan Prehistorya Kürsüsü’nü kurdu. Sait Faik, Halet’e hayrandı ama o pek yüz vermezdi."
"Bir gün İstanbul’dan Ankara’ya gidiyorum. Yanımda Sabahattin Ağabeyim de var. Haydarpaşa Garı’nda merdivenlerden biri iniyor. ‘Abi!’ diye bağırdım. ‘Şu adamın güzelliğine bak!’ Ağabeyim atıldı ona doğru, ‘Aaa Nâzım’ diye bağırarak..."
"Suphi Taşhan diye solcu bir şair vardı, evlenelim diye tutturdu. Sonra da Yaşar Kemal çıktı. Ama o çok çekingendi. Anlayış gösterdi bana. Güzelim aşk şiirleriyle dolu mektuplar yazdığıyla kaldı..."


 
İlgili Konular
İlgili konu bulunamadı.
 
İlgili Konulardan Kitaplar
 
Yayınevinin Diğer Kitapları