Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Everest Yayınları   Türkçe Edebiyat Dizisi   Hüseyin Rahmi Gürpınar   İffet
 
İffet  
Türkiye'deki İlk Korsan Manifestosu
Hüseyin Rahmi Gürpınar
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 10,00 TL
NetKitap Ederi: 8,00 TL
telefondan alışveriş 111710

Yayinevi/DiziYayinevi: Everest Yayınları
Baskı Tarih: Temmuz 2011
Sayfa: 160
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (2 oy)
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Everest Yayınları
Dizi: Türkçe Edebiyat Dizisi

Baskı Tarih: Temmuz 2011

Sayfa: 160

İndirim: %20

Boyut: 14 x 20 cm

Hamur: 2

Etiket: 10,00 TL

NetKitap Ederi: 8,00 TL


Arka Kapak
Yayıncıların en temel sorunlarından birisi olan korsan yayıncılık, "ata yadigârı" ve "tarihsel miras" olarak günümüze ulaşmış. Hüseyin Rahmi Gürpınar, İffet romanının 1927'deki ikinci baskısına yazdığı önsözde "korsan baskıya hayır" ve "yazar emeğine saygı" manifestosu kabul edilebilecek ilk ciddi uyarı ve saptamalarda bulunuyor.

"Bu roman gayrikanuni tablarla pek çok defa basıldı. Bu memlekette öyle devirler yaşadık ki dimağınızın bütün samimi kabiliyet ve gayretiyle çalışarak vücuda getirdiğiniz eseri gözünüzün önünde basarlar, satarlardı. Bir şey yapamazdınız."

On dokuzuncu asrın son yıllarında İstanbul... Şehrin yoksul mahalleleri, mezarlıklar... Genç bir yazar ve onun yardımsever doktor arkadaşı, şehrin çeperine yerleşmiş mahallelerdeki çaresiz, sefalet içindeki halkın arasına karışıyor. İffet, iyi bir eğitim görmüş genç ve güzel bir kız... Sefaletin içinde göz alıcı ve merak uyandıran bir ışık gibi parlıyor. Hüseyin Rahmi, romanı yazdığı devrin 'ağdalı' ve 'edebî' üslubuyla hem acıklı bir aşk hikâyesini, hem İstanbul'un yoksul yaşantısını, hem de genç bir yazarın edebiyat serüvenini anlatıyor.

Hüseyin Rahmi Gürpınar, İffet'in ikinci baskısına yazdığı önsözde, günümüzün yayıncıları için en yakıcı sorunlarından birisine parmak basıyor: Korsan yayıncılık. "Bu roman gayrikanuni tablada çok defa basıldı. Bu memlekette öyle devirler yaşadık ki dimağınızın bütün samimi kabiliyet ve gayretiyle çalışarak vücuda getirdiğiniz eseri gözünüzün önünde basarlar, satarlardı. Bir şey yapamazdınız. Davaya kalksanız siz haksız çıkardınız. Çünkü kitap yazmak cinayetlerin en büyüğüydü. Müellif her yerde muhakkir ve makhurdu. Yalnız onun aleyhine çıkan sözler mesmu olurdu."

Yoksul İstanbul manzaraları değişmediği ve bunu anlatacak içten kalemler çıkmadığı gibi, yazarın korsan yayıncılık ve davalarla uğraşması pratiği de Türkiye'de hâlâ devam ediyor.