 |
 |
|
 |
 |
Konular:
Kişiler ve Yayınevi:
|
 |
 |
|
 |
|
|
|
|
|
İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme
Deneysel Akıl Yürütme Yöntemini Moral Konulara Uygulamaya Yönelik Bir Çalışma
| Etiket: | 25,00 TL
| NetKitap Fiyatı: | 20,00 TL
| | |
Her bilimin insan doğasıyla az çok bir ilişkisi vardır; her ne kadar bazısı insanoğlundan çok uzaklarda gibi dursa da, bir yerde, bir geçitte mutlaka insan doğasına dönüş yapar. Matematik, Doğa Felsefesi ve Doğal Din bile bir ölçüde İnsan'ın bilimine bağlıdır; çünkü hepsinin yolu insanı tanımaktan geçer ve hepsi insanın güçleri ve yetileri ölçüsünde değerlendirilir... Öyleyse Matematik, Doğa Felsefesi ve Doğal Din insanı bilmeye bu şekilde bağımlıysa, insan doğasıyla daha yakın ve sıkı ilişkileri olan diğer bilimlerden ne beklemeliyiz? Mantığın biricik amacı akıl yürütme yetimizin ilke ve işlemlerini ve tasarımlarımızın doğasını açıklamaktadır; ahlak ve eleştiri zevk ve duygularımızı değerlendirir; siyaset ise insanları toplumda birlik içinde ve birbirine bağımlı kabul eder. Bu dört bilimde, Mantık, Ahlak, Eleştiri ve Siyaset'te, insan aklını tanımamızı sağlayan veya bize insan aklının gelişimi ve donanımını veren hemen her şey kavranır.
Bu yüzden, felsefe araştırmalarımızda başarı umabileceğimiz tek yol bugüne kadar uyguladığımız ve artık bıkkınlık veren oyalanma yöntemini terk etmek, yani bir şekilde sınırdaki bir kaleyi ya da köyü ele geçirmek yerine doğrudan başkente yürümek olacaktır. Bilimlerin merkezine, bir zamanlar hepsinden üstün olan insan doğasının ta kendisine yönelmek; orayı ele geçirince diğer her yer için kolay zaferler bekleyebiliriz. Bu noktadan da fetihlerimizi insan hayatını daha yakından ilgilendiren diğer tüm bilimlere yayabilir, sonra da sırf merak konusu olan bilimleri yavaş yavaş ve tam olarak keşfedebiliriz. Cevabı insan biliminin kapsamında olmayan hiçbir önemli soru yoktur, ayrıca bu bilimi bilmeden kesin olarak cevaplayabileceğimiz bir soru da. Böylelikle, insan doğasının ilkelerini açıklar görünürken, aslında bilimlerin -neredeyse tamamen yeni olan ve üzerinde güvenle yükselebilecekleri bu biricik temelde ortaya konmuş- tam bir dizgesini önermiş oluyoruz.
424 sayfa, 2. hamur, ISBN: 9789944795111; Boyut: 17 x 24 cm; Baskı Tarihi: Ağustos 2009 Özgün Dili: İngilizce; Özgün Adı: A Treatise of Human Nature Etiket 25,00 TL, %20 indirim 5,00 TL, NetKitap'ta 20,00 TL
|
Bu kitap üzerine henüz eleştiri yazılmadı. İlk siz olabilirsiniz!
| |
|
|
Yazar Hakkında (26 Nisan 1711 - 25 Ağustos1776) İskoç filozof ve tarihçi. David Hume Edinburgh'da doğdu. Edinburgh Üniversitesi'nde tahsilini tamamladı, edebiyat ve hukukla ilgilendi. Kısa bir süre ticaretle uğraştı, daha sonra Fransa'ya gitti (1734) ve burada en önemli çalışması olan "İnsan Doğası Üstüne Bir İnceleme" (A Treatise of Human Nature-1739) adlı eserini hazırladı. İskoç bir asilzadeye özel öğretmen olarak hizmet ettiği kısa bir dönem dışında bütün hayatını bilimsel çalışmalar ile geçirmiştir. Yazılarının çoğunluğu felsefe, siyaset ve tarih üzerinedir. Bunun yanında nüfus, para ve uluslararası ticaret konularında da birçok makale yazmıştır.
"Ahlak ve Siyaset Üstüne Denemeler" (Essays Moral and Political-1741-1742), "Ahlak Ilkeleri Üstüne Araştırma" (An Inquiry Concerning The Principles of Morals-1751) ve "Siyasî Söylevler" (Political Discourses-1752) adlı eserleri Hume'un bir filozof olarak ün kazanmasını sağladı. Edinburgh barosu kütüphane müdürlüğüne getirilen Hume, bu görevi sırasında yazmaya başladığı "İngiltere’nin Tarihi" (History of England-1754-1762) adlı eseri ile para ve şöhrete kavuştu. Paris'e elçilik katibi olarak gitti ve orada J.J. Rousseau ile tanıştı. İskoçya'da bir yıl kadar müsteşarlık yaptı. Ahlak ve teoloji alanındaki geleneksel Hıristiyan argümanları hakkındaki şüpheleri ve ampirik metodu tercih etmesi nedeniyle bütün fikirleri hakkında şüphe oluşturuldu. Hume’un felsefesi, Locke ampirizmine ve Berkeley'in idealizmine dayanır.
Hume aklın ilkelerini (özellikle de nedensellik ilkesini) alışkanlık ve tekrarın güçlendirdiği fikir (idea) bağlantıları olarak gördü. Hume buradan bilimsel yasaların gelecekle ilgili bir kesinlik taşıyamayacağı sonucunu çıkardı. Ayrıca Descartes'in ben'inin sadece duyumların toplamı olduğunu bu toplamdan bir 'ben' (özne) çıkarılamayacağını iddia etti. Ahlak konusunda olması gerekenin (ought) olandan (is) çıkarılamayacağını öne sürdü. Mucizelerin imkansızlığını ve insan ruhunun bedenin ölümünden sonra varolamayacağını savundu. Hume bu argümanlarıyla İngiliz deneyciliğinin ve şüpheciliğin en önemli temsilcisi oldu. Politikada muhafazakarlığı ve geleneğe bağlılığı savundu.
1769'da taşındığı Edinburgh'da 1776 yılında öldü. Kant'ı, kendi deyişiyle, "dogmatik uykusundan uyandıran" düşünürdür. Yakın arkadaşı Adam Smith de ondan çok etkilenmiştir.
Başlıca eserleri: A Treatise of Human Nature (1739-1740, İnsanın Doğası Üzerine Bir İnceleme) Essays Moral, Political and Literary (1742, Ahlak, Siyaset, Yazın Denemeleri) An Enquiry Concerning Human Understanding (1751, İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma, çev. Oruç Aruoba, Hacettepe Üniversitesi Yayınları) Political Discourses (1752, Siyasal Söylevler) History of England (1754-1762, İngiltere Tarihi)
Ölümünden sonra çıkan eserleri: Dinin Doğal Tarihi (Natural History of Religion) Tabiî Din Üzerine Diyaloglar (Dialogues on Natural Religion) (Din Üzerine Çev. Mete Tunçay, İmge Yayınları) İntihar ve Ruhun Ölümsüzlüğü Üstüne Deneme (On Suicide and On The Immortality of The Soul).
Kitap Forumu:
| Konu | Yanıt | Son İleti
| | Henüz bir konu açılmadı. | |
| |
|
Kitap Forumları bir kitap hakkında Soru sormak ve Fikir paylaşmak içindir...
|
|