Üye Girişi
Yeni Üye
Sıkça Sorulan Sorular
Sepetim
(0)
Yakında!
Konular
|
Çok Satanlar
|
Yeni Çıkanlar
|
Yayınevleri
|
Yazarlar
|
Yeni Çıkanlar Programı
|
Son Gezdiklerim
Irak'ın Kalbi
Irak'ı Anlamak
Irak'a Özgürlük Operasyonu ve Kerkük
Irak Yanıyor
Irak Küresel Meydan Savaşı ve Türkiye
IRAK, İRAN VE ABD Önleyici Savaş, Petrol ve Hegemonya
Irak Dosyası
Irak Bataklığında Türk- Amerikan İlişkileri
İpnotizma ve Telkinle Tedavi
İpnotizm ve Telkin
Kitap
Anka Yayınları
Emin Er-Reyhani
Irak'ın Kalbi
Irak'ın Kalbi
Emin Er-Reyhani
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 12,00 TL
NetKitap Ederi:
9,60
TL
E-posta adresiniz:
Üyelik şifreniz:
Şifremi unuttum!
65148
Yayinevi:
Anka Yayınları
Baskı Tarih:
Nisan 2006
Sayfa:
296
Indirim:
%20
Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz
Paylaş
|
Kitap Hakında
Yorumlar
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi:
Anka Yayınları
Baskı Tarih: Nisan 2006
Sayfa: 296
İndirim: %20
Boyut: 13,5x21cm
Hamur: 2
Etiket: 12,00 TL
NetKitap Ederi: 9,60 TL
Arka Kapak
Ünlü Arap yazar Emîn er-Reyhânî, göç ettiği Amerika Birleşik Devletleri'nden Doğu'ya döndükten ve Doğu krallıklarına birkaç gezi yaptıktan sonra bir dizi kitap yazmıştır. Bu kitapların en meşhuru ve en faydalısı Irak'ın Kalbi isimli kitabıdır ki, bu kitap, XX. yüzyılın ilk yarısında, 1920-1930 yılları arasında gerçekleşen Irak Devrimi'ni çeşitli yönleriyle ele almakta, o dönemde Arapları ve Iraklıları ilgilendiren bütün konularla ilgili yazarın kişisel görüşlerini içermektedir. Bu bakımdan o, tarih, edebiyat ve siyâset kitabıdır.
Reyhânî, adı geçen kitabını 1922 yılında Bağdat'ı ilk ziyaretinden sonra, siyâset, edebiyat ve kültürün o dönemdeki en önemli temsilcileriyle görüşmeler yaptıktan sonra yazmıştır. Reyhânî, işgalci İngilizlerin yönetim ve egemenliği Iraklılara devretmeyi kabul ettiği büyük devrimden sonra Irak'ı ziyaret etmiş ve Bağdat'ta görkemli bir törenle karşılanmıştır. Çünkü Arap halkı onu her şeye isyan eden bir Arap yazar olarak görüyordu; içinde yetiştiği topluma karşı çıkan, terk ettiği Doğu'ya ve göç ettiği Batı'ya karşı isyan bayrağını açan birisiydi o. Otuz yıldan daha fazla bir süre önce Reyhânî, Irak'ın Kalbi'nde güzel gördüğü veya çirkin bulduğu görüşlerine yer vermiştir. Yazar, Bağdat'ın rûhunu şu sözlerle dile getirmektedir: "Bağdat'ın ruhu lâ havle çekerek her şeye sabır göstermek ve kadere teslim olmaktır. Huzursuzluk ve azgınlıktır. Allah korkusu ve günahtan sakınma duygusudur. Bağdat'ın rûhu günümüzde ise petroldür. Belki de petrol gelecekte Bağdat'ın en büyük kimyasal can damarı ve o zamanın berrak ve boğucu potasındaki bileşik rûhu olacaktır."
Reyhânî, adı geçen kitabını 1922 yılında Bağdat'ı ilk ziyaretinden sonra, siyâset, edebiyat ve kültürün o dönemdeki en önemli temsilcileriyle görüşmeler yaptıktan sonra yazmıştır. Reyhânî, işgalci İngilizlerin yönetim ve egemenliği Iraklılara devretmeyi kabul ettiği büyük devrimden sonra Irak'ı ziyaret etmiş ve Bağdat'ta görkemli bir törenle karşılanmıştır. Çünkü Arap halkı onu her şeye isyan eden bir Arap yazar olarak görüyordu; içinde yetiştiği topluma karşı çıkan, terk ettiği Doğu'ya ve göç ettiği Batı'ya karşı isyan bayrağını açan birisiydi o. Otuz yıldan daha fazla bir süre önce Reyhânî, Irak'ın Kalbi'nde güzel gördüğü veya çirkin bulduğu görüşlerine yer vermiştir. Ne var ki daha sonra durumlar değişmiş, görüntüler tersine dönmüş, bazı güzel işler de güzelliğini koruyamamıştır. Bu açıdan bakıldığında, o günlerde takip edilen siyâsetin etkisini bugün de sürdürdüğü görülür. Diğer taraftan Reyhânî?nin önde gelen Batılılarla ve Batı şehirlerinin karakteristik özellikleriyle ilgili değerli tecrübeleri ve gözlemleri vardır. Bu sayede Batı medeniyeti ile Doğu ve Batı şehirleri arasında ince karşılaştırmalar yapabilmiştir. Herkesin bir şehir kültürü ve medeniyet anlayışı vardır. Bunun da ötesinde her büyük medeniyetin karakteristik bir görünümü vardır. Yazar, Bağdat'ın ruhunu şu sözlerle dile getirmektedir: Bağdat'ın ruhu lâ havle çekerek her şeye sabır göstermek ve kadere teslim olmaktır. Huzursuzluk ve azgınlıktır. Allah korkusu ve günahtan sakınma duygusudur. Bağdat'ın ruhu günümüzde ise petroldür. Belki de petrol gelecekte Bağdat'ın en büyük kimyasal can damarı ve o zamanın berrak ve boğucu potasındaki bileşik rûhu olacaktır. Bağdat'ın ruhuyla ilgili Reyhânî'nin söylediği budur. Sanki yazar, yıllar öncesinden Bağdat'ın günümüzdeki hâlini anlatmaktadır. Zira petrol sadece Irak ve Bağdat'ın değil, Irak'a komşu diğer Arap ülkelerinin de rûhu hâline gelmiştir. Reyhânî'nin görüşleri ne kadar hoş! Ne kadar da ileri görüşlü!
Reyhânî bu sözleri söylediğinde Kerkük, Basra, Kuveyt ve Arap çöllerinin petrolleri henüz üretim aşamasında değildi. Engin ileri görüşlülüğü ile Batı sömürüsünün Irak'taki kötü etkisini tahmin etmiştir. Kitabında da işaret ettiği gibi, Reyhânî'ye göre Doğulular, zıtlıklarla dolu Doğu-Batı medeniyetine, Batı medeniyetinin kötülüklerine ve aldatıcı görüntülerine adeta üşüşmüşlerdir. Reyhânî'nin modern Fransız medeniyeti ve Batılı sömürüsüyle ilgili görüşleri de vardır ki, ona göre Fransız medeniyetinin ve sömürünün kaynağı düşmanlık, maddeye karşı aşırı hırs ve zenginlik tutkusudur. Materyalist medeniyet ve sömürgecilik ise ancak cehâlet, anarşi ve rezâlet doğurur. Mekanizmalarından biri eksik olan bir medeniyet, işgal altında bulunan bir sistem, her türlü erdemden uzaktır, rezâletlerin bataklığına saplanmıştır. Halkının kalbi taş kesildiği için ne damarlarında yaşamın, ne de bedenlerinde kişiliğin bir belirtisi vardır. Bir taraftan taklit ve Avrupalılaşma konusundaki meziyetler sayılıp dökülürken, diğer taraftan mensubu olunan ırkın ve grubun baskın özellikleri gururla dile getirilir. Kindarlar galeyana getirilerek, düşmanlıkları körüklemenin ve savaş çıkartmanın doğuracağı acı sonuçlara, uğrayabilecekleri büyük zararlara karşı da halk uyarılır. Özetle Reyhânî devrim taraftarıdır. Törelere ve gelenekselleşmiş yaşam biçimine karşı çıkmaktan yanadır. Bununla birlikte felsefesinde, rûhun maddeye üstün tutulmasını savunur. Ayrıca Avrupalılaşmış taklitçilerin de dinden çıktığını söyler. Fakir kesimlerin durumlarına özel bir önem verir, onların mahvolmuşluklarını ve yoksunluklarını çeşitli tablolarla ortaya koyarak, insanları fakir kesimlere karşı insaflı olmaya çağırır. İnsanlığı hurâfeleri terk etmeye davet eder. Oysa diğer taraftan ruhsal hakîkatlere inanır, yaratılıştan gelen dürtüleri inkâr eder. Bu noktada onun uçlarda yer aldığı ve aşırıya kaçtığı göze çarpmaktadır. Bu yüzden de liderlerin, edebiyatçıların ve yazarların bir kısmı düşmanca tavır takınarak onun karşısında yer almıştır.
Reyhânî, dinlere karşı ağır ithamlarda bulunur; dinlere kimi zaman pervasızca, bazen biraz daha ihtiyatlı, nisbet edebileceği her türlü kötülüğü nisbet eder. Onlara, suîzanda bulunmada aşırıya kaçan bu grupla birlikte hareket etmenin yanlışlığını, bağışlanamayacak kadar büyük bir hataya düştüklerini söylememize rağmen; yazar ve edebiyatçılardan oluşan bir grup da bu konuda onun peşinden gider. Bu grubun üyesi olan modern ve çağdaş yazar ve edebiyatçıların, din sanarak yaptıkları kötülüklerin sebebi üzerinde biraz kafa yorunca gördüm ki, kötülüklerin sebebi "taassub"dan başka bir şey değildir. Bazıları taassubun dayanılamayacak bir hâl aldığını iddia ederken, kimileri de dinin ve din adamlarının hedeflerinin son derece sınırlı olduğunu ileri sürmüştür. Doğrusu öz itibariyle İslâm dini bu ithamlardan uzaktır. Öyle anlaşılıyor ki Reyhânî, Avrupa tarihi araştırmalarında derinleşmiş, düşmanlık ve fitnenin milletler arasında yol açtığı olayları ve bu olayların Batılıların başına getirdiği felâketleri inceledikten sonra ayrım yapmadan, genel ifâdelerle kimi zaman taassuba, kimi zaman da dine karşı isyan bayrağını açmıştır.
Reyhânî, Irak'ın Kalbi'nde, Bağdat'taki fakir tabakanın yaşantısı ve evleri ile ilgili çirkin tablolar sergilemiştir. Orada rehberi Vakıflar Müsteşarı'ydı ve o dönemde müsteşar bir İngilizdi. Ziyaretçi bir kargayı kendine rehber ve önder edinirse, ziyaretçilerin sonunda neye ulaşacakları bellidir.
Toplumun rehberi olursa karga,
Virâneleri gösterir onlara.
Doğrusu Müsteşar, Reyhânî'yi eski ve pislik içindeki birkaç hana götürerek, orada ona bazı gıda ve benzeri şeyler satan satıcıların çirkin görüntülerini gösterdi. Belki de bu görüntüler sayesinde Irak ve Iraklılar hiç istemedikleri kötü bir üne sahip olacaklardır. Belki de azgın Batılılar bu görüntüleri Doğu'ya saldırmak için bir araç olarak kullanacaklardır. Yazarın bu tür görüntülere kitabında yer vermesi gereksizdi. Üstelik Bağdat'ın o mahallelerinde yaşayanların veya yoldan gelip geçenlerin dilindeki küfür sözcüklerini ve suçlamaları kitabına alması kesinlikle doğru olmayan bir davranıştır.
Bazı eski yapıları gezen Reyhânî, yapılardaki ustalık, mühendislik ve yaldız sanatının yanı sıra binaların dekorasyonunu, süslemelerini, oyma ve kakmalarını, vitraylarını, nakışlarını, caddelere veya mahallelere bakan cumbaları ayrıntılı bir biçimde tasvir etmektedir. Bu güzel sanatların tamamı eski Bağdat ile birkaç köşk ve evde ayan beyan görülmektedir. Bu güzel sanatları betimlerken Reyhânî, birçok şâirle yarışırcasına oldukça edebî ve akıcı bir dil kullanır. Cansız bir varlığı bile böylesine bir dille betimlese, onun hayatta ve gelişmekte olduğunu sanırsın. Yazar da bir şeyden hoşlandığında dâhî bir sanatçı yaratıcılığıyla eşsiz tasvirler yapmaktadır.
Reyhânî'nin Irak'ı ziyaretinin hemen öncesinde genç Irak halkı, ülkeye hâkim olan işgalcilerin işgalleri sebebiyle ağır yükümlülükler altında yerin dibine geçmişti. Irak halkı özgürlük, bağımsızlık ve sömürgecilere kölelikten kurtuluş yolunda sağlam ve kararlı bir isteğe sahipti. Halk, işgalcilerin pençesinden ülkesini kurtarmak için kendisini uyaran, teşvik eden, yönlendiren, işgalcilere karşı koymaya davet eden her türlü çağrıya anında karşılık veriyordu. O dönemde Reyhânî'nin kitapları ve konuşmaları Iraklı edebiyatçıların gönüllerinde küçümsenemeyecek ölçüde etkili olmuştur. Çünkü görüldüğü gibi kitapları devrimci düşünce ve görüşlerle doludur. Buna ek olarak o, zekâlarını, kalemlerini ve yeteneklerini Araplara yardım etmeye vakfetmiş; ömürlerini adâlet, özgürlük ve eşitlik ilkelerine saygı gösterme esası üzerine kurulu haklı davalarını savunmak için yazmaya, konuşmaya ve seyâhat etmeye adamış yazarlardan biriydi. Görüldüğü gibi Batı kültürü, Batı'ya göç ederek Amerika'ya yerleşen bazı Suriyeli ve Lübnanlı yazarları, göç etmeden önce araştırdıkları İslâm kültürü kadar etkilememiştir. Bu nedenle Batı'ya göç eden şâirler, gönüllü olarak Hak Din'i benimsemeyen ülkelerde Arapları ve İslâm'ı savunmuşlardır. O edib ve şâirleri bunu yapmaya teşvik eden ne kişisel istek ve çıkarları, ne de bu işi yapmaya zorlayan bir korkuları vardı. Bu edebiyatçılar arasında Reyhânî ön sıralarda yer almaktadır. Bunun da ötesinde o, Göç Edebiyatı'nın kurucusu ve gurbetteki Arap edebiyatçıların öncüsüdür.
Dr. Muhammed Rıza eş-Şebîbî
Henüz kimse kitap hakkında yorum yapmadı. İlk yorum sizden gelsin!
Yanıt:
Bilgisiniz
Adınız:
E-posta:
Bulunduğum Yer:
Emin Er-Reyhani
Yazarın diğer kitapları
Hayvan Krallığında Üçlü Dayanışma
Yaşam Öyküsü
Edebiyat ve felsefe dünyasının acı kaybı Arap yazar Emîn er-Reyhânî, göç ettiği Amerika Birleşik Devletleri'nden Doğu'ya döndükten ve Doğu krallıklarına birkaç gezi yaptıktan sonra bir dizi kitap yazmıştır. Bu kitapların en meşhuru ve en faydalısı
Irak'ın Kalbi
isimli kitabıdır ki, bu kitap, XX. yüzyılın ilk yarısında, 1920-1930 yılları arasında gerçekleşen Irak Devrimi'ni çeşitli yönleriyle ele almakta, o dönemde Arapları ve Iraklıları ilgilendiren bütün konularla ilgili yazarın kişisel görüşlerini içermektedir. Bu bakımdan o, tarih, edebiyat ve siyâset kitabıdır.
Reyhânî, Bağdat'ı ilk ziyaretinden on yıl sonra yeniden ziyaret eder. Bu ikinci ziyaretinde Beyrut ve Bağdat arasında takip ettiği yolu ve yol güzelliklerini betimler. Irak ve Şam çöllerini ayrıntılı bir şekilde anlatır. On yıl zarfında Bağdat'ta yenilenen veya yeniden inşâ edilen binaları tasvir eder. Sözlerine aldatıcı İngilizce isimler taşıyan yeni otelleri anlatarak başlar. Irak'ın Kalbi'nin bu bölümünde Bağdat'ın tarihsel simgeleri hakkında kısa bir bilgi verildikten sonra, son on yıl esnasında yolların, caddelerin, binaların ve yapıların nasıl değiştiğini gözler önüne serer. Sözleri arasına kültürel ve sosyolojik içerikli hoş karşılaştırmalar serpiştirir. Yer yer Bağdat'taki yenilik, gelişme ve medeniyetin bir göstergesi olarak makine ile üretiminin durumuna değinir. Yine de yazarın bazı görüşleri her hâlükârda gerçekten çok uzaktır. Mesela Irak Parlamentosu?nun iki üyesi ile Bağdat zindanlarını gezdikten sonra iki arkadaşına, "Hapishâneniz parlamentonuzdan daha mutlu, daha güzel!" der. Her ne kadar bu tarihten sonra yapılan milletvekilliği seçimlerinde yaşanan olaylar, Reyhânî'nin bu sözlerinin doğruluğunu ortaya koysa da; şayet yazar günümüze kadar yaşamış olsaydı, sadece Irak'taki değil, bütün Doğu Arap ülkelerindeki sahte seçimler ve meclisler hakkında çok daha fazlasını söylerdi.
İlgili Konular
Gezi ve Turizm - İnceleme
Tarih - Anı ve Seyahatname
İlgili Konulardan Kitaplar
Unutmayacağız, Barışmayacağız, Affetmeyeceğiz
Prizren - Dersaadet
38 Kuşağı
Kitapla İlgili kişiler
Muammer Sarıkaya (Çeviren)
Geçtiği diğer
3
yapıtı görmek için Tıklayın.
Yayınevinin Diğer Kitapları
Anka Yayınları
için
86
yapıt bulunmaktadır.
Aynı Diziden:
Tasavvuf Terimleri ve Deyimleri Sözlüğü
Coğrafyasına Teslim Olan Ada Kıbrıs
Filistin: Devrim Sürüyor
Sanat
Günlükler
Türk Dış Politikası Yol Ayrımında
Daha
Edebiyat
Roman
Tarihi Roman
Roman ve Öykü
Aşk ve Romantizm
İnsan ve Toplum
Psikiyatri ve Psikanaliz
Kişisel Gelişim
Kişilik ve Zeka
Psikoloji
Tarih
Uygarlık Tarihi
İslam Tarihi
Araştırma ve İnceleme
Çocuk Kitapları
Fantastik
Edebiyat
Eğlenceli Eğitim Kitapları
7 ile 11 yaş arası
Felsefe ve Düşünce
Yakınçağ ve Modern Felsefe
İslam Felsefesi
Antik Felsefe
Düşünce Tarihi
Politika
Siyasi İdeolojiler
Devlet Güçleri ve İstihbarat Örgütleri
Devlet Yönetimi
Din
Dinler Tarihi
Din Felsefesi
Hıristiyanlık
Araştırma
Akademik
Yabancı Dil Eğitimi
Sınavlara Hazırlık Kitapları
Diğer
Gramer ve Dilbilgisi
Aile ve İnsan
Anne Baba Kitapları
Çocuk
Aşk ve Yaşam
Kültür Sanat
Tiyatro
Resim ve Resim Üzerine
Sinema
Kültürel Yaşam
İslam
Kuran ve Kuran Üzerine
Tasavvuf/ Mezhepler/ Tarikatlar
İslam Tarihi
İslam Felsefesi
Genel Konular
Büyü, Gizem. Parapsikoloji ve Kehanet
Spor
Belgeseller
Bilim
Popüler bilim
Matematik ve Geometri
Doğa Bilimleri
Diğer
Ekonomi ve İş Dünyası
Kariyer
İşletme/ Muhasebe/ Pazarlama
Finans
İktisadi Düşünceler ve Teoriler
Hobi ve Eğlence
İçecekler Gurme ve Yemek Kitapları
Bulmaca ve Bilmece
Mizah
Referans
Kişisel Gelişim
Kaynak Kitap
Gazeteci Kitapları
Tarım ve Hayvancılık
Gezi ve Turizm
Ülke ve Kent Rehberleri
Rehber
Genel Konular
Kentler
Kampanyalar
Türk Düşünürleri
Sağlıklı Yaşam
Tatil Kitapları
Anasafya
Yeni Çıkanlar
Çok Satanlar
Konu Başlıkları
Yayınevleri
Topluluk
Üyelik
Favori Listem
Alışveriş Sepetim
Sipariş İzleme
Sıkça Sorulan Sorular
Çok Satanlar RSS
Yeni Çıkanlar RSS
NetKitap'ta belli başlı tüm kredi kartlarıyla peşin ve taksitli, kapıda ödeme veya banka havalesi/eft ile alışveriş yapabilirsiniz.
Destek için lütfen üyelik bölümündeki formu kullanın.
Sıkça sorulan sorulara
ulaşmak için tıklayınız.
Netkitap
Babıali Caddesi No:14 Cağaloğlu/İstanbul - Türkiye
Tel : (0212) 527 79 36 - (0212) 527 79 82
Fax : (0212) 513 29 71
© Netkitap 1998-
2012