Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Bağlam Yayıncılık   İnceleme - Araştırma Dizisi   Gilles Deleuze   Issız Ada ve Diğer Metinler
 
Issız Ada ve Diğer Metinler  
Metinler ve Söyleşiler 1953 - 1974
Gilles Deleuze
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 25,00 TL
NetKitap Ederi: 20,00 TL
telefondan alışveriş 87315

Yayinevi/DiziYayinevi: Bağlam Yayıncılık
Baskı Tarih: Mayıs 2009
Sayfa: 462
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (1 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Bağlam Yayıncılık
Dizi: İnceleme - Araştırma Dizisi

Baskı Tarih: Mayıs 2009

Sayfa: 462

İndirim: %20

Boyut: 14 x 20 cm

Hamur: 2

Etiket: 25,00 TL

NetKitap Ederi: 20,00 TL


Arka Kapak
David Lapoujade, birinci ciltte, Gilles Deleuze'ün daha önce hiçbir kitapta yayımlanmamış yazılarıyla birlikte, yine onun 1953'den 1974'de kadar yayınlanmış olan metinlerini ve söyleşilerini okuyucuya sunuyor. Bu, Gilles Deleuze'ün düşüncesinin tarih felsefesine karşı olan yaklaşımını gösteriyor. Bu makale, kıta adaları ve okyanus adaları diye kökensel ve türemiş adaları ele alırken bize tarih felsefesi yerine coğrafya felsefesinin önemini vurgulamakta. Issız Ada makalesi, Deleuze ve Guattari'nin Felsefe Nedir? kitabında da belirtmiş oldukları ve Braudel'den "coğrafi tarih" gibi bir kavramı ödünç olarak ve bunu felsefeye uyarlayarak coğrafi düşünceyi bize net bir şekilde daha en başından göstermektedir.

Deleuze'ü kendi düşüncesini oluşturmakta etkileyen onun "duygu"sunu geliştiren yazarları daha gençliğinde nasıl ele aldığını okumamız bakımından bu kitap bize önemli işaretler sunmaktadır. Bergson'un, Kafka'nın, Celine'in, Simondon'un, Roussel'in Nietzsche'nin, Spinoza'nın, Masoch'un, Hume'un ve tabii ki Foucalt'nun ve Guattari'nin, Guattari'yle 1969'dan itibaren yaptıkları çalışmaların izini sürmek, bu kitaptan alınacak olan tadı, felsefi tadı bize duyurmaktadır. Özellikle Foucault ile Deleuze'ün Entelektüeller ve İktidar adlı söyleşilerini okuduğumuzda, 1972'de entelektüellerin işlevlerinin artık ezilenlere bilinç vermek, yani Leninist bir avangard proletarya öncülüğündeki bir devrimciliği ileri sürmek değil, tam tersine, ezilenlerin kendi ağzından taleplerini duymanın önemini vurgulamakta olduklarını anlıyoruz.
-Ali Akay-