Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Yordam Kitap   Kuram / Siyaset Dizisi   Sahra Wagenknecht   Kapitalizm Komada
 
Kapitalizm Komada  
Sosyalist Bir Teşhis
Sahra Wagenknecht
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 12,00 TL
NetKitap Ederi: 9,60 TL
telefondan alışveriş 119394

Yayinevi/DiziYayinevi: Yordam Kitap
Baskı Tarih: Ekim 2011
Sayfa: 191
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Yordam Kitap
Dizi: Kuram / Siyaset Dizisi

Baskı Tarih: Ekim 2011

Sayfa: 191

İndirim: %20

Boyut: 14 x 20 cm

Hamur: 2

Etiket: 12,00 TL

NetKitap Ederi: 9,60 TL


Arka Kapak
Almanya'da kazandığı seçim başarılarıyla dikkati çeken Sol Parti'nin parlak teorisyeni ve milletvekili Sahra Wagenknecht'ten bir polemik kitabı...

Kapitalizm komada mı? Nasıl yani? Birçok acımasız kapitalist ve sözde bilim adamı, şaşkınlığını böylece belittikten sonra durumu şöyle izah ediyor: "Ama kapitalizm şu anda bizim için kendisini tasfiye etmektedir; gerçi şu anda küçük bir azınlık bundan yararlansa da, yarın çoğunluk, daha sonra da herkes yararlanacak" Söze ne hacet; zaten sunulan gerekçe her şeyi açıklıyor: "Sadece kapitalizm üretimi, büyümeyi, yenilikleri ve girişimi garanti edip birçok insanın faydalanabileceği zenginlik ve refah için gerekli koşulları yaratabilir. Kâr mekanizması her ne kadar beraberinde hissizlik ve bencilliği getirse de, sonuçta elde edilecek fayda ve zenginlik, son 200 yıllık gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda herkes içindir.."

Bu tez artık bayatladı. Günümüzde bu tezin taraftarları bile onun doğruluğundan şüphe eder hale gelmişlerdir. Sermayenin serbest kaldığı ve küreselleştiği bir çağda halen birçok insan için umut olmasından dolayı en sert eleştiriyi hak etmektedir.
Sahra Wagenknecht, küresel ekonomik krizin arifesindeki ekonomik durumun genel bir tablosunu çizmektedir. Eleştirisinin özü, sermayenin kendisini yeniden değerlendirmesi sistemine yoğunlaşırken, yazar şu soruyu yöneltmektedir: Sosyalist bir Avrupa perspektifi hâlâ mümkün müdür?