Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Cinius Yayınları   İnceleme - Araştırma - Eleştiri   Nevzat Erdağ   Kayıt Dışı
 
Kayıt Dışı  
Kara Para / Yolsuzluk
Nevzat Erdağ
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 18,00 TL
NetKitap Ederi: 10,80 TL
telefondan alışveriş 74687

Yayinevi/DiziYayinevi: Cinius Yayınları
Baskı Tarih: Temmuz 2007
Sayfa: 460
Indirim: %40

Bu kitaba oy verin: (6 oy)
Yorumları oku   Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Cinius Yayınları
Dizi: İnceleme - Araştırma - Eleştiri

Baskı Tarih: Temmuz 2007

Sayfa: 460

İndirim: %40

Boyut: 13,5x19,5 cm

Hamur: 2

Etiket: 18,00 TL

NetKitap Ederi: 10,80 TL


Arka Kapak

BASIN BÜLTENİ

Nasıl bir yaprak, ağacın sessiz onayı olmadan sararamazsa, bireyler de toplumun sessiz onayı olmadan suç işleyemezler!

"KAYIT DIŞI, KARA PARA VE YOLSUZLUK"
KİTAPEVLERİNDE


Nevzat Erdağ'ın üç yıllık araştırmasının ürünü olan ve Cinus Yayınları'ndan çıkan son kitabı "KAYIT DIŞI, KARA PARA, YOLSUZLUK", bütün kitapevlerine dağıtımı yapılarak okuyucularla buluştu.

Böylece ülkemizde ilk defa bir yazar aynı kitap içerisinde; Kayıt Dışı, Kara para ve Yolsuzluk üçlemesini bir araştırmaya konu ediyor.

Konvoy Danışmanlık'ın kurucusu, Yönetim Danışmanı ve Mali Müşavir Nevzat Erdağ, kitabında Kayıt Dışı Ekonomi, Vergi Kayıp ve Kaçakları; Yasa Dışı Faaliyetler, Kayıt Dışı Ekonomi ve Kara Para ile Yolsuzluk ana bölümleri altında detaylı incelemelerini okuyucu ile paylaşıyor.

Tamamı 390 sayfa olan kitapta; kayıt dışı ekonominin nedenleri, suç ekonomisi, kara para aklama yöntemleri, Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun kara para aklama ile mücadeledeki rolü, terörizmin finansmanı, ülkemizdeki yolsuzluğun nedenleri gibi çok çarpıcı konular da dikkat çekiyor.

Yazar, kayıt dışı konusuna bir de toplum psikolojisi ile yaklaşıyor. "Toplumda, toplanan vergilerin kötü harcandığına ilişkin genel bir kanı oluşmuşsa, mükellefin vergiye karşı direnci artmaktadır. Bu durum vergi ödemekle yükümlü vatandaşların vergi ödememek için kayıt dışı sektöre kayma eğilimlerine yansımaktadır" tespiti bu açıdan oldukça dikkat çekici…

Gelişmekte olan ülkelerde kayıt dışı ekonominin boyutunun gelişmiş ülkelere kıyasla daha yüksek olduğu gerçeğine vurgu yapan yazar, "Kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alma ve almama bağlamında sorulması gereken temel soru, kayıt dışında kalan ekonomiyi kayıt altına almakla sağlanacak kaynakların ne şekilde değerlendirileceğidir. Bu soruya verilecek cevap kayıt dışının devam etmesinin yararlı mı, zararlı mı olduğuna karar vermede anahtar rol oynamaktadır. Demokratik toplumların içindeki "Truva atı"na benzetilen organize suçluluk, günümüzde demokrasinin işleyişine ve bireylerin temel hak ve özgürlüklerine yönelen en büyük tehdit konumuna yükselmiştir" hatırlatmasında bulunuyor.

Yazarın 10. kitabı olan Kayıt Dışı, Kara Para ve Yolsuzluk, içinde yer alan örnekli açıklamalar, tablolar ve ilgili kanunların açıklamalarıyla alanında ciddi bir kaynak niteliği taşımaya şimdiden aday...




Kitapta bazı tablolardaki net olmayan görüntünün netleştirilmiş hallerini buraya tıklayarak indirebilirsiniz.


Sağlıklı bir sosyal, siyasal ve ekonomik düzen kurabilmenin temel şartlarından
birisi toplumda yasadışı yollardan elde edilen gelirlerin ekonomi
içindeki payının mümkün olan en alt düzeye çekilmesidir. Bilindiği üzere
ekonomik ve mali göstergeler bireyler ve şirketler için ne kadar önemli
ise devlet hayatı için de en az o kadar önemlidir. Zira devletler ailesinde
ekonomik ve mali durumunuz olumlu seyir izlemiyorsa içeride ve dışarıda
itibarınız olmayacaktır ve belki de zaman içerisinde bağımsızlığınıza gölge
düşecektir.
Bugün dünyaya yön veren ülkeler bu noktada başarılı olan ülkelerdir.
Buna mukabil yabancı finans kurumlarının direktiflerine ve reçetelerine
muhtaç olan ülkeler ise dış etki ve baskılara açık bir pozisyon oluşturmakta,
ekonomik ve siyasi istikrarı bir türlü yakalayamamaktadırlar.
Cumhuriyet öncesinde, Osmanlı Devletindeki Duyun-u Umumiye İdaresi
(Genel Borçlar İdaresi) herkesin malumudur. Geniş bir coğrafya da egemen
olan devletimiz ekonomik ve mali düzlemde dışa bağımlılığın artması
sonucunda, iç ve dış borç kamburunun altında ezilmiş, bu ise beraberinde
siyasi istikrarsızlığı oda dağılma sürecini getirmiştir.
1071’den beri yurt edindiğimiz Anadolu’muz çok değil, 87 yıl önce işgallere
maruz kalmış, ülkemiz insanı elindeki tüm imkânları seferber ederek
kurtuluş savaşı verilmiş ve sonrasında siyasi bağımsızlık korunabilmiştir.
Maalesef bugün Türkiye’miz IMF’den borç alan ülkeler sıralamasında en
ön sıralarda gelmektedir.. En çok borca sahip ülkeler sıralamasında yine
aynı öncülüğünü koruyan biz hâl⠓çevrilebilir borç” söylemine sığınmış
gözüküyoruz. Sık sık krizlerle boğuşan bir ülke olmamıza rağmen, borçlu
olmanın psikolojik anlamından henüz çok uzağız.
Bir yanda çok ağır dış ve iç borç yükü diğer yanda da %70’lere varan
kayıt dışı ekonomi gerçeği, ortaya çıkmaktadır.
Dış ve iç borç yükü dayanılmaz hale gelen bir ülkenin sağlıklı gelire ihtiyacı
olduğu ortadadır. En sağlıklı ve garantili gelir ise devletin egemenlik hakkından kaynaklanarak karşılıksız olarak topladığı vergi gelirleridir.
Vergi gelirlerinin hatırı sayılır bir rakama ulaşması ve kamuoyunun vergiye
gönüllü uyumunun sağlanması ise kayıt dışı ekonomi ve ona sebebiyet
veren toplumun kanayan yarası yolsuzluk ile ciddi bir mücadeleyi ve kayıt
dışını olabilecek en alt seviyeye çekmeyi gerektirir. Kayıt dışı ekonomi
kayıtlı ekonomiyi ve vergi adaletini temelden sarsan ve istikrarı bozan
bir olgudur. Oturmuş devlet yapılarında kayıt dışı ekonomi alanı oldukça
daralmıştır. Piyasa serbest rekabet koşulları içerisinde kendi dengesini
bulmaktadır. Kayıt dışı ekonomi ile mücadeleyi önemsemeyen ülkelerde
ise yerli ve istikrarlı bir sanayi hamlesi yapılamamakta, yabancı sermayede
inişli çıkışlı bir seyirle ekonomideki yerini almaktadır. Devlet daha çok
kayıtlı mükellefe ağırlaştırılmış vergi oranları ile yüklenmektedir. Buda
yerli sermayenin bile dış ülkelere yönelmesine sebep olmaktadır. Dolaylı
vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki oranı hızla yükselmektedir. Bu
ise vergi adaletini onarılamaz bir biçimde zedelemektedir. Vergi tabanını
genişletme konusunda da başarı sağlanamadığından dar gelirli vatandaşın
ve asgari ücretlinin ödenen vergi içerisindeki payı haksız bir şekilde artmaktadır.
Gayri safi milli hâsıladan alınan payla (kişi başına düşen gelirle)
devlet gelirlerine olan katkı arasında ters bir ilişki gelişmektedir. Kamu
vicdanını yaralayan bu durumdan kurtulmanın yegâne yolu, iyi bir gelir
politikası oluşturup bu politikayı doğru ve etkin bir şekilde yürütecek bir
gelir idaresi ve buna bağlı denetim mekanizması kurulması ve kayıt dışı
ekonominin topluma olumsuz etkilerinin düzenli bir şekilde anlatılarak
toplum bilincinin oluşturulmasıdır. Biz bu çalışmamızda kayıt dışı ekonomi,
vergi kayıp ve kaçakları, yasadışı faaliyetler ve kara para konusunu araştırıp
sunuyoruz kayıt dışının çocuklarımızın çalınan geleceği olduğu düşüncesi
ile kayıt dışı olmadan müreffeh bir ülke özlemimizle bu çalışmamızın
okuyucularımıza faydalı olmasını dileriz.
Saygılarımla,
Nevzat ERDAĞ
Ocak 2007