Üye Girişi
Yeni Üye
Sıkça Sorulan Sorular
Sepetim
(0)
Yakında!
Konular
|
Çok Satanlar
|
Yeni Çıkanlar
|
Yayınevleri
|
Yazarlar
|
Yeni Çıkanlar Programı
|
Son Gezdiklerim
Kırmızı ve Siyah
Kitap
Alfa Basım Yayım Dağıtım
Dünya Klasikleri Dizisi
Henri Beyle Stendhal
Kırmızı ve Siyah
Kırmızı ve Siyah
Henri Beyle Stendhal
Baskısı yok
E-posta adresiniz:
Üyelik şifreniz:
Şifremi unuttum!
Yayinevi:
Alfa Basım Yayım Dağıtım
Baskı Tarih:
2002
Sayfa:
516
Bu kitaba oy verin:
(10 oy)
Yorumları oku
Yorum Yaz
Paylaş
|
Bu kitaplar da ilginizi çekebilir
Kitap Hakında
Yorumlar
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi:
Alfa Basım Yayım Dağıtım
Dizi:
Dünya Klasikleri Dizisi
Baskı Tarih: 2002
Sayfa: 516
Boyut: 13cm x 19cm
Hamur: Ciltsiz
Etiket:
Baskısı yok
Arka Kapak
Stendhal'in başyapıtı sayılan Kırmızı ve Siyah 'kara' bir romandır. Restorasyon döneminde devrimden önceki gibi yaşamaya çalışan Fransız toplumunun cesaret kırıcı ve iç karartıcı tablosunu sergilemektedir. Sıradan bir isyancı olmayan roman kahramanı Julien Sorel ne kadar yetenekli olursa olsun, bir halk çocuğunun kabuklarını kırarak kendi kişiliğini kanıtlamasına şiddet yoluyla karşı koyan katı toplumsal düzenin ve sınıfsal kemikleşmenin bir kurbanıdır. Julien Sorel'in başından geçen olaylar güncelliğin köklerinden gelmesine rağmen zamanın sınırlarını aşmakta, evrensel bir değer ve anlama kavuşmaktadır. Julien Sorel ve Kırmızı ve Siyah, hem çağının hem de bütün çağların insanı ve romanıdır. Çok az yazar Stendhal kadar okurlarının ve yorumcularının karşısında böyle çok sayıda sorunlar ortaya koymuştur. Çünkü Stendhal bir 'vaka'dır. V. DEL LITTO
Son Eklenen Yorumlar
83 kişiden 62'si bu yorumu beğendi:
İhtilalden sonra Fransa.
, 26 Ocak 2006
Gönderen:
nedim şahin
" İhtilalden sonra Fransa.
Yükselme hırsı ve zengin olma hayalleriyle dolu bir taşralı çocuk. Hayattan bihaber bu çocuğun önce burjuva sınıfına, sonra soylular sınıfına kendini kabul ettirmesiyle hayallerine çok yakınlaşacağı gençlik yılları..
Sonra, beklenmedik bir felaket. Ve şimdi bu genç giyotinin önünde diz çökmüş vaziyette. Hayalleri değil, bu yüksek bıçak onu mutluluğa kavuşturacaktır."
Asıl adı Henri Beyle olan Stendhal, iki yaşanmış olaydan yola çıkarak kaleme almış bu romanı. Kendi çağındaki birçok otorite tarafından acımasızca eleştirilmiş. Kendisi ise bu tenkitlere: “1890’dan önce okunmayı ummuyorum” diyerek cevap vermiş. Nitekim öyle de olmuş. 19.yüzyıl başlarında hiç satılmayan kitapları şimdi Dünya Klasikleri arasında yer alıyor.
Romanın konusu; hayallerinden başka bir varlığı bulunmayan idealist bir gencin kısacık hayatı. Kısacık, ama başarı dolu hayatı..
Bu gencin ismi Julien Sorel. Ailesinin hor gördüğü Julien, bulunduğu küçük dağ şehrinde kendini ispat etme çabasındadır. Bunun tek yolunun da din biliminden geçtiğini düşünmektedir. Fransız İhtilali’nden sonra din adamlığı önemli bir meslek haline gelmiştir. Makamca yükselmek ve kısa sürede zengin olmak için bir takım fırsatlar sunar.
Bu küçük şehirde, Verriéres’de fark edilmesi fazla sürmez. Belediye başkanı, çocuklarının eğitmenliği göreviyle konağına alır onu. Böylece Julien, ailesinin fakirliğinden kaynaklanan engellerden bir anda kurtulur. Zira bir daha evine hiç gitmeyecektir.
Julien, yeni evinde hayatı daha iyi anlamaya başlar. Başına büyük belalar açacak aşkı da ilk kez bu konakta tanır. Ama bu aşktaki ikinci kişi, belediye başkanının karısı Madam de Renal’dir. Yakışıklı ve bilgili Julien, melankoliden çok mantık aşkı yaşar. Çünkü bu soylu ve zengin kişiler, onun yükselme ve zengin olma arzularını ziyadesiyle tatmin edebilirler. Aşkına fazlasıyla da karşılık görür Julien. Ancak bu işin sonunun iyi mi kötü mü olacağını tahmin edemez. Ve bu kararsızlığı onun ilk ciddi hatası olur.
Baskılar sonucu konaktan ayrılmak zorunda kalır. Biriktirdiği azıcık bir parası vardır. Bununla da din eğitimi almak ister ve Besançon’da papaz okuluna kaydolur. Besançon, Verriéres’ten daha büyük, daha gelişmiş bir şehirdir. Julien’e göre ise kendisini hayallerine bir adım daha yaklaştıracaktır Basençon. Ama bu şehirde geçirdiği 1 yıl, ailesiyle geçirdiği çocukluk yıllarından daha ıstıraplı geçer. Ne arkadaşları ne de öğretmenlik yapan rahipler ona hiçte iyi davranmazlar.
Soğukkanlı ve ağırbaşlı bir yaradılışa sahip olan Julien, kendisine gösterilen kötü muameleye karşı son derece temkinli davranır. Derslerdeki başarısı, kendine hâkim ve mantık dolu davranışları okul müdürünün dikkati çeker. Onun aracılığıyla da Paris’te, kralın yakın çevresinden bir asilzadenin yanında katip olarak çalışmaya başlar.
Beklediğinden daha çabuk gerçekleşmeye başlamıştır hayalleri. Ama dindar bir papaz okulu öğrencisi gibi görünmesine rağmen, fazlasıyla ikiyüzlüdür Julien. İçindeki mevki, şöhret hırsını bir türlü gemleyemez. Onun yakışıklılığı ve yeteneklerine hayran kalan Mathilde’ye (asilzadenin kızı) aşık olur. Daha doğrusu aşık olduğunu sanır. Genç Mathilde de sıra dışı bu insanı delice sevmeye başlar. Bu sevgi öyle bir boyut kazanır ki, Mathilde Julien’den hamile kalır. Şimdi bir felaket daha Julien’i beklemektedir.
Julien yaklaştığını hissettiği kötü günler için hazırlık yapmaya başlar. Zekice bir plan yapar ve Mathilde ile bunu uygulamaya başlarlar. Sonunda da istediklerini elde ederler. Asilzade, kızını Julien ile evlendirmeye razı olur. Ama kızını bir taşralı ile evlendireceği için soylular arasında küçük düşmekten korkar. Bu yüzden de genç Julien’e soyluluk nişanı verir, onu paraya boğar. Julien bu zaferi karşısında şaşkına döner ve kendiyle gurur duyar. Hayatındaki bu zaferleri, hayranı olduğu Napolyon’un başarılarıyla eşdeğer görür.
Bu gelişmeler yaşanırken, asilzade Julien hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek ister. Verriéres’teki Madam de Renal’e mektup yazar. Madam de Renal ise, böyle bir evliliği duyduğunda küplere biner. Julien’in yükselme hırsını, zengin olma hayallerini, ikiyüzlülüğünü bir bir anlatır asilzadeye. Bunu haber alan Julien ise, belki hayatında ilk defa öfkesine hakim olmaz.
Bundan sonra Julien Verriéres’e gider. Bir Pazar ayini sırasında Madam de Renal’e 2 el ateş eder. Oracıkta yakalanır ve gözaltına alınır. Yargılanma süreci başlar. Kurşunlardan biri ıskalamış, diğeri ise Madam de Renal’i öldürmeye yetmemiştir. Hızla iyileşmeye başlayan kadın, Julien’den nefret edeceğine, bu asil davranışından dolayı onu daha çok sevmeye başlar. Artık Julien’i kendisinden ve çocuklarından daha fazla düşünmeye başlamıştır.
Julien giyotine gönderilir. Hayatı boyunca tek korkusu başarısız olmak olan bu gururuna düşkün genç, hayat sınavını kaybetmiştir. Yinede gücünü yitirmez, ölümü şeytanla bir düello olarak görür. Kazananın belli olduğu bir düello.. Halkın gözyaşları önünde başı gövdesinden ayrılır. 3 gün sonra Madam de Renal’de intihar eder. Mathilde ise şerefi iki paralık olmuş bir şekilde, karnındaki çocuğu ile babasının yanına döner. Foque ise can dostunun son dileğini yerine getirir ve onu Verriéres’e bakan dağdaki küçük mağaraya gömer…
Hüzünlü bir son. Stendhal olay örgüsünü ustalıkla aktarmış okuyucuya. 55 bölümden oluşan romanda, kimi zaman mantık hatalarıyla karşılaşsakta, bir çırpıda okunan, hayalperest bir gencin kısacık hayatını konu alan başarılı bir dünya klasiği Kırmızı ve Siyah.
Kırmızı; Tutkusu, hırsı ve hayalleri,
Siyah; Karanlık emelleri, ikiyüzlü kişiliği için.
Yanıtla
Bu yorumu doğru buluyor musunuz?
Yanıt:
Bilgisiniz
Adınız:
E-posta:
Bulunduğum Yer:
Henri Beyle Stendhal
Yazarın diğer kitapları
Aşka Dair
Kırmızı ve Siyah
Kırmızı ve Siyah
Kırmızı ve Siyah 2 Cilt Takım
Aşk Üzerine
Lucien Leuwen
Kırmızı ve Siyah
Kırmızı ve Siyah
Aşk
Kırmızı ve Siyah
Kızıl ve Kara 2. Kitap
Kırmızı ve Siyah
Kırmızı ve Siyah
Kırmızı ve Siyah
Parma Manastırı
Yazarın bütün(26) kitaplarını göster
Yaşam Öyküsü
Marie-Henri Beyle (d. 23 Ocak 1783, Grenoble-Fransa ; ö. 23 Mart 1842, Paris-Fransa), daha çok mahlası Stendhal ile bilinen Fransız Realist yazar.
Hayatı [değiştir]
Marie-Henri Beyle, Grenoble'da 23 Ocak 1783 tarihinde burjuva bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası avukat Cherubin Beyle, annesi Hanriette Gagnon'dur. Çok sevdiği annesi 1790 yılında, Stendhal henüz yedi yaşındayken öldü. Stendhal, disiplinli ve muhafazakar kimseler olan teyzesinin babasının etkisi altında büyüdü.
1796'da Grenoble'da bir okula girdiyse de, 30 Ekim 1799'da askeri okulun giriş sınavına katılmak için Paris'teki, kuzeninin de çalışıyor olduğu Savaş Bakanlığı'na gitti. Ertesi yıl ağır süvari birliğinde teğmen olarak İtalya'ya gitti. Bu seyahati sırasında Dimenico Cimarosa ve Gioachino Rossini'nin müziğini ve Vittorio Alfieri'nin eserlerini tanıması için bir fırsat oldu.
1801'de ise Napolyon Bonapart'ın ordusunda görev alarak İtalya seferine çıktı. Bu sefer sırasında bir komutanın asistanı olarak Brescia'da üç ay kaldı ve bu sırada soylu ailelerin evlerinde bulundu; ki bu sürenin onun hayatında ne kadar önemli bir yer tuttuğu, sonradan yayınlanan günlüklerinden anlaşılmaktadır. Yine bu zamanlarda yerel dergilerin yazarlarıyla tanışıp Romantik edebiyatı öğrendi.
1802'de bu bölgeden ayrılarak Almanya, Avusturya ve Rusya'da bazı askeri görevlerde bulundu, ama asla savaşa katılmadı. Aynı yıl, hayatı boyunca aşık olduğu onlarca kadından ilki olan Madame Rebuffel'in peşinden Marsilya'ya gitti. Orada ticarete atıldıysa da başarısız oldu. Bu ve bunu takip eden olayların ve yılların, Kırmızı ve Siyah romanının baş karakteri Julien Sorel'in karakterinin detaylarının çizilmesine büyük katkı sağladığı düşünülmektedir.
1812'de Napolyon ile birlikte Rus seferine katıldı ve Moskova'nın baştan sonra yanışına şahit oldu. Napolyon'un büyük ordusundan sağ kalmayı başaran az sayıdaki askerden olan Stendhal, notlarının önemli bir kısmını, ordu Rusya'dan geri çekilirken kaybetti. Ayrıca o zamana kadar yüzlerce takma isim kullanan yazar, Stendhal ismini bu sıralarda seçmiştir.
1814'te Napolyon'un düşüşünden sonra Milano'ya yerleşmiş ve burada da Angéla Pietragrua'ya aşık olmuştur. Ertesi yıl Parma'yı ziyaret etmiş ve bu seyahati, üçüncü romanı olan Parma Manastırı'na ilham kaynağı olmuştur. 1817'de ise İtalya'daki izlenimlerini anlatan ve İtalya'ya olan hayranlığının simgesine dönüşen Roma, Napoli ve Floransa kitabını yazmıştır.
1818'de Napolyon'un Hayatı'nı yazmaya başlamıştır. Bu sırada da mutsuz bir aşk yaşayacağı Mathilde Dembowski ile tanışmıştır. 1821'de ise yasadışı bir İtalyan örgütüne üye olduğu suçlamasıyla Milano'dan uzaklaştırılmıştır. Stendhal bunun üzerine Batı Avrupa'yı dolaşmaya başlamıştır. Bu yolculuklar sırasındaki tecrübeleri, düşünceleri ve hisler, sonradan yazacağı romanların ana şeklini oluşturmuştur.
1827'de ilk roman Armance'ı, üç yıl sonra da Kırmızı ve Siyah'ı yazmıştır. 1831'de ise Trieste'ye giderek bir süre konsolosluk yapmıştır.
1839'da Parma Manastırı'nı yazmayı bitirdikten sonra, gençliğinde yaptığı İtalya seyahatlerinden birinde kaptığı frengi hastalığı etkilerini göstermeye başlamıştır. 1841'de geçici bir felce uğramış, daha sonradan da birçok benzer sıkıntılar yaşamıştır. Ve Paris sokaklarında yürürken bayılıp kaldırım kenarına yığılmasından birkaç saat sonra, 1842 yılının 22 Mart'ı 23 Mart'a bağlayan gecesinde vefat etmiştir. Mezarı Montmarte Mezarlığı'ndadır.
İlgili Konular
Edebiyat - Dünya Klasikleri
İlgili Konulardan Kitaplar
Sünger Avcısı
Heiddeger'in Gölgesi
Demir Ökçe
Kitapla İlgili kişiler
Nuriye Yiğitler (Çeviren)
Geçtiği diğer
60
yapıtı görmek için Tıklayın.
Yayınevinin Diğer Kitapları
Alfa Basım Yayım Dağıtım
için
2930
yapıt bulunmaktadır.
Aynı Diziden:
Yüzbaşının Kızı
Karamazov Kardeşler
Yüzbaşının Kızı
Karamazov Kardeşler
İki Şehrin Hikayesi
Nana
Daha
Edebiyat
Roman
Aşk ve Romantizm
Roman ve Öykü
Polisiye ve Casusluk
Tarih
Türkiye Cumhuriyeti
Osmanlı ve Öncesi
Antik Tarih ve İlkçağ Tarihi
Anı ve Seyahatname
Çocuk Kitapları
Eğlenceli Eğitim Kitapları
Okul Öncesi
Hobi ve Oyun
Politika
Devlet Güçleri ve İstihbarat Örgütleri
Gazeteci Kitapları
Yönetim/ Devlet Üzerine
Araştırma ve İnceleme
Anasafya
Yeni Çıkanlar
Çok Satanlar
Konu Başlıkları
Yayınevleri
Topluluk
Üyelik
Favori Listem
Alışveriş Sepetim
Sipariş İzleme
Sıkça Sorulan Sorular
Çok Satanlar RSS
Yeni Çıkanlar RSS
NetKitap'ta belli başlı tüm kredi kartlarıyla peşin ve taksitli, kapıda ödeme veya banka havalesi/eft ile alışveriş yapabilirsiniz.
Destek için lütfen üyelik bölümündeki formu kullanın.
Sıkça sorulan sorulara
ulaşmak için tıklayınız.
Netkitap
Babıali Caddesi No:14 Cağaloğlu/İstanbul - Türkiye
Tel : (0212) 527 79 36 - (0212) 527 79 82
Fax : (0212) 513 29 71
© Netkitap 1998-
2013