Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Metis Yayınları   Edebiyat Dizisi   Bilge Karasu   Kısmet Büfesi
 
Kısmet Büfesi  
Bilge Karasu
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 12,00 TL
NetKitap Ederi: 9,60 TL
telefondan alışveriş 12431

Yayinevi/DiziYayinevi: Metis Yayınları
Baskı Tarih: 1996
Sayfa: 132
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (2 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Metis Yayınları
Dizi: Edebiyat Dizisi

Baskı Tarih: 1996

Sayfa: 132

İndirim: %20

Boyut: 13cm x 19cm

Hamur: Ciltsiz

Etiket: 12,00 TL

NetKitap Ederi: 9,60 TL


Arka Kapak
"Önceleri, bildiklerini –günün birinde resim yapacağını düşünmeden görüp öğrendiklerini– çizmişti.
"İşin, eksiksiz bir at, bir boğa çizmek olduğunu düşünmüş, kaç kez, duvardan çıkıveren, yanına gelen hayvanlarla koşmuştu düşündü. Sonra bakmanın yetmediğini öğrenmiş, kovalayanlarla kovalananların (ister insan, ister hayvan olsun) bağırmasına, böğürmesine kulak vermek, bu seslere, bu ölülere eliyle, gözü kulağıyla dokunmak, koşanlarla birlikte terlemek, yara alanlarla birlikte kanamak gerektiğini anlamış, bu sesleri, bu terleri kanları eklemişti yaptığı resimlere.
"Daha sonra bunların da yetmediğini öğrenmişti."

Parça
"Çapavulun Çattığı Çaparız, Erol Akyavaş'ın Bir Resmi Üzerine Metin", 1966, s. 61-69

Sabahın bozluğunun pembeye dönüştüğü saatte yedi diri üç ölü sıkışmış bir çukurluğa. Soldaki yüksekçe sırt, yosunlu kayalığıyla, düşmanı ayırıyor bu dirilerle ölülerden. Düşman yok ortada. Çekilmiş belki, belki uykuda. Belki de hiç gelmedi buralara. Bu çukurluğa çekilenler, ölü-diri buraya sıkışanlar, daha uzaklardan kaçıp geldiler. Gerçi yerde, savutları duruyor bu adamların. Lobut biçiminde, mızrak boyunda, gürz işini göreceğe benzer, üçü tümüyle, ikisiyse yarı yarıya, ondan bile az gözüken beş savut. Kimlerin elinden düşmüş, atılmış olduğu belli değil. Hepsi bir askerin ayaklarının dibinde ya da ayaklarına yakın bir yerde duruyor. Mezarların önünde. Mezarlar da var çünkü. Yanyana, defteri dürülmüş ölülerin ikişer ikişer, büyük bir düzen içinde, defteri dürülmüşlüğün sonsuz sonrasız düzeni içinde yanyana yattığı mezarlar. Altı ölülü üç mezar. Ölüler kalkanlarıyla örtülü. Ölümün içinde aynı boyda, aynı boyda kalkanlarıyla biribirinden neredeyse ayırdedilemeyecek bu ölüler, ...

Yazar hakkında
(1930-1995) Şişli Terakki Lisesi'nde ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde okudu. Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü'nde, Ankara Radyosu Dış Yayınlar Bölümü'nde çalıştı. 1963-64'te Rockefeller Bursu'yla Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde bulundu. 1974'te Hacettepe Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. İlk yazısı 1950'de, ilk öyküsü de 1952'de Seçilmiş Hikâyeler Dergisi'nde yayımlanan Bilge Karasu, 1963 yılında D. H. Lawrence'ın The Man Who Died (Ölen Adam) kitabının çevirisiyle Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü'nü, 1971'de Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı, 1991'de Gece kitabı ile Pegasus Ödülü'nü ve 1994'te Ne Kitapsız Ne Kedisiz'le Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü'nü aldı