Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Payel Yayınları   Çağdaş Romanlar Dizisi   Elias Canetti   Körleşme
 
Körleşme  
Elias Canetti
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 24,00 TL
NetKitap Ederi: 19,20 TL
telefondan alışveriş 18303

Yayinevi/DiziYayinevi: Payel Yayınları
Baskı Tarih: 1993
Sayfa: 518
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (14 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Payel Yayınları
Dizi: Çağdaş Romanlar Dizisi

Baskı Tarih: 1993

Sayfa: 518

İndirim: %20

Boyut: 13cm x 19cm

Hamur: 2

Etiket: 24,00 TL

NetKitap Ederi: 19,20 TL


Arka Kapak
Körleşme, düşünce ile gerçeklik arasındaki sürekli savaşımın görkemli bir simgesidir; dünya kargaşasındaki insanoğlunun yükselişini ve çöküşünü dile getiren bir anıt-romandır. Çağımız edebiyatının ağırlık noktalarını oluşturan tek bir konu yoktur ki, bu romanda işlenmiş olmasın. Körleşme, gerçekte büyük bir dehşetin romanıdır; görünüşteki bireysel boyutlar içerisinde, körleşmiş düşünce ve körleşmiş toplum gibi ana temellerden kaynaklanan, bu körleşmenin korkunç sonuçlarını sergileyen bir çağdaş destandır. Yarı cehennem, yarı dünya dekorlarından oluşma bir sahnede Canetti'nin gözler önüne serdiği, gerçekte tüm yanılsamaları, düşünceleri ve egemen değer yargılarıyla, bütün bir kültürün çöküşünden başka bir şey değildir.



Kitabın İçinden
"Öyle sanıyorum ki, kadınların önemini abartıyorsun", dedi, "Onları aşırı ciddiye alıyorsun ve insan yerine koyuyorsun. Ben ise kadınlara geçiçi bir kötülük gözüyle bakıyorum. Bu bakımdan bazı böcek türlerinin durumu bizden iyi. Bir ya da bir kaç ana, bütün bir kovanı, bütün bir türü dünyaya getiriyor. Öteki hayvanlar ise gelişmeden kalıyor.

Termitlerin alışkın olduklarından daha yoğun bir birlikte yaşama biçimi düşünülebilir mi? Böyle bir kovan, ne denli korkunç bir cinsel uyaranlar birikimi taşırdı-tabii hayvanlar, cinselliklerine sahip olsalardı Ama cinsellikleri yok, buna ilişkin içgüdüleri de en alt düzeye indirgenmiş durumda. Ve onlar, bu denli az olandan bile korkuyorlar. İçinde binlerce ve binlerce hayvanın görünüşte anlamsız biçimde ölüp gittikleri oğul ya da sürüyü ben, kovanın içerdiği cinsellik birikiminden bir kurtuluş olarak görüyorum. Bu hayvanlar, çoğunluğu aşkın yol açacağı karışıklıklardan korumak için, kitlelerinin küçük bir bölümünü kurban ediyorlar.

Çünkü içinde aşka bir kez izin verilirse tüm kovan yıkılır gider. Bir termitler kolonisindeki sefahat aleminden daha etkileyici bir
tasarım canlandıramıyorum kafamda. Böyle bir durumda hayvanlar, ne olduklarını unuturlar; dev bir anımsama eylemi, onları boyunduruğu altına almış ve bağnaz bir bütünün parçalarına dönüştürmüştür. Artık her biri kendi için var olmak ister; bu
içlerinden yüzünde ya da bininde başlar, sonra çılgınlık, onların çılgınlığı, kitle çılgınlığı, giderek genişler. Nöbetçiler, geçitlerdeki yerlerinden ayrılırlar; bütün koloni, mutsuz bir aşkın yalazlarıyla kavrulur. Cinsiyetleri bulunmadığından çiftleşemezler. (s510)