 |
 |
|
 |
 |
Konular:
Kişiler ve Yayınevi:
|
 |
 |
|
 |
|
|
|
|
|
Kürk Mantolu Madonna
| Etiket: | 10,00 TL
| NetKitap Fiyatı: | 8,00 TL
| | |
'Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor; rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum 'Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum.' Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.
160 sayfa, Ciltsiz. hamur, ISBN: 975-363-802-7; Boyut: 14cm x 21cm; Baskı Tarihi: 2000 Özgün Dili: Türkçe Etiket 10,00 TL, %20 indirim 2,00 TL, NetKitap'ta 8,00 TL
Yazarın Diğer Kitapları |
 |
 |
 |
| |
Arabalar Beş Kuruşa, Can Yayınları |
Bütün Şiirleri, Yapı Kredi Yayınları |
Çakıcı'nın İlk Kurşunu, Yapı Kredi Yayınları |
Değirmen, Yapı Kredi Yayınları |
Değirmen - Bütün Yapıtları, Yapı Kredi Yayınları |
Hep Genç Kalacağım, Yapı Kredi Yayınları |
İçimizdeki Şeytan, Yapı Kredi Yayınları |
İçimizdeki Şeytan - Bütün Yapıtları, Yapı Kredi Yayınları |
Kağnı Ses Esirler, Yapı Kredi Yayınları |
Kamyon, Yapı Kredi Yayınları |
Kuytuda ve Köz, Sorun Yayınları |
Kuyucaklı Yusuf, Yapı Kredi Yayınları |
Kürk Mantolu Madonna, Yapı Kredi Yayınları |
Mahkemelerde, Yapı Kredi Yayınları |
Markopaşa Yazıları ve Ötekiler, Yapı Kredi Yayınları |
Öyküler Şiirler ve Oyun, Yapı Kredi Yayınları |
Sabahattin Ali Bütün Romanları, Yapı Kredi Yayınları |
Sırça Köşk, Yapı Kredi Yayınları |
Yeni Dünya, Yapı Kredi Yayınları |
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
Bu kitaplar da ilginizi çekebilir |
|
|
| Yine harika! | Gönderen: gamze Mine Top 15 Ağustos 2003 Perşembe - İzmir | | Sabahattin Ali'nin bu romanını 3 yıl önce okumuştum,ama tüm eserlereri gibi bu eserinin de etkisini daha uzun bir süre üzerimden atamayacağımdan eminim.Yine beklenmedik bir son,yine harika bir anlatım,kısacası yine Sabahattin Ali.... |
 | Bu yorumu doğru buluyor musunuz? |  |  |
| 18 kişiden 14'ü bu yorumu beğendi. |
| süper | Gönderen: azra engin 3 Ekim 2006 Pazartesi - / Almanya | | suan okudugum bir kitap yariladim kitabi yalniz buraya kadar okudugum kismi bile bu kitabi okuyun dememe yetiyor |
 | Bu yorumu doğru buluyor musunuz? |  |  |
| 18 kişiden 13'ü bu yorumu beğendi. |
| yalnızlara | Gönderen: serhat akçay 28 Ocak 2003 Pazartesi - yalova | | yalnızlığınıza ilaç gibi gelecek bir kitap üslup harika gerçekten cumhuriyet döneminin en harika yazarlarından biri olduğunu ispatlıyor... |
 | Bu yorumu doğru buluyor musunuz? |  |  |
| 13 kişiden 12'si bu yorumu beğendi. |
| Hayat acıydı... | Gönderen: turna 6 Kasım 2006 Pazar - İstanbul / Türkiye | | Hayat acıydı... Bilinirdi herkes tarafından....
Sabahattin Ali çok güzel anlatmışsın hayatı...
Teşekkürler...
Ağlamamak gerek, damlaması gerek hayatın gözlerimden... |
 | Bu yorumu doğru buluyor musunuz? |  |  |
| 17 kişiden 12'si bu yorumu beğendi. |
| |
|
|
Yazar Hakkında Gümülcine'nin İğdere köyünde doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı Ali Sabahattin Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyle, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır (1921) Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Milli Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Aydın ve Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkum olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onun yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini isbat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında mahkemeyi kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, iktidarın kışkırtmasıyla meydana gelen Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, kapatılmış, yazılar hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar minnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi". Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş, bu girişim sırasında sonradan Millî Emniyet'le bağlantısı olduğu anlaşılan Ali Ertekin adlı kaçakçılık da yapan birisi tarafından Bulgaristan sınırında öldürülmüştür (2 Nisan 1948). Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; aynı yıl çıkan aftan yararlanarak serbest kalmıştır.
Kitap Forumu:
| Konu | Yanıt | Son İleti
| | Henüz bir konu açılmadı. | |
| |
|
Kitap Forumları bir kitap hakkında Soru sormak ve Fikir paylaşmak içindir...
|
|