Üye Girişi
Yeni Üye
Sıkça Sorulan Sorular
Sepetim
(0)
Yakında!
Konular
|
Çok Satanlar
|
Yeni Çıkanlar
|
Yayınevleri
|
Yazarlar
|
Yeni Çıkanlar Programı
|
Son Gezdiklerim
Mesnevi-i Şerif (Ciltli) (Kırmızı)
Mesnevi-i Nuriye
Mesnevi Hikayeleri
Mesnevi 6 Cilt Takım
Mesnevi 3 Cilt
Mesleki Terimler Sözlüğü Fachwörterbuch Türkçe-Almanca Almanca-Türkçe Türkisch-Deutsch Deutsch-Türkisch
Meslek Yüksek Okulları Programları İçin Makine Bilimi ve Elemanları
Meslek Yarası
Meslek Olarak Siyaset
Meşk Olsun
Kitap
Timaş Yayınevi
Tasavvuf Dizisi
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Mesnevi-i Şerif (Ciltli) (Kırmızı)
Mesnevi-i Şerif (Ciltli) (Kırmızı)
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Baskısı yok
E-posta adresiniz:
Üyelik şifreniz:
Şifremi unuttum!
Yayinevi:
Timaş Yayınevi
Baskı Tarih:
Haziran 2008
Sayfa:
800
Bu kitaba oy verin:
(10 oy)
Yorum Yaz
Paylaş
|
Bu kitaplar da ilginizi çekebilir
Kitap Hakında
Yorumlar
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi:
Timaş Yayınevi
Dizi:
Tasavvuf Dizisi
Baskı Tarih: Haziran 2008
Sayfa: 800
Boyut: 16 x 25 cm
Hamur: 2
Etiket:
Baskısı yok
Arka Kapak
"Ben yaşadıkça Kur'ân'ın kulu, kölesiyim
Ben, o temiz, pâk Muhammed'in yolunun toprağıyım
Bir kimse, benim bu sözümden başka bir şey naklederse
Onu söyleyenden de, o sözden de bîzârım.."
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî
Mevlâna, yaşadığı dönemde "Bizden sonra Mesnevî şeyhlik edecek ve arayanlara doğru yolu gösterecek; onları yönetecek ve onlara önderlik edecektir" demişti. Bu sözden alınan ilham ile, Mesnevî tarih boyunca birçok tercüme ve şerhe konu olmuştur. Süleyman Mehmed Nahîfî (ö.1738) Mevlevîlerin elkitabı olan bu eseri, aynı aruz vezninde manzum olarak tamamını tercüme eden ilk kişidir. 2007, doğumunun 800. yılı olarak Mevlana yılı olarak kutlanırken Timaş Yayınları Mesnevi'nin bilinen en iyi tercümesini, Mevlana'nın soyundan gelen ve dedesi Karaman Mevlevihanesi'nin son şeyhi olan Âmil Çelebioğlu tarafından sadeleştirilmiş metnini ihtiva eden tek ciltlik eseri Türkçeye hediye etmektedir.
Takdim yazısının sahibi Prof Dr Nihat Öztoprak, H. Nur Artıran, Sadıkyalsuzuçanlar'ın tercüme hakkındaki yorumlarını ve metnin içerisinden bazı bölümleri, ayrıca mütercim Süleyman Nahifi ve sadeleştiren Amil Çelebioğlu'nun biyografilerini aşağıda bulabilirsiniz.
Tercüme metinden bazı alıntılar;
"Hakk'ın rahmetine mazhar olmuşlar, kurtulmuşlardır. Fakat lanetine uğramışlar, tedaviye muhtaç hastalardır. İşte biz, bu lanetlikleri rahmetlik yapmak için dünyaya geldik"
"Güneş gibi herkese can vermeye, böylesine bir işte bulunmaya gelmişiz.
Gamlılara eş-dost olalım, toprağa döşenenleri, gül gülistan hâline getirelim. Bunun için gelmişiz biz.
Dünyanın bedenine, can nedir, gösterelim; gözleri aydın edelim diye gelmişiz.
Altın gibi, bir taç kişinin öz malı değiliz biz. Deniz gibiyiz, maden gibiyiz; herkesin malıyız, herkesin mülkü.
Yeryüzü gibi yağma yurdu değiliz. Gökyüzü gibi eminiz, hoşuz biz.
Hristiyan gibi korkup duranlara, iman gibi aman vermeye gelmişiz biz.
Kendine gel, sus; bunlardan da üstünüz; söze dile sığmayız biz"
"Biz ayırmak için değil birleştirmek için geldik"
"Beri gel beri, daha da beri. Niceye bir şu yol vuruculuk? Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye bir şu senlik, benlik?
Tanrı ışığıyız, Tanrı sırçası. Kendi kendimizle bunca savaşımız, bunca inatlaşmamız da ne? Aydınlık, aydınlıktan ne diye kaçar böyle?
Hepimiz de tek bir olgun kişiyiz; fakat neden böylesine şaşıyız ki? Neden zengin yoksulları böyle hor görür ki?"
"Aynı dili konuşmak dostluğa vesiledir. Aynı dili bilmeyince nasıl arkadaş olunur?
"Bin yıllık Türk kültür tarihinin en büyük simalarından biri olan Mevlânâ (öl. 672/1273) büyük bir âlim, derin bir sûfî ve iyi bir şairdir. Anadolu'da halkın en sıkıntılı dönemlerinde Allah'ın lütfu olarak ortaya çıkıp halkın birlik ve beraberliğini sağlamış, kaynaşma ve birleşmesini temin etmiş sorumlu ve duyarlı bir insandır. O, aynanın güneşi aksettirmesi gibi pınarından içtiği sevgiyi bizlere aksettirmiş; muhabbeti, insan sevgisini, afvı, merhameti, inanmayı, bağlanmayı, gönlü bu haz ile temizlemeyi kucak kucak sunmuştur. Onun bu olumlu katkıları tüm zamanlara hitap eden Mesnevîsiyle hâlâ devam etmektedir.
"Hayatın sırlarını barındıran bu büyük Farsça manzum eserin birçok Türkçe tercüme ve şerhi vardır. Tercümelerden biri olan 18. yüzyıl şairlerinden Süleyman Nahîfî (1151/1738-39)'nin manzum tercümesini Prof. Dr. Âmil Çelebioğlu bugünkü alfabeye aktararak istifadeye sunmuştur."
- Prof. Dr. Nihat Öztoprak
Hz.Mevlânâ kendi eseri için: Dünya durdukça, insanlar var oldukça Mesnevî okunacak zevk alınacaktır. Mesnevî'den haberi olan da olmayan da o nurdan faydalanacaktır diye buyurmuştur.
Gerçektende Nobel Enstitüsü tarafından tüm zamanların en önemli eserlerinden biri kabul edilen Mesnevî, 800 yıldır hemen hemen tüm dünya dillerine tercüme edilmiş, üzerine çeşitli şerhler yazılmış ölmez klasik eserlerden biridir. Fakat şu bir gerçek ki; Nahîfî tercümesinin bu tercümeler arasında çok özel bir yeri vardır. Böylesine değerli bir çalışmanın Âmil Çelebioğlu tarafından sadeleştirilmiş metnini tekrar yayına hazırlayan Timaş Yayınlarına ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum, inanıyorum ki bu eserden çok faydalanacağız.
H. Nur Artıran
Mesnevî-i Şerif, ilk onsekiz beyitte, ilk onsekiz beyit ilk beyitte, ilk beyit ilk kelimede, ilk kelime ilk harfte, ilk harf ise ayırt edici bir nokta'dadır.
Bu muazzam eser, denilebilir ki, nokta'nın açılımından ibarettir.
Süleyman Nahîfî'nin tercümesi ise, çeviriler arasında en yetkin olanıdır.
Bursevî şerhiyle aynı dünyadan gelen bu çeviriyi günümüz okuruna ulaştıran Divan Edebiyatı'nın Ali Nihat Tarlan'dan sonraki büyük hocası merhum ve mağfur Âmil Çelebioğlu'na iki yıl talebelik yapmış biri olarak bu neşrin onun ruhunu da şad edeceğini düşünüyorum. Çelebioğlu hocamız, sadece Divan değil, aynı zamanda Tekke, Halk ve Yeni Türk edebiyatı alanında da yetkin bir alim, titiz bir araştırmacı, Mevlevî geleneğinin müeddep bir bağlısı ve Mesnevî-i Şerif'in 'uzman'ı idi.
Eserin Türk okuruyla buluşması, gittikçe çoraklaşan kültür yaşamımız ve onun en değerli desteği olan manevi hayatımız için zengin bir katkı olacaktır.
Sadık Yalsızuçanlar
Henüz kimse kitap hakkında yorum yapmadı. İlk yorum sizden gelsin!
Yanıt:
Bilgisiniz
Adınız:
E-posta:
Bulunduğum Yer:
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Yazarın diğer kitapları
Mesnevi'den Seçmeler - 100 Temel Eser
Rubailer
Ne Varsa Onun İçinde Var Fihi Ma-Fih
Aşk-ı Lamekan
Sufi'nin Yolu
Kalem Yazamadı Aşkı
Mesnevi
Aşk-ı Gizem
Herkes İçin Mesneviname (Tam Metin)
Nur Olsun
Mesnevi
Mesnevi'den Seçmeler
Seçmeler
Divan-ı Kebir Seçmeler 4 Cilt Takım
Mesnevi'den Seçmeler
Yazarın bütün(101) kitaplarını göster
Yaşam Öyküsü
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur.
Mevlâna'nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında 'Bilginlerin Sultanı' ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled'dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.
Sultânü'l-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'l-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'ten ayrıldı.
Sultânü'l-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış Mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaşmıştır. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.
Sultânü'l-Ulemâ Nişâbur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâbe'ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldi. Karaman'da Subaşı Emir Musa'nın yaptırdıkları medreseye yerleşti.
1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'l-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldı. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adında iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun' u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerra Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı iki oğlu ve Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.
Bu yıllarda Anadolu'nun büyük bir kısmı Selçuklu Devletinin egemenliği altında idi. Konya ise bu devletin başşehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve devletin hükümdarı Alâeddin Keykubad idi. Alâeddin Keykubad, Sultânü'l-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.
Bahaeddin Veled, sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldi. Sultan Alâeddin onu muhteşem bir törenle karşıladı ve ona ikametgâh olarak Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni tahsis etti.
Sultânü'l-Ulemâ, 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi seçildi. Günümüzde müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'na bugünkü yerine defnedildi.
Sultânü'l-Ulemâ ölünce talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Medrese kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.
Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'te 'mutlak kemâlin varlığını' cemalinde de 'Tanrı nurlarını' görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.
Yaşamını 'Hamdım, piştim, yandım' sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 pazar günü Hakk'ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını vasiyeti üzerine Sadrettin Konevi kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevi çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Siraceddin kıldırdı.
Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine, yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen 'Şeb-i Arûs' diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.
İlgili Konular
İslam - Tasavvuf/Mezhepler/Tarikatlar
İlgili Konulardan Kitaplar
Muhammediye
Corridor of Shadows
Bukağı
Kitapla İlgili kişiler
Amil Çelebioğlu (Sadeleştiren)
Geçtiği diğer
7
yapıtı görmek için Tıklayın.
Ravza Kızıltuğ (Kapak)
Geçtiği diğer
397
yapıtı görmek için Tıklayın.
Yasemin Çiçek (Editör)
Geçtiği diğer
5
yapıtı görmek için Tıklayın.
Süleyman Nahifi (Çeviri)
Geçtiği diğer
2
yapıtı görmek için Tıklayın.
Yayınevinin Diğer Kitapları
Timaş Yayınları
için
1976
yapıt bulunmaktadır.
Aynı Diziden:
Corridor of Shadows
Mesnevi Terapi
Aşk Yolunda Adım Adım
Mesnevi Öyküleri
Mesnevi'den Hikayeler
Edebiyat
Roman
Tarihi Roman
Roman ve Öykü
Aşk ve Romantizm
İnsan ve Toplum
Psikiyatri ve Psikanaliz
Kişisel Gelişim
Kişilik ve Zeka
Psikoloji
Tarih
Uygarlık Tarihi
İslam Tarihi
Araştırma ve İnceleme
Çocuk Kitapları
Fantastik
Edebiyat
Eğlenceli Eğitim Kitapları
7 ile 11 yaş arası
Felsefe ve Düşünce
Yakınçağ ve Modern Felsefe
İslam Felsefesi
Antik Felsefe
Düşünce Tarihi
Politika
Siyasi İdeolojiler
Devlet Güçleri ve İstihbarat Örgütleri
Devlet Yönetimi
Din
Dinler Tarihi
Din Felsefesi
Hıristiyanlık
Araştırma
Akademik
Yabancı Dil Eğitimi
Sınavlara Hazırlık Kitapları
Diğer
Gramer ve Dilbilgisi
Aile ve İnsan
Anne Baba Kitapları
Çocuk
Aşk ve Yaşam
Kültür Sanat
Tiyatro
Resim ve Resim Üzerine
Sinema
Kültürel Yaşam
İslam
Kuran ve Kuran Üzerine
Tasavvuf/ Mezhepler/ Tarikatlar
İslam Tarihi
İslam Felsefesi
Genel Konular
Büyü, Gizem. Parapsikoloji ve Kehanet
Spor
Belgeseller
Bilim
Popüler bilim
Matematik ve Geometri
Doğa Bilimleri
Diğer
Ekonomi ve İş Dünyası
Kariyer
İşletme/ Muhasebe/ Pazarlama
Finans
İktisadi Düşünceler ve Teoriler
Hobi ve Eğlence
İçecekler Gurme ve Yemek Kitapları
Bulmaca ve Bilmece
Mizah
Referans
Kişisel Gelişim
Kaynak Kitap
Gazeteci Kitapları
Tarım ve Hayvancılık
Gezi ve Turizm
Ülke ve Kent Rehberleri
Rehber
Genel Konular
Kentler
Kampanyalar
Türk Düşünürleri
Sağlıklı Yaşam
Tatil Kitapları
Anasafya
Yeni Çıkanlar
Çok Satanlar
Konu Başlıkları
Yayınevleri
Topluluk
Üyelik
Favori Listem
Alışveriş Sepetim
Sipariş İzleme
Sıkça Sorulan Sorular
Çok Satanlar RSS
Yeni Çıkanlar RSS
NetKitap'ta belli başlı tüm kredi kartlarıyla peşin ve taksitli, kapıda ödeme veya banka havalesi/eft ile alışveriş yapabilirsiniz.
Destek için lütfen üyelik bölümündeki formu kullanın.
Sıkça sorulan sorulara
ulaşmak için tıklayınız.
Netkitap
Babıali Caddesi No:14 Cağaloğlu/İstanbul - Türkiye
Tel : (0212) 527 79 36 - (0212) 527 79 82
Fax : (0212) 513 29 71
© Netkitap 1998-
2012