Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Yarın Yayınları   Düşünce Dizisi   Immanuel Wallerstein   Modern Dünya Sistemi 3. Cilt
 
Modern Dünya Sistemi 3. Cilt  
Immanuel Wallerstein
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 30,00 TL
NetKitap Ederi: 24,00 TL
telefondan alışveriş 121270

Yayinevi/DiziYayinevi: Yarın Yayınları
Baskı Tarih: 2011
Sayfa: 375
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Yarın Yayınları
Dizi: Düşünce Dizisi

Baskı Tarih: 2011

Sayfa: 375

İndirim: %20

Boyut: 16 x 24 cm

Hamur: 2

Etiket: 30,00 TL

NetKitap Ederi: 24,00 TL


Arka Kapak
Bilgilerimizi temel doğrular halini alan kavramlar çevresinde düzenleriz. Sanayinin yükselişi ve burjuvazinin ya da orta sınıfların doğuşu bu tür kavramlardandır. Bunlar bize modern dünyayı açıklamak üzere on dokuzuncu yüzyıl tarih yazını ve toplum bilimi tarafından miras bırakılmıştır. Egemen olan görüş on sekizinci yüzyılın sonunda ve on dokuzuncu yüzyılın başında nitel bir tarihsel değişikliğin olduğudur. Bu hem Büyük Britanya'daki "ilk" sanayi devriminin hem de Fransa'daki "örnek" burjuva devriminin gerçekleştiği bir devrimler çağıydı. Tabii ki bu konudaki görüş birliğine karşı çıkanlar da olmuştur. Ayrıntılar konusunda sürekli bir tartışmanın olduğu da kesindir. Ancak bu iki devrimin imgesi hem halk kültüründe hem de bilimsel düşüncede derin kök salmış gözükmektedir. Aslına bakılırsa bu kavramlar modern tarihsel gerçekliğin puslu ve girdaplı sularında yolumuzu bulmamızı sağlayan kutup yıldızlarıdır. Gerçekte, daha sonra göstereceğim gibi, bu iki kutup yıldızı tekdir.

"Devrim" terimi bizim için ani, köklü ve kapsamlı bir değişiklik anlamına gelmektedir. "Sanayi devrimi" kavramını kullananların çoğunun kastettiğinin bu olduğuna kuşku yoktur. Coleman "sanayileşmiş toplumu başlatan nispeten ani ve şiddetli değişiklikten" söz eder ve Landes de "tekerleğin icadından bu yana tarihle olan en büyük kırılma noktası"na işaret eder. Hobsbawm da benzer şekilde şu görüşte ısrar eder: "Eğer yaklaşık 1780'lerde gerçekleşen ani, nitel ve köklü dönüşüm bir devrim değilse o zaman sözcüğün sağduyuda hiçbir anlamı yoktur.