Üye Girişi
Yeni Üye
Sıkça Sorulan Sorular
Sepetim
(0)
Yakında!
Konular
|
Çok Satanlar
|
Yeni Çıkanlar
|
Yayınevleri
|
Yazarlar
|
Yeni Çıkanlar Programı
|
Son Gezdiklerim
Modernleşmenin Paradoksları
Modernleşme ve Milliyetçilik
Modernleşme Sürecinde Türk Köy Ailesi Araştırması
Modernleşme Sürecinde Türban
Modernleşme, Oryantalizm ve İslam
Modernleşme Oryantalizm Ve İslam
Modernleşme, Milliyetçilik ve Türkiye
Modernleşme Kuramı
Modernleşme, İslam Dünyası ve Türkiye
Modernleşen Türkiye'de Yaşlılık ve Yaşlanmak
Kitap
İnsan Yayınları
Alternatif Düşünce Dizisi
Hans Von Der Loo
,
W. Van Reijen
Modernleşmenin Paradoksları
Modernleşmenin Paradoksları
Hans Von Der Loo
,
W. Van Reijen
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 15,00 TL
NetKitap Ederi:
12,00
TL
E-posta adresiniz:
Üyelik şifreniz:
Şifremi unuttum!
64509
Yayinevi:
İnsan Yayınları
Baskı Tarih:
2003
Sayfa:
304
Indirim:
%20
Bu kitaba oy verin:
(2 oy)
Yorumları oku
Yorum Yaz
Paylaş
|
Bu kitaplar da ilginizi çekebilir
Kitap Hakında
Yorumlar
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi:
İnsan Yayınları
Dizi:
Alternatif Düşünce Dizisi
Baskı Tarih: 2003
Sayfa: 304
İndirim: %20
Boyut: 13,5x19,5cm
Hamur: 2
Etiket: 15,00 TL
NetKitap Ederi: 12,00 TL
Arka Kapak
Modernleşmenin geçmişine ve geleceğine yakından bakmayı hedefleyen bir eser Modernleşmenin Paradoksları. Sosyolojik olandan felsefi olana, pedagojik olandan ekonomik olana birçok türden çok çeşitli bir çok meselenin üzerine eğilen bu kitabın önemli taraflarından biri de modernleşmenin teorik bir eleştirisi olmayı aşması ve 'uygulamadaki modernizm'in kurumlar, anlayışlar ve yerleştirdiği hayat tarzları düzeyinde de somut çıkmazlarına işaret ediyor olmasıdır. Kitapta, beklendiği gibi moderleşmenin her türden muhalifleri de yerlerini alıyor. Modernizm kritiği literatürüne zeka, zengin bilgi ve bilimsel yöntem ile harmanlanarak hazırlanmış bir katkı...
Son Eklenen Yorumlar
1 kişiden 1'si bu yorumu beğendi:
MODERNLEŞMENİN PARADOKSLARINDAN POST-MODERN GELECEK SENARYOLARINA:
, 1 Nisan 2008
Gönderen:
Selim Çörekçi
(İstanbul / Türkiye)
DÜNYA DEVLETİ, İLETİŞİMSEL AKILCILIK, NİHİLİZM, HOLİZM
Hans van der LOO – Willem van REIJEN
1. GİRİŞ
Önceki bölümlerde sosyal-bilimsel düşünce açısından modernleşme olgusunu inceledik. Sosyal bilimlerde modernleşmenin birbirleriyle bağlantılı bir takım süreçlerden oluştuğunu saptadık. Bu süreçler hep birlikte toplumu, zihniyeti, kişiliği ve fiziksel çevreyi kökten değiştirmişlerdir. Şematik olarak bu değişmeleri geleneksel toplumdan modern topluma geçiş olarak adlandırıyoruz.
Modernleşme, birçok açılardan incelenebilir. Yapısal açıdan modernleşme, artan bir farklılaşma sürecini dile getirmektedir. Kültürel açıdan modernleşme, düşünce ve eylemlerimizin akılcılaşmasını ifade etmektedir. Kişilik açısından bakılınca modernleşme, artan ölçüde bireycilleşme olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğal ve bedensel açıdan ise modernleşme, ileri derecede bir evcilleşme olarak görülebilir.
Farklılaşma, akılcılaşma, bireycilleşme ve evcilleşme... Bazı okuyucular, zaman zaman kendilerini Molyer'in “Soylu Vatandaş” adlı yapıtındaki Jourdain gibi hissedebilirler. Jourdain (Firuz), aslında basit bir aileden gelme, sonradan zengin olmuş bir adamdır. Zengin olduktan sonra yüksek sosyete kesimine karışmıştır, fakat kültürel ve entelektüel bakımdan büyük bir eziklik duymaktadır. Bu nedenle bir filozoftan ders almaya başlar. Filozof, bir gün ona düz yazı ile şiir arasındaki farkı anlatır. “Şiir, kafiyeli cümlelerden oluşur, düz yazı ise kafiyesizdir”. Bunu duyunca Jourdain der ki, “Desene, bütün ömrüm boyunca farkında olmadan düz yazı biçiminde konuştum”.
Bu kitap boyunca sunduğumuz soyut kavram ve teorilerin modernleşme girdabının kalıpları ve çerçevesi hakkında okuyucuya yeteri kadar fikir vermiş olduğunu umut ediyoruz. Yine bu soyut kavramların çok kolay bir şekilde somutlaştırılabileceğini de göstermeye çalıştık
Sosyal bilimlerde modernleşme çok çeşitli biçimlerde yorumlanmakta ve yargılanmaktadır. Bu kadar çok çeşitli yaklaşımın temelinde bizce, modernleşmenin paradoksal karakteri yatmaktadır. Sadece toplumsal yapı düzleminde değil, kültürel, kişiliksel ve doğal düzlemlerde de her etki bir tepki, her süreç bir karşıt süreci yaratmıştır. Farklı sosyal-bilimsel teoriler arasındaki çelişkiler, bunların modernleşmenin paradoksal karakterini yeterince görememiş olmalarıyla izah edilebilir. Önceki bölümlerde gördüğümüz teorilerin çoğu “kısmî” bir açıklama sunmaktadırlar. Fakat gerçeğin bir yönünü açıklayan bu teoriler,teorisyenler ve izleyicileri tarafından gerçeğin tümünü izah eden teoriler biçiminde sunulmuşlardır.
Sözgelimi bazı teorisyenler, modernleşme süreçlerini ölçek daralması açısından irdelemişlerdir. Bu açıdan toplumsal birimler, her biri ayrı bir işlev gören bir sürü parçalara ayrılmıştır. Bunun yanında modernleşmeye bazıları da toplumsal bütünleşme ve ölçek genişlemesi açısından yaklaşmışlardır. İlk grup, modernleşme sürecini ileri giden bir uzmanlaşma ve çoğulculaşma olarak betimlerken, ikinci grup, değer ve normların genelleşmesi doğrultusundaki sürece dikkat çekmişlerdir. Bazı düşünürler, modernleşmeyi gittikçe artan bir özgürleşme ve kişisel gelişme olarak yorumlarken, bazı düşünürler de modernleşmenin toplumsal yapılara bağımlı ve “karaktersiz” modern bireyi ortaya çıkardığını iddia etmektedirler.
Bazı teoriler, doğanın ileri düzeyde evcilleştirilmesinin özgürleştirici yanı üzerinde
dururken, bazıları da aynı gelişmeyi bambaşka bir perspektiften değerlendiriyor ve bunun yepyeni bağımlılıkları beraberinde getirdiğini vurgulamaktadırlar. Geçen bölümlerde modernleşme süreçlerini tek yönlü olarak irdelemenin doğru olmadığını izah etmeye çalıştık. Zira bu süreçler şu veya bu şekilde değil, hem şu hem de bu şekilde incelenmelidirler. Modernleşmeyi irdelerken bu olgunun paradoksal karakterini ve beklenmeyen gelişmelere yol açan değişme süreçlerini hesaba katmalıyız. Teorik olarak silahlanmak için modernleşmenin değişik yönleri olduğunu hatırdan çıkarmamalıyız.
Modernleşme, geçmişten günümüze doğru akan karmaşık bir değişim sürecidir. Bu sebeple çağdaş toplumsal ve psişik olguların tarihsel boyutu hakkında uyanık bir bilince sahip olmalıyız. Bu son başlıkta geçmiş ve günümüzü değil, geleceği konuşacağız. Modernleşme nasıl bir gelişim süreci gösterecektir? Modernleşme, yüzyıl değişirken, Fukuyama’nın söylediği gibi “tarihin sonu” (Fukuyama, 1989) anlamına mı geliyor? Modernleşmeyi ters yüz edecek bazı eğilimler bizi geriye doğru mu götürecek? Yoksa gelecekte modernleşme süreçleri aşırı biçimlere bürünerek yeni, postmodern bir toplum mu doğacaktır?
Bu sorulara hazır bir cevap bekleyen okuyucular ne yazık ki hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Gelecekteki gelişmelere konusunda kesin bir yargıda bulunmak sosyal bilimlerin boyunu aşmaktadır. Zira geleceğin başladığı noktada sosyal-bilimsel teorilerin ve araştırmacıların söz hakkı bitmektedir. Ancak biz sadece gelecekteki muhtemel gelişmeler hakkında sistemli bir bilgi verebiliriz. Ya da bazı trendlerin devam etmesi halinde veya gelecekle ilgili imajların gerçek olması halinde sosyalbilimciler gelecekte ne olacağını söyleyebilirler.
…
MODERNLEŞME: “TARİHİN SONU” MU VEYA “YENİ BİR BAŞLANGIÇ MI”?
Eğer “geleneksel” olanın ne olduğunu bilirsek, “modern” olanın da ne olduğunu
bilebiliriz. Tersinden, nasıl her rengi kendi karşıtlarıyla bilirsek, “geleneksel” olanı da “modern” olandan çıkarabiliriz. Peki şu anda, modern olandan hareketle gelecekte bizi neyin beklediğini çıkarabilir miyiz? Açık olan şu ki, ne dünya devleti senaryosu ve iletişimsel akılcılık ne de post-modernizm ve holizm senaryoları geleceğin kendisi değildir. Modernleşmenin sürekli bir dinamizm ve yenilenmeyi içinde barındırdığını hiçbir zaman unutmamalıyız. Yeni düşünce ve eylem biçimleri, gerçekte derinden gelen bir sese benzerler. Her döneme egemen olan Zaman’ın Ruhu, çoğunlukla gelecek Zaman’ın Ruhu’na atıfta bulunan kendi karşıtını içinde barındırır.
Bu bağlamda, 1989 yılının sonunda, Avrupa ve dünyada köklü dönüşümlerin yaşanacağını düşündüğümüz bir zaman diliminde tarihin sonunun ilan edildiğine şahit olmamız ilginçtir. Bu tartışma, Amerikan Devlet departmanında yüksek bir bürokrat olarak çalışkan Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” adlı yapıtıyla başlamıştır (Fukuyama, 1989). Buna göre kaçınılmaz bir şekilde tarihin sonuna yaklaşıyoruz. Bu, Batı liberalizminin dünya çapında faşizm ve komünizm gibi ideolojileri yerle bir etmesinden kaynaklanmaktadır. Gerçekte Fukuyama, tarihin sonunun geldiğine karar veren ve her şeyin durağanlaşacağını savunan ilk düşünür değildir (Rohde, 1990). Bundan bir buçuk asır önce Karl Marx, komünizm aşamasında tarihin son bulacağına inanıyordu. Bu aşamada, başlangıcından bu yana tarihi sürükleyen sınıf çelişkisi aşılacaktır. Uzun bir zaman sonra, 1960'lı yılların başında Arnold Gehlen (1975) tarihin artık süprizler çıkarmayacağına işaret ediyordu. Ona göre sadece eski ideallerin tekrarlanabileceği “tarih sonrası” dönemde yaşıyorduk. Gehlen'e göre bu komünizmin ortaya çıkmasıyla değil, büyük bilimsel buluşların artık mümkün olmayacağıyla ilgili bir şeydir. Ona göre Darwinizm, Marxizm ve Froydçuluk, en son teorik düşünce sistemleriydi. Bütün yeni teorik gelişmeler, sadece eskinin kısmen düzeltilmesi ve detaylandırılmasından ibaret olacaktır. Bununla Gehlen aslında yirmi yıl sonra post-modernist
Fransız düşünürlerinin geliştirecekleri bir konuyu gündeme getirmiştir. Post-modernist düşünürlere göre büyük boy ideolojilerin sonu gelmiştir.
Modernleşme, dümdüz bir gelişme çizgisi değildir. Tam tersine modernleşme, düşe kalka ilerleyen ve bir yığın sürecin yanyana ve karşı karşıya yürüdüğü karmaşık bir süreçtir.. Fukuyama'nın bize söylediklerinin zıddına, Doğu ve Batı'da meydana gelen gelişmeler bize tarihin sonuna gelmediğimizi söylemektedir. Modernleşme, nasıl geçmişte karşımıza beklenmedik dönüşümler çıkarmışsa, gelecekte de paradokslarıyla bizi şaşırtmaya devam edecektir.
(Kaynak: Bu makale, Hans van der Loo – Willem van Reijen tarafından kaleme alınan, Modernleşmenin Paradoksları isimli kitap içinde son bölüm olarak yer almaktadır. Bu son bölümün orijinal başlığı, “Modernleşme ve Gelecek”tir. Bu makaleden aslına harfiyen sadık kalarak yaptığımız özete burada farklı bir başlık verilmiştir. Kitabı çeviren: Kadir Canatan, İnsan Yayınları, 2003, İstanbul, ss. 245-279.)
Yanıtla
Bu yorumu doğru buluyor musunuz?
Yanıt:
Bilgisiniz
Adınız:
E-posta:
Bulunduğum Yer:
İlgili Konular
Sosyal Bilimler - Modernizm
İlgili Konulardan Kitaplar
Modernleşme Kuramı
Promosyon Kültürü / Kültür Küreselleşme Ve Dünya Sistemi
Bir Değişim Süreci Olarak Modernleşme
Kitapla İlgili kişiler
Kadir Canatan (Çeviren)
Geçtiği diğer
22
yapıtı görmek için Tıklayın.
Yayınevinin Diğer Kitapları
İnsan Yayınları
için
571
yapıt bulunmaktadır.
Aynı Diziden:
İslam'ın Yedi Kapısı
Yönelimler Farabi, İbn Arabi ve Üstad Nur Ali İlahi Üzerine Yeni Perspektifler
Yüzüklerin Efendisi ve Simya
Kainat Kitabını Okumak
İslam ve Evrensel Ruh
İşaret Taşları
Daha
Edebiyat
Roman
Tarihi Roman
Roman ve Öykü
Aşk ve Romantizm
İnsan ve Toplum
Psikiyatri ve Psikanaliz
Kişisel Gelişim
Kişilik ve Zeka
Psikoloji
Tarih
Uygarlık Tarihi
İslam Tarihi
Araştırma ve İnceleme
Çocuk Kitapları
Fantastik
Edebiyat
Eğlenceli Eğitim Kitapları
7 ile 11 yaş arası
Felsefe ve Düşünce
Yakınçağ ve Modern Felsefe
İslam Felsefesi
Antik Felsefe
Düşünce Tarihi
Politika
Siyasi İdeolojiler
Devlet Güçleri ve İstihbarat Örgütleri
Devlet Yönetimi
Din
Dinler Tarihi
Din Felsefesi
Hıristiyanlık
Araştırma
Akademik
Yabancı Dil Eğitimi
Sınavlara Hazırlık Kitapları
Diğer
Gramer ve Dilbilgisi
Aile ve İnsan
Anne Baba Kitapları
Çocuk
Aşk ve Yaşam
Kültür Sanat
Tiyatro
Resim ve Resim Üzerine
Sinema
Kültürel Yaşam
İslam
Kuran ve Kuran Üzerine
Tasavvuf/ Mezhepler/ Tarikatlar
İslam Tarihi
İslam Felsefesi
Genel Konular
Büyü, Gizem. Parapsikoloji ve Kehanet
Spor
Belgeseller
Bilim
Popüler bilim
Matematik ve Geometri
Doğa Bilimleri
Diğer
Ekonomi ve İş Dünyası
Kariyer
İşletme/ Muhasebe/ Pazarlama
Finans
İktisadi Düşünceler ve Teoriler
Hobi ve Eğlence
İçecekler Gurme ve Yemek Kitapları
Bulmaca ve Bilmece
Mizah
Referans
Kişisel Gelişim
Kaynak Kitap
Gazeteci Kitapları
Tarım ve Hayvancılık
Gezi ve Turizm
Ülke ve Kent Rehberleri
Rehber
Genel Konular
Kentler
Kampanyalar
Türk Düşünürleri
Sağlıklı Yaşam
Tatil Kitapları
Anasafya
Yeni Çıkanlar
Çok Satanlar
Konu Başlıkları
Yayınevleri
Topluluk
Üyelik
Favori Listem
Alışveriş Sepetim
Sipariş İzleme
Sıkça Sorulan Sorular
Çok Satanlar RSS
Yeni Çıkanlar RSS
NetKitap'ta belli başlı tüm kredi kartlarıyla peşin ve taksitli, kapıda ödeme veya banka havalesi/eft ile alışveriş yapabilirsiniz.
Destek için lütfen üyelik bölümündeki formu kullanın.
Sıkça sorulan sorulara
ulaşmak için tıklayınız.
Netkitap
Babıali Caddesi No:14 Cağaloğlu/İstanbul - Türkiye
Tel : (0212) 527 79 36 - (0212) 527 79 82
Fax : (0212) 513 29 71
© Netkitap 1998-
2012