Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Ayrıntı Yayınları   İnceleme Dizisi   Sören Kierkegaard   Ölümcül Hastalık Umutsuzluk
 
Ölümcül Hastalık Umutsuzluk  
Sören Kierkegaard
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Ayrıntı Yayınları
Baskı Tarih: 2001
Sayfa: 150

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Ayrıntı Yayınları
Dizi: İnceleme Dizisi

Baskı Tarih: 2001

Sayfa: 150

Boyut: 13cm x 19cm

Hamur: Ciltsiz

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, felsefe tarihinin en önemli yapıtlarından biri. Kierkegaard'ın, tüm yaşamı boyunca sorguladığı konuları özetleyerek bunları çözmeye çalıştığı bir yapıt. Kierkegaard bu yapıtında, tüm yaşamımıza eşlik eden varoluşumuzun gizemini yansıtan umutsuzluk duygusunu tüm varoluşumuzun gizemini yansıtan umutsuzluk duygusunu tüm yönleriyle ortaya koymakta ve bu duygunun anlamını sorgulamaktadır. Varoluşun özü, 'sonsuzluk' özlemiyle yanan insanın 'sonluluk' çıpınışıdır. Kierkegaard Ölümcül Hastalık Umutsuzluk'ta bu öze dokunuyor ve Unamuno, Heidegger, Jaspers, Marcel, Sartre ve diğer varoluşçularda somutlaşan felsefi düşünce akımını başlatan düğmeye basıyor. Kierkegard'a göre umutsuzluk ölümcül hastalıktır. Umutsuzluk günahtır ve umutsuzluk evrenseldir. Bu günah, bu ölümcül hastalık benlik ve ruh'un tüm ilişkilerinin de çerçevesini oluşturur. Çünkü nasıl umutsuzluk benliğin hastalığıysa, ölümsüzlük de ruhun hastalığı, dolayısıyla umutsuzluğudur. O halde insan bu olumsuzluktan çıkmak zorundadır. Bu çıkış sonluluktan sonsuzluğa geçişle gerçekleşebilir. Bu geçişi hangi benlik gerçekleştirir? olumsuzluktan kurtulmak, benliğe yabancılaşma anlamına gelen umutsuzluktan kaçınmak, bireyin yaratıcısıyla karşı karşıya gelme cesaretini göstermesiyle mümkündür. Kierkegaard bu cesur eylemi iman olarak tanımlıyor. 'İman, benliğin kendine dönerken, kendisi olmak isterken, kendi saydamlığı içinden onu ortaya koyan gücün içine atlamasıdır. Kierkegard insanın manevi dünyasıyla ilgilenerek, yaşadığı çöküşleri hiçbir bilimin irdeleyemeyeceği bir derinlikte ele almış, aynı zamanda umutsuzluğu reddetmenin, umutsuz olmadığını söylemenin de umutsuzuk olduğunu belirttiği durumu göstermiştir. Ne yazık ki her şeyin maddeleştiği bir dünyada yaşayan günümüz insanı, farkında olmadan, Kierkegaard'ın yüz elli yıl önce mükemmel bir biçimde betimlediği umutsuzluğun içinde çırpınmaktadır. (Arka Kapak)