|
|
|
"Karanlıklar Çağı" olarak nitelenmiş olan Ortaçağ, barış özlemi ve savaş, inanç ve başkaldırı, açlık ve yayılmacılık arasında bocalayan keşişleri, ruhbanları, savaşçıları, köylüleri, zanaatkarları ile bir yandan yaşam savaşı verirken, öte yandan zaman ve mekana egemen olmayı, toprak açmayı, köy, şato ve kentler çevresinde bir araya gelmeyi başarmış; makineyi, saati, üniversiteyi ve ulusu keşfetmiştir. Gözleri gökyüzüne çevrili olsa da toprağı dönüştürmüş, simgesel bir evrene aklı sokmuş, söz ve yazı arasında denge kurmuş, cennet ile cehennemin arasına arafı yerleştirmiştir.
Bu dünya devinimleri, durgunlukları, çelişkileri ile Batının çocukluğudur ve Le Goff'un deyimiyle, "Uygarlıkların tarihinde, tıpkı bireylerde olduğu gibi çocukluk dönemi belirleyicidir".
|
|