Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Cinius Yayınları   Çağdaş Türk Yazarları   İlker Okatan   Portakal Kabukları
 
Portakal Kabukları  
İlker Okatan
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 17,00 TL
NetKitap Ederi: 15,30 TL
telefondan alışveriş 114236

Yayinevi/DiziYayinevi: Cinius Yayınları
Baskı Tarih: Ekim 2011
Sayfa: 126
Indirim: %10

Bu kitaba oy verin: (56 oy)
Yorumları oku   Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Cinius Yayınları
Dizi: Çağdaş Türk Yazarları

Baskı Tarih: Ekim 2011

Sayfa: 126

İndirim: %10

Boyut: 13,5x19,5cm

Hamur: 2

Etiket: 17,00 TL

NetKitap Ederi: 15,30 TL


Arka Kapak



Saldırıyor, tahrik ediyor, savuruyor seni bu kitap.
Her satırında zeka ile acı dans ediyor. Aşk var ve yok.
Opera oluyor, tek kişilik tiyatrodan kalabalık bir
kıtaya atlıyor. Kapattığında uzanıyorsun yatağına.
Kitap odanın her köşesini geziyor. En sevdiğin
arkadaşlarını aratıyor bu kitap. En eskiyi. Yüreğinin
okyanusuna sakladığın sırları açıyor. Unutamıyorsun
yaşananları. Unutturmuyor. Yazar, bir çok şairin ve yazarın
yapamadığını yapıyor. Ya infilaka uğruyorsun ya da kendi içsel yolculuğuna doğru yol alıyorsun. “Ya ben kimdim?” oluyorsun. “Kim olmalıydım?” Ya da “Kimim?” Hiçbir acı kimliğinin farkında olmamandan daha acı olamaz. Yaşadığın her ne ise, sen olmadan yaşadığın şey hiçbir şeydir. Sen de hiçbir şeysindir. Kitap kendin olmanı istiyor. Kendinle yüzleşmeni. Kendine kalmanı. Ezberler bozuluyor birer birer bu kitapta. Saat 22.45. Kısık bir fon var. Kısık hıçkırıklar…



Yazdığım sözcüklerin içinden çıkarken çok yara aldım. Beni anlamak, kurulan cümleler arasından başını vurarak, yara alarak, kanayarak çıkmaktır. Aynı ağaçta aynı iklimi yaşamaktır beni anlamak…



Hayat kutsal kitaplar gibidir, kat kat. Babil’in Asma Bahçeleri’dir, yükselti. Yusuf’un düştüğü kuyudur, en dip yer. Hayat seçtiğim romanmış. Bir roman değil bir hayat seçmişim. İlker Okatan olmak ne zor…



Ruh, ateşe düştüğünde yanmıyormuş. Yanacağı kadar biriktiriyormuş odununu. Veriyormuş ateşe içini. Unuttum. Kendimi nerde yaktığımı unuttum. Nerde söndürdüğümü. Nerde kıvılcımlandığımı. Nerde kül olduğumu ve nerden nereye savrulduğumu.
O kadar güzel unutmuşum ki bu yangını, kendime hatırlatmaya kıyamıyorum