Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Yapı Kredi Yayınları   Edebiyat Dizisi   Tahsin Yücel   Salaklık Üstüne Deneme
 
Salaklık Üstüne Deneme  
Tahsin Yücel
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Yapı Kredi Yayınları
Baskı Tarih: 2005
Sayfa: 167

Bu kitaba oy verin: (3 oy)
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
 
Basın Bülteni
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Yapı Kredi Yayınları
Dizi: Edebiyat Dizisi

Baskı Tarih: 2005

Sayfa: 167

Boyut: 13cm x 21cm

Hamur: Karton kapak, 2

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
"Romain Gary, son yapıtı Kral Salamon'un Bunalımı'nda, başka şeyler yanında saçmalığı -yada, edimle öznesini kaynaştıran bir terimle, salaklığı- da çok güzel işler. Ama en azından ilk bakışta, önemli bir çelişkiyi gözden kaçırıyormuş gibi bir izlenim uyandırmak ister. (...) Romanın unutulmaz anlatıcısı Jeannot 'Bir salakla, şöyle gerçek bir salakla karşılaştım mı bir coşku ve saygıdır dolar içime', der; bu saygının da bir türlü 'ölümsüze tapınma' olduğunu söyler." Tahsin Yücel Salaklık Üstüne Deneme adlı bu kitabında, yaşamın içinde geziniyor. Birçok "şey"e, soruya, konuya, olaya değinip, dokunup, kurcalayıp, ince eleyip sık dokuyup geçiyor. Bu hoş gezintiyi yaparken büyük yazarları ve onların düşündüren/eğlendiren sözerini kendine yol arkadaşı olarak seçiyor. (Arka Kapak)



Kitabın İçinden
"Salaklık, saptayageldiğimiz gibi, öncelikle bir üstyapı olgusudur kuşkusuz, toplumsal ve / ya da ekinsel açıdan ayrıcalıklı kişilerin özelliğidir, ama evrensel bir yanı da bulunduğu kuşku götürmez: toplumun her katmanında, insanın her türlüsünde çıkabilir karşımıza. Şu var ki bir yanda (yukarıda) üreticileri vardır, bir yanda (aşağıda) tüketicileri. Öte yandan salaklığı tüketmek, ona gülmek, onunla eğlenmek değildir yalnızca, onu onaylamak, onu üstlenmek, onu yinelemek, ona öykünmektir de. Kürsünün tepesinden, "Biz yoksul halk çocuklarıyız, özel girişimden yanayız!" diye haykıran kalantor politikacının söylemini alkışlayan, şu ya da bu biçimde yineleyerek başkalarına aktaran baldırıçıplak öncelikle bir salaklık tüketicisidir. Monsieur Tapu de, aynı biçimde, belli saçmalık üreticilerinin söylemlerini yineleyerek ya da, öykünme yoluyla, onların söylemlerini özel durumlara uygulayarak saçmalık tüketir.

Bununla birlikte, ayrıcalıkların gönüllerince üretip canları istedikçe sıradanların önüne attığı, onların da erişebildikçe kapıp yararlandığı bir nimet değildir salaklık. Hayır tam tersine, tüketicilerince seçilir. Öyle görünüyor ki, çelişkilerini çözmek, çözmüş olma sanısına ulaşmak ya da unutmak için, her bireyin, hatta her toplumun belli bir saçmalık dağarcığına gereksinimi vardır: yetişimlerine, konumlarına, yönelimlerine göre, kendilerine en uygun saçmalıkları seçerler. Salaklar, yani saçmalık üreticileri de, ürünlerinin tutunduğu ölçüde büyüyeceklerini bildiklerinden, bu durumu hiçbir zaman gözden uzak tutmaz, ürünlerini alıcılarına göre biçimlendirir, alıcılarını da, olanakların elverdiği ölçüde, ürünlerine göre yönlendirirler. Belki de bu yüzden, bu sıkı bağımlılık sonucu, saçmalık başka ürünlerde hiç bulunmayan bir özellik sunar: tüketicisi kendini üretici sanır.

Salaklığın ölümsüzlüğü de buradan kaynaklanır."