Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Yapı Kredi Yayınları   Doğan Kardeş Kitaplığı Dizisi   Sait Faik Abasıyanık   Seçme Hikayeler
 
Seçme Hikayeler  
Sait Faik Abasıyanık
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 16,00 TL
NetKitap Ederi: 12,80 TL
telefondan alışveriş 58264

Yayinevi/DiziYayinevi: Yapı Kredi Yayınları
Baskı Tarih: Ekim 2005
Sayfa: 128
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (32 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Yapı Kredi Yayınları
Dizi: Doğan Kardeş Kitaplığı Dizisi

Baskı Tarih: Ekim 2005

Sayfa: 128

İndirim: %20

Boyut: 17x23cm

Hamur: 1

Etiket: 16,00 TL

NetKitap Ederi: 12,80 TL


Arka Kapak
100 Temel Eser'de yer alan usta yazar Sait Faik Abasıyanık'ın, tüm öyküleri ve yazıları içinden özenle seçilmiş yirmi bir öykü Sait Faik'ten Seçme Öyküler'de.


Çocukların hayal dünyalarına denizin mavisini, balıkların pulların, martıların sesini, insan, tabiat ve hayvan sevgisini kısaca "...sevmekle başlayan her şeyi" katan birbirinden güzel öyküler, Cem Kızıltuğ'un kaleminden yine birbirinden güzel görsellerle çocukların dünyasında hayat buluyor.



Kitabın İçinden
Diş ve Diş Ağrısı Nedir Bilmeyen Adam

Doğuştan gözleri görmeyenler olur. Doğuştan sağır ve dilsizler olur. Doğuştan ayaksızlar, kulaksızlar da belki görülmüştür. Doğuştan dişsiz adam olur mu? Olmaz olur mu? "Hepimiz dişsiz doğduk. Dişlerimiz sonradan çıkmıştır" diyeceksiniz. "Öyle ise, "doğduğu gibi dişsiz kalan adam bulunur mu?" diye sorsam; "Olur mu öyle adam da?" dersiniz. İşte size böyle bir adam: Bay Ferit Yazgan.
Kendisi; "Doğuştan dişsizim" diyor. Doğru değil bu. "Doğduğum gibi dişsizim" demesi lazım. Ayaklarımız için, bir cihetten doğru, bir cihetten yanlış, sonradan çıkmalar, deriz. Asıl dişlerimiz sonradan çıkmadır.
Doğduğumuz gün seyrek de olsa yumuşacık saçlarımız vardır. Ama ağzımız kuş ağzı, canavar olmayan balık ağzı gibidir. Dostum Bay Ferit Yazgan dudaklarını aralayıp da ağzını gösterdiği zaman insan şaşıp kalıyor. Onun uzunca çenesiyle, bir tek kılı ağarmamış kara bıyıklarının arasında insan inci gibi pırıl pırıl, hafifçe sarıya bakan sağlam, kuvvetli dişler beklerken kıpkırmızı bir çukur, diş yerine de sanki naylondan yapılmış ince bir kırmızı çizgi görüyor.